11. Hukuk Dairesi 2010/2887 E. , 2010/3148 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2008 tarih ve 2006/381-2008/355 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakl…
**11. Hukuk Dairesi 2010/2887 E. , 2010/3148 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2008 tarih ve 2006/381-2008/355 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif yönetim kurulunun 08/06/2006 tarihli kararı ile kooperatif anasözleşmesinin ortaklık şartlarını belirten 10.maddesinin 3,5 ve 6. fıkralarında açıklanan şartları taşımadığı gerekçesiyle kooperatif ortaklığından hukuka aykırı bir şekilde ihraç edildiğini, müvekkilinin ortaklığa girerken ortaklık şartlarından bir kısmının noksan olduğu bilinerek kabul edildiği halde aynı nedenle ihraç kararı verilmesinin objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, kooperatife karşı tüm hak ve vecibelerini yerine getirdiğini, müvekkiline daha önceden kooperatiften ihraç edileceği yönünde hiç bir bildirimde bulunulmadığını ileri sürerek, kooperatif ortaklığından ihraç edilme yönündeki kararın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kooperatif tüzel kişiliği yerine yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının tahditli plaka uygulamasına geçiş döneminde kooperatifle ilişkisini kendisinin kestiğini, tahditli plaka uygulamasına geçiş sürecinden önce tercihini başka bir kooperatif ortağı olarak kullandığını, davacının kooperatif ortağı olabilmek için yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ortağın üyelik şartlarını yerine getirmediğinden süre verilerek yükümlülükleri yerine getirmesinin istenmesinin emredici bir hukuk kuralı olmadığı, davacının diğer bir kooperatif olan 213 sayılı Kooperatife ortak olduğu hususunun sabit olduğu, ticari aracı olup olmadığı hususunda delil sunulmadığı, davacının ortaklık şartlarını taşımadığı, ortaklık şartlarının gereğini biliyor olmasına rağmen yaklaşık 10 yıldır durumunu şartlara uygun hale getirmemiş olması ve ihraç edilmesi üzerine dava açmasının iyiniyetli olmadığını gösterdiği, tüzel kişiliği temsil eden tüm temsilcilerin hasım gösterilmesi sebebiyle davada hasmın tüzel kişilik olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.