İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... A.Ş arasında 30.10.2020 tarihinde birim fiyatı 2.541,53 TL olan ... adlı üründen 2 adet, yine aynı marka üründen 31.10.2020 tarihinde 3 adet sat…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1491 KARAR NO:2026/416 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:31/05/2022 NUMARASI:2021/281 Esas - 2022/442 Karar DAVA:Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... A.Ş arasında 30.10.2020 tarihinde birim fiyatı 2.541,53 TL olan ... adlı üründen 2 adet, yine aynı marka üründen 31.10.2020 tarihinde 3 adet satın alındığını, söz konusu ürünler için KDV dahil toplamda 14.245,00 TL ödendiğini, iş yerinde ürünleri kullandığında sigara kokusu ve dumanı ile ilgili çekim yapmadığını fark ettiklerini ve derhal ürünü iade etmek istediklerini belirterek ödenen satış bedelini kendilerine iadesini talep ettiklerini, ürünü iade etmek istediklerine yönelik taleplerine karşılık gelmediğini, bunun üzerine davacı şirketin Bakırköy ... Noterliğinin 27.11.2020 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu ürünlerde ortaya çıkan ayıp karşı tarafa bildirilerek satış bedelinin iadesi ve ayıplı ürünlerin davacı şirketin iş yerinden teslim alınması talep edildiğini, sonrasında ... distribütörlüğünden söz konusu ürünlerin kontrolü sağlanması için davacı şirkete mail geldiğini, ürünler servise gönderildiğinde yapılan kontroller sonucunda yetkili servisin "filtrelerin içinin toz dolu olduğunu" ve cihazdaki filtrelerin değişmesi gerektiği söylendiğini; davalı tarafın Beyoğlu ... Noterliği 22.12.2020 tarihli, ... yevmiye nolu cevabı ihtarnamesinde de ürünlerin teknik servis tarafından incelenmesi gerektiği belirtilerek teknik servise yönlendirildiğini; kendilerince İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/131 D.İş dosyasıyla delil tespiti isteminde bulunulup mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığını; işbu bilirkişi raporunda; "5 Adet cihazın her bir filtresi detaylı incelendiğinde kaba filtre ile hepa filtrelerinde aşırı düzeyde tozlanma meydana geldiği anlaşılmıştır. Cihazların kullanımı amaçlanan alan çekilen detaylı fotoğraflardan anlaşılacağı üzere seramik kaplı olan zemin üzerine konulacak olan hava temizleme cihazları ön yüzeyden aldıkları havayı arka üst bölümden tahliye ettikleri anlaşılmaktadır. Tespit talep edilen cihazların kullanıldıkları mahalde yapılan gözle muayenede zemin yüzeyinde herhangi bir toz ve tortu birikimine rastlanılmamıştır." şeklinde tespitlerin yapıldığı, İsletme yetkililerince; belirli periyotlarla nemli yüzey temizliği yapıldığı ve kontrol çizelgesi ile söz konusu temizliğin yazılı olarak sürekli takip edildiği beyan edildi." denildiğini; ayıbın gizli olduğunu; yasal süresi içerisinde bu durum ortaya çıkar çıkmaz derhal ayıbı davalı tarafa bildirmiş ve ürünün geri verilmek suretiyle satış bedelinin iadesi talep edildiğini; davacı davacı şirketçe satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme seçimlik hakkı kullanıldığını, TBK md. 229 kapsamında ödenmiş olunan satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesini, beyan ve gerekçelerle 14.245,00 TL ayıplı malların satım bedelinin ödemenin yapıldığı 30.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, ayıplı malların davalı şirkete iadesini, ihtarname ve delil tespiti masraflarının da yargılama giderlerine dahil edilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yasal süre içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, iki ve sekiz günlük sürenin geçirildiğini, davacının bu durumu TBK hükümleri ile örtmeye çalıştığını, somut olay incelendiğinde, davalı ile davacı arasındaki hukuki ilişkide, dava konusu ürünler 30 Ekim 2020 ve 31 Ekim 2020 tarihinde satın alındığını, davacının atıfta bulunduğu ve sözleşmeden dönme ile bedel iadesinin talep edildiği Bakırköy ... Noterliğinin 27 Kasım 2021 tarihli ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesi, ürünün tesliminden 27 ve 28 gün sonra keşide edildiğini, dava konusu ürünlerin ticari kullanıma uygun olmadığını, aksine ev için olduğunu, davacının kullandığı ortamın tozlu olduğunu ve filtrelerin bu sebeple dolduğunu, ...'nin hava kalitesinin düşük olduğunu, davacının dayandığı delillerden olan tanıtımın kendilerine ait olmadığını, davacının dayandığı delil tespitine ilişkin dava dosyasının hasımsız açıldığını ve davalıyı bağlamadığını beyan ve gerekçelerle davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm dosya kapsamındaki beyan ve deliller gözetildiğinde; havalandırma cihazlarının, kullanım kılavuzunda belirtilen özelliklerde çalıştığı, normal şekilde işlev gördüğü, cihazların filtrelerinin çok tozlu ve kirli olmasına rağmen duman ve koku algılama, havayı temizleme işlevlerini yerine getirdiği, cihazların kullanım kılavuzu ve tanıtım kataloglarında belirtilen özelliklere sahip olduğu, beklenen işlevlerini yerine getirdiği, çalışmalarında herhangi bir sorun olmadığı ve cihazların herhangi bir gizli veya açıklı olarak nitelendirilebilecek bir kusurun/ayıbın olmadığı, normal şekilde işlev gören ve ortamdaki havayı temizlediği anlaşılan havalandırma cihazlarının filtrelerinin çok tozlu kirli ve neredeyse tıkalı olmasının sebebinin, dış ortam olarak nitelendirilebilecek ve hem hava dolaşımının çok yoğun olduğu hem de alanın büyük olduğu restaurant ortamında çalıştırılmasından kaynaklandığı, bu çalışma koşullarında cihaz filtrelerinin çok çabuk ve hızlı şekilde kirlenmesinin beklenen ve olağan bir sonuç olduğu, davaya konu havalandırma cihazlarının kullanma kılavuzlarında ev tipi kullanıma uygun olduğu, kendi kullanım alanı dışında ve dış ortamda kullanılmaması gerektiğine dair bilgilendirmelerin bulunduğu, fatura belgesinde yazan ... internet sitesinde cihazın kullanımına ilişkin olarak yalnızca "... 70 m2 boyutlarındaki iç mekanın havasını rahatlıkla ve hızlıca temizler. Özellikle sürekli bulunduğunuz yaşam alanlarınız olan evlerinizde kullanımı, hayatınızı olumlu yönde etkiler." şeklinde bir açıklama bulunduğu ancak cihazın kullanım alanlarına ilişkin herhangi bir ayrıntıya yer verilmediği, dosyada bulunan 2020-131 D.İş bilirkişi raporunda da atıf yapılan ve davalının itirazlarında da geçen ve ... internet sitesine yönlendirilen ... internet sitesinde ise cihazın kullanım alanları olarak; "evler, çocuk odaları, mutfaklar, ofisler, kreşler, hastaneler, oteller, restaurantlar" olarak sayıldığı ancak ... sitesinin davalı satıcı şirketle ilgili olmadığı ve söz konusu bu sitedeki bilgilendirmelerden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır. Davalı tarafın davacıya cihazların restaurant ortamında kullanabileceğine dair bilgilendirme yaptığına dair de somut delilin dosya kapsamında olmadığı tespit edilmiş ve davanın reddine ..." karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının cevap dilekçesine yasal süre içinde cevap vermemesine rağmen inkar savunmasını aşan nitelikteki savunmalarına itibar edilmesinin usule aykırı olduğunu, davalının cevap dilekçesini yasal süre içerisinde sunmadığını, davalının iddia ettiği gibi ürünün kullanım alanının sadece ev tipi olduğu iddiasının tamamen asılsız olduğunu, davacı ile davalının arasındaki satış sözleşmesi sonucunda karşı tarafın verdiği ürün ayıplı olup davacının ticari hayatında mağduriyet oluşturduğunu, davacı ile davalı arasında 30.10.2020 tarihinde modeli ''... iyonik'' olan hava temizleyici adlı üründen 5 adet alınmış olup, davacının kısa bir süre kullanımından sonra üründe beklenmeyen ayıplar meydana geldiğini, söz konusu ürünün sigara kokusu ve dumanı ile ilgili çekim yapmadığını fark eden davacının ivedilikle ürünü iade edip satış bedelinin kendisine iadesini istediğini, üründeki bu eksikliğe rağmen ürünlerin filtreli olması gerekçesiyle taleplerinin kabul edilmediğini, ihtarname gönderildikten sonra davalının durumu yetkili servise göndermesiyle birlikte yetkili servisin ürünü incelemeye geldiğini, yetkili servisin tespitlerinde filtrelerin içinin toz dolu olduğu ve cihazdaki filtrelerin değişmesi yönünde olduğunu ancak ürünlerdeki bu problemler davacı şirket tarafından kaynaklanmadığını belirttiğini, davalı ürünü