İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/02/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı borçlu aleyhine 30/04/2024 tarihinde İstanbul 19. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek , davalı borçlunun itirazın iptaline, alacağın en az %20’si üzerinden icra inkâr tazminatına mahkû…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/232 KARAR NO : 2026/302 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2025 NUMARASI : 2024/406 Esas - 2025/911 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 12/07/2024 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/02/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı borçlu aleyhine 30/04/2024 tarihinde İstanbul 19. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek , davalı borçlunun itirazın iptaline, alacağın en az %20’si üzerinden icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili;faturanın taraflar arasındaki temel ilişkiye dayalı olarak düzenlenmesi gerektiğini, davacının faturaya esas aldığı ilişkiyi ispat etmek zorunda olduğunu, itirazın iptali davasında, ispat yükünün kural olarak davacıda olup, davacı alacağının varlığını ispat etmekle yükümlü olduğunu, ortada bir ilişki yoksa fatura içeriğine itiraz edilmemiş olsa dahi aleyhine fatura düzenlenen kişi için bir sonuç doğurmayacağını,taraflar arasında hiçbir ilişki olmadığından müvekkilinin faturadan sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda ; temin edilip dosya ekinde sunulan Davacı ...'a ait belgeler incelenmiş, Davalının 28.12.2023 tarihi itibariyle 195.709,12- TLborçlu olduğu tespit edildiği,21/10/2025 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile davalının ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı, davacı tarafın defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, lehe ve aleyhe delil vasfını haiz olduğu, davalı tarafça yapılan ihtarata rağmen inceleme gününde ticari defterlerin ibraz edilmediği, yerinde inceleme talebinde bulunulmadığı, takip konusu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu,davalı tarafça defterleri sunulmayarak davacının incelenen ticari defterlerinin davacı lehine değerlendirilmesi gerektiğinden itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, likit alacak nedeniyle %20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; bilirkişi raporunda ''Davacının davalıya düzenlediği 20.12.2023 tarih, ... nolu e-faturanın dava dosyasında delil gösterebilmesi için TM Standartları uyarınca gereken e-defter beratlarına mevcut dosya içinde rastlanılmamıştır." denilmesine rağmen hesaplama yapılırken söz konusu fatura bakımından müvekkilinin 197.047,50-TL borçlu gösterildiğini, karşı tarafın, müvekkil ile aralarında bu faturayı düzenlemesine sebep olan ilişkiyi ispat etmek zorunda olduğunu, faturada VUK açısından bulunması zorunlu unsurlardan teslim tarihi bulunmadığını, davacının teslim konusundaki delillerini toplamadan sadece davacı defterindeki kayıtlara itibar edilerek karar verildiğini, davacı defterindeki kayıtlar belge ile doğrulanmadığı sürece, tek başına davacı yararına delil olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, bir adet fatura bakiyesinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu icra takibinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 195.709,12-TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren %48 oranda temerrüt faizi işletilerek tahsili için ilamsız icra takibi başlatılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 222 maddesi "...(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, onayları yaptırılmış ve kayıtların birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut...gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) " şeklinde düzenlenmiştir. Davacının ticari defterlerinin incelenmesi için yazılan talimat ile alınan bilirkişi raporunda dosyada bulunmadığından davacı şirketin e-defter beratlarının istenildiği ve yeminli mali müşavir onaylı -2023 yılı kasım aralık aylarına ait beratların sunulduğu belirtildiğinden davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir. Cari hesapta davacının 16.11.2023 tarihli ,129.580,50-TL bedelli faturası ile 20.12.2023 tarihli icra takibine konu 197.047,50-TL bedelli faturasından sonra davalının 28.12.2023 tarihli 130.918,88-TL faturasının mahsubu ile bakiyenin 195.918,88-TL kaldığı tespit edilmiştir. Davalı vekili faturada teslim tarihi bulunmadığını ileri sürmüş ise de teslime işaret eden sevk irsaliyesi tarih ve numarası kayıtlıdır. Davalı, mahkemece talep edilmesine rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Zincirlikuyu vergi Dairesinden getirtilen Davalının 2023 tarihli BA bildiriminde iki ayrı e-belge ile KDV hariç 272.190-TL bedelli mal aldığının BA formunun birinci sayfasında yer verilmiştir.BA bildiriminden elektronik ortamda düzenlenen faturanın davalı nezdinde itiraz veya geri çevrilmediği anlaşılmaktadır. Faturayı tebliğ alıp; itiraz etmeden BA formu ile vergi dairesine mal aldığını bildirdiğinden mal teslim aldığını kabul etmiş sayılır. İhtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacının kanuna uygun tutulan ticari defterleri davacı lehine delil kabul edilerek karar verilmesi gerekir. Davacının ödenmeyen fatura bakiyesinden davalının sorumlu tutularak itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ;karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 13.368,89-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.342,23-TL harcın mahsubu ile kalan 10.026,66-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/02/2026