İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:İhtiyati tedbir talep eden ... vekili talep dilekçesinde özetle; davalı şirketin 08.01.2026 tarihinde yapılması planlanan Davalı Şirketin 2024 yılı olağan genel kurulun ile gerçekleş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/542 KARAR NO:2026/602 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:09/01/2026 NUMARASI:2024/287 Esas (Derdest) DAVA:Ticari Şirket (Fesih İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:İhtiyati tedbir talep eden ... vekili talep dilekçesinde özetle; davalı şirketin 08.01.2026 tarihinde yapılması planlanan Davalı Şirketin 2024 yılı olağan genel kurulun ile gerçekleştirilmesi planlanan sermaye artırımlarının tedbiren engellenmesini, haklı nedenlerin varlığı nedenleri göz önüne alınarak TTK 531. Maddeye uygun olarak; elverişli başkaca bir çözüm yolu bulunmaması sebebiyle davalı şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesine karar verilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise; davalı Şirketin adil piyasa değeri üzerinden toplam hisse değerinin tespiti ile her bir davacıya hissesi oranında bedelinin ödenerek ortaklıktan çıkmalarına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı şirket tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...İhtiyati tedbir talep eden, esasa ilişkin bir hakkın sahibi olmalıdır, yani zarar tehlikesi kanuna aykırı bir yöntemin, bir haksız fiilin sonucu olmalıdır. Talep sahibi, bir hakkının ihlâl edildiğini veya ihlâl edilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da gerçeğe yakın şekilde ortaya koymalıdır. Her ihtiyati tedbir bir anlamda belli bir ivedilik gerektirir; diğer bir deyişle, talep sahibi, hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunmalıdır.İvedilik kavramı kendi içinde dereceler içerir ve olayın ve durumun özelliklerine göre değerlendirilir. Genel olarak denebilir ki, esas hakkında önyargı içermeyen geçici bir çözümün geciktirilmesinin taraflardan birinin menfaatlerini tehlikeye koyduğu her durumda ivedilik mevcuttur. İhtiyati tedbir, zorlukla telafi edilebilecek bir zararın meydana gelmesini önlemeye yöneliktir. Burada zarar maddi olabileceği gibi, manevi bir zarar da olabilir. Bu bağlamda, tedbirin hedeflenen amacı elde etmeye elverişli olması ve bu amacın gerçekleşmesi için gerekli olması, yani söz konusu amacı elde etmek için vazgeçilmez olması lazımdır; ayrıca tedbir amaçla orantılı olmalı, aynı amacı sağlayacak daha yumuşak tedbirler varsa, her zaman bunlar tercih edilmelidir.(Prof. Dr. Nur Centel’e Armağan / Selçuk Öztek) Somut olayda davacı vekili, 08/01/2026 tarihinde yapılması planlanan davalı şirketin 2024 yılı olağan genel kurulda gerçekleştirilmesi planlanan sermaye artırım kararının tedbiren engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de; somut uyuşmazlığın davalı şirketin fesih ve tasfiyesi davası olduğu,HMK'nın 389.maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması davalı şirketin yapılacak genel kurul toplantısının uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyetli sermaye artırımları ile azınlık pay sahibi davacının hisse oranlarının azaltılmaya çalışıldığını, bu durumun dava sonunda elde edilecek hükmün fiilen uygulanamaz hale gelmesine neden olacağını, sermaye artırımları ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde güçleşeceği hatta imkansız hale gelebileceğini, dava sonunda fesih yerine, davacının paylarının karar tarihine en yakın tarihteki rayiç değerinin ödenmesi ile şirketten çıkarılmasına karar verilmesi halinde, geri dönülemez şekilde zarara uğrayacağını, sermaye artırımının pay sahipliği yapısını ciddi şekilde değiştirdiğini, davacının geri dönülemez zararlara uğramasının önüne geçilmesi için ihtiyati tedbir talebinin kabulünü, tarihi daha sonra bildirilmek üzere yeni tarihte yapılacak Olağan Genel Kurul Toplantısı ile sermaye artırımlarının tedbiren önlenmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalı şirketin 2024 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı ile gerçekleştirmesi planlanan sermaye artırımlarının tedbiren engellenmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Talep; şirketin haklı sebeple feshi, bunun mümkün olmaması halinde davacıların paylarının gerçek değerlerinin ödenerek şirketten çıkarılmalarına ilişkin derdest davada; şirketin 08/01/2026 tarihinde yapılacak 2024 yılı olağan genel kurlu ile gerçekleştirilmesi planlanan sermaye artırımının tedbiren önlenmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebin reddine karar verilmiş, davacı vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 389/1. maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nun 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Eldeki uyuşmazlığın konusu dikkate alındığında şirketin en geniş karar organı olan genel kurulunda alınma ihtimali olan kararın durdurulmasına yönelik talebin uyuşmazlığın çözümüne katkı sunmayacağı, yapılacak genel kurul toplantısının eldeki davanın konusu olmadığı, maddi hukuktan kaynaklı hakları engeller mahiyette tedbir kararı verilemeyeceği anlaşılmakla istinaf istemi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden ... tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi