İSTİNAF KARAR TARİHİ : 08/10/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; 10.10.2019-01.12.2024 tarihleri arasında ihyası istenilen şirketin yurt dışındaki şantiyelerinde çalıştığını, iş akdinin sona ermesinden sonra İstanbul Anadolu Arabuluculuk bürosunun 2024/28083 Büro numaralı arabuluculuk müracaatında bulunulduğunu, müracaat sonra…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1447 KARAR NO : 2025/1556 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/07/2025 NUMARASI : 2025/313 Esas - 2025/624 Karar DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası İSTİNAF KARAR TARİHİ : 08/10/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; 10.10.2019-01.12.2024 tarihleri arasında ihyası istenilen şirketin yurt dışındaki şantiyelerinde çalıştığını, iş akdinin sona ermesinden sonra İstanbul Anadolu Arabuluculuk bürosunun 2024/28083 Büro numaralı arabuluculuk müracaatında bulunulduğunu, müracaat sonrasında firmanın 30.12.2024 Tarihinden ticaret sicil gazetesinde yayımlanan ilan uyarınca terkin edildiğini, tasfiye sürecinde tasfiye memuru ...'ın davacının işçilik alacakları olduğunu bilmesine karşın tasfiyeyi bitirerek şirketi sicilden terkin ettirdiğini,arabuluculuk süreci şirketin tasfiye edilmiş olması sebebiyle tamamlandığını, ihyasını istedikleri şirket ticaret sicilinden terkin edildiğinden ötürü bu davalarında husumeti hem ticaret sicil müdürlüğüne hem şirkete izafeten şirket tasfiye memuru ...’a yönelttiklerini, davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdindeki, bitmemiş işlem nedeniyle tasfiye işleminin sürdürülmesi için ihyasına, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: 1-Davalı tasfiye memuru vekili; davacı tarafın terkin edilmiş şirket nezdinde herhangi bir çalışması bulunmadığını, müvekkilinin kurucu ortaklarından olduğu ... ... ve Uluslararası Ticaret AŞ nin, 29.06.2017 tarihinde maden cevheri aramak ve çıkarmak amacıyla kurulmuş bir şirket olduğunu, davacı her ne kadar şirket nezdinde çalışma gerçekleştirdiğini iddia etmiş ise de ... ...'in değil ... isimli bir çalışanı herhangi bir çalışanı dahi olmadığını, şirketin ne yurt içinde ne de yurtdışında herhangi bir faaliyeti olmadığını, herhangi bir iş için izin alınmadığını herhangi bir ... kaydı açılmadığını, davacı tarafın, ihya davasını kanuni hak düşürücü süresi içerisinde açmadığını huzurdaki davanın reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2-Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili; müvekkili kurumun, TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın kabulüyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 89798-5 ticaret sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... ... ve Uluslararası ... AŞ'ne karşı açacağı işçilik alacaklarına dayalı dava ve diğer işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası ile, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre, önceki tasfiye memuru ... 'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı tasfiye memuru vekili, HMK'nın 121 maddesi uyarınca dava dilekçesi eklerinin tarafına tebliğ edilmediğini, ... ... ve Uluslararası Ticaret AŞ'nin herhangi bir işçisi olmadığını, şirketin ne yutiçinde ne de yurtdışında herhangi bir faaliyette bulunmadığını, bu sebeple, herhangi bir iş için izin alınmadığını, herhangi bir ... kaydı açılmadığını, bu hususun celp edilecek kayıtlar incelendiğinde görüleceğini, kararının kaldırılarak huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 30/12/2024 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, henüz açılmış işçilik alacağı davası yok ise de, davacının zorunlu arabulucuya başvurmadan İş Mahkemesinde alacak davası açamayacağı sabittir. Dava açılmadan evvel arabulucuya başvuru dava şartı haline getirildiğinden ,eldeki ihya davası açılmadan evvel davacı vekili tarafından, Arabuluculuk Bürosuna 17/12/2024 tarihinde başvurmuş ise de, hukuken var olmayan şirketin taraf sıfatı bulunmadığından başvurunun herhangi bir şekilde sonuçlanamadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacının ihya isteminde hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmıştır.Davalı tasfiye memuru vekili; şirketin işçisi olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; davacının dava dışı şirketin işçisi, işçilik alacağı olup olmadığı işbu davanın konusunu teşkil etmemektedir. Dava dilekçesi eklerinin kendisine tebliğ edilmediğini iddia etmiş ise de; eki vekaletname dava dosyası içeriğinde mevcut olup davalıya tebliği gerekmemektedir.Açıklanan nedenlerle; şirket hakkında terkinden evvel doğan işçilik alacaklarına dayalı açacağı dava ve diğer işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan 510-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/10/2025