sattığı esnada minimum 1 yıl boyunca filtre değişimine ihtiyaç olmayacağını söylediğini fakat 1 aydan kısa bir sürede üründe hataların ortaya çıktığını, bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, bilirkişinin yaptığı inceleme sonucu ortada ürünle ilgili açık veya gizli bir ayıbın söz konusu olmadığı kanaatinde olduğunu, bilirkişi incelemesi davalının teknik elemanlarının yönlendirmesiyle gerçekleştirildiğini, bilirkişinin incelemeyi kendi yönetimiyle değil de davalı tarafın teknik servisinin yönetimi ve onların teknik ürünleriyle yaptığını, bilirkişi yaptığı inceleme esnasında hava temizleyici ürünün maksimum modda çalışmadığını görmesine rağmen karşı tarafta kusur bulmamasının kabul edilemez olduğunu, bilirkişi raporunda inceleme esnasındaki yapılan tespitlere değinilmediğini, hava temizleyici ürünün ikaz ışıklarının çalışmasında aksaklık olmasına rağmen bilirkişinin raporunda bu hususun yer almadığını, bilirkişi raporu ile tespit raporu arasında büyük çelişkiler bulunduğunu ve bilirkişinin tespit raporundaki gözlemlere yer vermeyip onu çürütememesinin eksik bir rapor olduğunu, yetkili servisin bağlı olduğu fakir mağazasının ... adlı internet sitesinde cihazın kullanım alanları olarak,'' evler, çocuk odaları, mutfaklar, ofisler,kreşler, hastaneler, oteller, restauranlar olarak geçtiğini ve davacının ürünü kullanım alanı restaurant olduğundan ortada bir uygunsuz kullanımın olmadığını, eğer ürün restaurant kullanımına uygun değilse de bu satışı bile bile yapmasının kendisinin kötüniyetliliğini gösterdiğini, kaldı ki ortada davacı tarafından 5 adet satın alınan hava temizleyici ürün mevcut olduğunu ve bir ev için 5 adet böyle bir üründen satın alınmasının hayatın doğal akışına uygun olmayacağını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılanın ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmeden dönülerek sözleşme bedelinin iadesi davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmeye konu ürünlerin ayıplı olup olmadığı ve davacının sözleşmeden dönüp bedel iadesi talep edip edemeyeceği noktalarındadır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı taraf, davalıdan 30.10.2020 tarihinde birim fiyatı 2.541,53 TL olan ... adlı üründen 2 adet, yine aynı marka üründen 31.10.2020 tarihinde 3 adet satın alındığını, söz konusu ürünler için KDV dahil toplamda 14.245,00 TL ödendiğini, iş yerinde ürünleri kullandığında sigara kokusu ve dumanı ile ilgili çekim yapmadığını fark ettiklerini ve derhal ürünü iade etmek istediklerini belirterek ödenen satış bedelini kendilerine iadesini talep ettiklerini, Bakırköy .. Noterliğinin 27.11.2020 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu ürünlerde ortaya çıkan ayıp karşı tarafa bildirilerek satış bedelinin iadesinin talep edildiğini, ürünler servise gönderildiğinde yapılan kontroller sonucunda yetkili servisin "filtrelerin içinin toz dolu olduğunu" ve cihazdaki filtrelerin değişmesi gerektiği söylendiğini, İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/131 D.İş dosyasıyla delil tespiti isteminde bulunulup mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, ayıbın gizli olduğunu, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme seçimlik hakkı kullanıldığını,14.245,00 TL ayıplı malların satım bedelinin ödemesini talep emiştir.Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Ayıba karşı tekeffül borcu, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulmasını ifade eder.Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. Maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, her iki inceleme gününde de rastgele seçilerek çalıştırılan havalandırma cihazlarının, kullanım kılavuzunda belirtilen özelliklerde çalıştığı, normal şekilde işlev gördüğü, cihazların filtrelerinin çok tozlu ve kirli olmasına rağmen duman ve koku algılama, havayı temizleme işlevlerini yerine getirdiği, cihazların kullanım kılavuzu ve tanıtım kataloglarında belirtilen özelliklere sahip olduğu, beklenen işlevlerini yerine getirdiği, çalışmalarında herhangi bir sorun olmadığı ve cihazların herhangi bir gizli veya açıklı olarak nitelendirilebilecek bir kusurun/ayıbın olmadığı, normal şekilde işlev gören ve ortamdaki havayı temizlediği anlaşılan havalandırma cihazlarının filtrelerinin çok tozlu kirli ve neredeyse tıkalı olmasının sebebinin, dış ortam olarak nitelendirilebilecek ve hem hava dolaşımının çok yoğun olduğu hem de alanın büyük olduğu restaurant ortamında çalıştırılmasından kaynaklandığı, bu çalışma koşullarında cihaz filtrelerinin çok çabuk ve hızlı şekilde kirlenmesinin beklenen ve olağan bir sonuç olduğu, bu konuda restaurantta kullanım olacağı davacı tarafından söylendiği halde cihaz filtresinin 1 yılda değiştirileceği bilgisi verilmişse bunun yanlış bir bilgilendirme olduğu ve davalının bu yönde bir beyanı varsa bunun bir kusur olarak sayılması gerektiği, havalandırma cihazlarının, çalışma şekli veya işlevinden kaynaklanan sebeplerle değil, hem alanın büyüklüğü sebebiyle yeterli temizliği sağlayamayacağı için, hemde yoğun çalışma sebebiyle sık aralıklarla filtre değişimini gerektireceği için, fayda/maliyet açısından yaratacağı olumsuz durum sebebiyle restaurant ortamında kullanılmasının uygun olmadığı, bu durumda davacı tarafından ürünlerin restaurantta kullanılacağı beyan edildiği halde buna ilişkin yine davalı tarafından uyarı- bilgilendirme yapılmamışsa da bunun davalı açısından kusur olarak sayılması gerektiği, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre, davacının restaurantta kullanım olacağını söylediği halde davalı tarafın cihazların kullanımına ilişkin olarak yanlış ve/veya eksik bilgilendirme yaptığını gösteren herhangi bir bulguya ulaşılamadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu denetime elverişli olup Mahkemece hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK’nin “Süresinde cevap dilekçesi verilmemesinin sonucu” başlıklı 128. maddesine göre; süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.Cevap dilekçesi vermemiş olan davalının sadece inkâr ile yetinmiş olduğu varsayılır ve ön inceleme ile tahkikat aşamasında sadece inkâr çerçevesinde savunma yapabilir ve bu yönde ispat faaliyetinde bulunarak delil gösterebilir (Pekcanıtez, s. 1206). Öte yandan davalının süresinde cevap dilekçesi vermemesi sonucunda davacının da artık cevaba cevap dilekçesi veremeyeceğinin tabii bulunması karşısında, HMK’nin 136. maddesine göre dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanması nedeniyle ön inceleme aşamasına geçilecek ve kanundan kaynaklı istisnai hâller dışında görülmekte olan davaya ilişkin taraflar açısından iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı başlamış olacaktır. Süresinde cevap vermediği için davayı inkâr etmiş sayılan davalının mevcut vakıanın içeriğine dâhil olan bir husus ileri sürmesi veya açıklaması yeni vakıa ileri sürüldüğü anlamına gelmez. Bu itibarla süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalının, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını (inkârı) ispat için karşı delil göstermesi mümkündür. Ancak davalı, davayı inkârının karşı delilini göstermek bahanesi ile yeni vakıalar ileri sürerse, bununla savunmasını genişletmiş olur. Bu hâlde mahkeme, davacının iddiasının doğru olmadığını ispat için davalının göstereceği delilleri inceleyip, davacının delilleri ile birlikte değerlendirerek varacağı sonuca göre hüküm vermelidir (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü C. II, İstanbul, 2001, s. 1848). Hemen belirtilmesi gerekir ki, savunmayı genişletme ve değiştirme yasağına öncelikle def’iler ve ona ilişkin vakıalar dâhildir. Zira def’i taraflarca ileri sürülmedikçe mahkemece dikkate alınamaz. Buna karşılık itirazlar bakımından bir ayrım yapmak gerekir. Çünkü hâkim itirazları dosya kapsamına dâhil olduğu, dosyadan anlaşıldığı kadarıyla dikkate almak zorundadır. Dava dosyasına girmiş ve dava malzemeleri arasında bulunan itirazların daha sonra ileri sürülmesi savunmanın genişletilmesi değildir. Dava dosyasından anlaşılamayan itiraz sebeplerinin ve bunlara ilişkin vakıaların ileri sürülmesi ise savunmanın genişletilmesi olarak kabul edilecektir.Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi verilmemiş olup, davayı inkâr etmiş sayılan davalının mevcut vakıanın içeriğine dâhil olan bir husus ileri sürmesi veya açıklaması yeni vakıa ileri sürüldüğü anlamına gelmeyeceğinden, davalının delil tespit dosyasında yapılan tespit sonucu düzenlenen raporda, belirtilen ... sitesinin kendileri ile ilgili olmadığına yönelik savunması davayı inkar kapsamında, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını (inkârı) ispat için karşı delil göstermesi olarak değerlendirilmiştir.Somut olayda, davalıdan 30.10.2020 tarihinde birim fiyatı 2.541,53 TL olan ... Temizleyici adlı üründen 2 adet, yine aynı marka üründen 31.10.2020 tarihinde 3 adet satın almış, davacı ürünlerin sigara kokusunu ve dumanını çekmediği bahsiyle iade etmek istemiş, ürünün kullanım klavuzunda, 70 m2 lik alanda kullanılabileceği belirtilerek, ''cihaz ev tipi kullanıma uygundur kendi kullanım alanı dışında ve dış ortamda kullanmayınız'' uyarılarının bulunduğu görülmüştür. Her ne kadar İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/131 d. İş dosyasından alınan tespit raporda, ... internet sitesine yönlendirilen ... internet sitesinde cihazın kullanım alanları olarak; "Evler, çocuk odaları, mutfaklar, ofisler, kreşler, hastaneler, oteller,restaurantlar" olarak belirtilse de, ... sitesinin davalı satıcı şirketle ilgili olmadığı, davalının düzenlediği faturada belirtilen ... internet sitesinde, "... 70 m2 boyutlarındaki iç mekanın havasını rahatlıkla ve hızlıca temizler. Özellikle sürekli bulunduğunuz yaşam alanlarınız olan evlerinizde kullanımı, hayatınızı olumlu yönde etkiler." şeklinde açıklama bulunmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, havalandırma cihazlarının, kullanım kılavuzunda belirtilen özelliklerde çalıştığı, normal şekilde işlev gördüğü, cihazların filtrelerinin çok tozlu ve kirli olmasına rağmen duman ve koku algılama, havayı temizleme işlevlerini yerine getirdiği, cihazların kullanım kılavuzu ve tanıtım kataloglarında belirtilen özelliklere sahip olduğu, beklenen işlevlerini yerine getirdiği, çalışmalarında herhangi bir sorun olmadığı ve cihazların herhangi bir gizli veya açıklı olarak nitelendirilebilecek bir kusurun/ayıbın olmadığı, havalandırma cihazlarının filtrelerinin çok tozlu kirli ve neredeyse tıkalı olmasının sebebinin, dış ortam olarak nitelendirilebilecek ve hem hava dolaşımının çok yoğun olduğu hem de alanın büyük olduğu restaurant ortamında çalıştırılmasından kaynaklandığı, bu çalışma koşullarında cihaz filtrelerinin çok çabuk ve hızlı şekilde kirlenmesinin beklenen ve olağan bir sonuç olduğunun tespit edildiği, tarafların rapora itirazları üzerine bilirkişinin Mahkemece dinlenildiğinde, cihazın ön panelinde ışıklar olduğu bu ışıklar ilk çalışmada ilk etapta tam kapasiteye girmediği için yanmadığı, daha sonrasında hava partüküllerini tanımlayıp tam kapasiteye geçtiği, yalnız cihazın filtreleri dolu olduğu için tam kapasite ile çalışmadığını yani beklenen işlevini uzun süre cihazın yerine getiremediğini gördüklerini, cihazlar incelenirken cihazın hava temizlemesini sağlayacak unsurları kullandığını beyan etmiş olduğu görülmüştür. Davacı, davalının cihazların restaurant ortamında kullanımına uygun olduğuna dair bilgilendirme yaptığını ispatlamadığı gibi söz konusu cihazların restaurantta kullanıldığı da sabit olduğundan, dava konusu cihazların ayıplı olmadığı, dış ve geniş ortamda kullanılması nedeniyle ev kullanımı için üretilmiş cihazların, hem alanın büyüklüğü sebebiyle yeterli temizliği sağlayamayacağı, hem de yoğun çalışma sebebiyle sık aralıklarla filtre değişimini gerektireceği, restaurant ortamında kullanılmasının uygun olmadığından cihazlarının tamamında kaba filtre ve hepa filtrelerinin çok tozlu ve kirli neredeyse tıkalı olması sebebiyle tam kapasite ile işlev göremedikleri bilirkişi raporu ile de sabit olması karşında, kullanım hatası sonucunda cihazların tam kapasite çalışmadığı anlaşılarak Mahkemece davanın reddine karar verilmesine bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.05/03/2026