T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/713 - 2026/669 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/713 KARAR NO : 2026/669 KARAR TARİHİ : 21/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARAMÜRSEL 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 13/05/2025 KARAR TARİHİ : 05/06/2025 NUMARASI : 202…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/713 - 2026/669 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/713 KARAR NO : 2026/669 KARAR TARİHİ : 21/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARAMÜRSEL 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 13/05/2025 KARAR TARİHİ : 05/06/2025 NUMARASI : 2025/85 Esas - 2025/101 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 13/05/2025 KARAR TARİHİ : 05/06/2025 NUMARASI : 2025/85 Esas -2025/477 Karar DAVACI : HDI SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) HÜKÜM : Karamürsel 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Karamürsel 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'a ait 41 ... plakalı araç sürücüsü ... 15.12.2022 tarihinde vefat etmiştir. İcra Müdürlüğü dosyasından yetki belgesi alınarak müteveffanın mirasçılarının tespiti sağlanmış ve Kadıköy 24. Noterliği 27.08.2024 tarihli ... Yevmiye Numaralı Mirasçılık Belgesi alınmıştır. Davalılar ...'ün mirasçıları olmakla davaya konu icra takibinin ve işbu davamızın tarafı haline gelmişlerdir. Mirasçılık belgesi dilekçemiz ekinde mahkemenin bilgisine sunulmaktadır.Davalı ...'ın sahibi olduğu ... sevk ve idaresindeki 41 ... plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan (EK - 1: Poliçe) 77 ... plakalı araca 15.12.2022 tarihinde çarparak yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermiştir Söz konusu kaza, 77 ... plakalı sigortalı aracın 15.12.2022 tarihinde saat 12:25 sularında sürücü ... idaresinde Gölcük istikametini takiben YALOVA istikametine seyri esnasında Ayder Ekmek Fırını ışıklı kavşağına geldiğinde karşı istikametten gelerek kontrolsüz ve dikkatsiz olarak sola dönüş yapmakta olan ... yönetimindeki 41 ... plakalı aracın yan kısımlarına çarpması sonucu gerçekleşmiş olup davalı müteveffa ... KTK m.56/1-A ve m.53/1-B kurallarını ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Konu kaza nedeniyle sigortalı 77 ... plakalı araç sahibi Miraç Uzun, aracında meydana gelen hasarın tazmin edilmesi sebebiyle müvekkil şirkete başvurmuştur. Başvuru üzerine araç üzerinde yapılan incelemede hasar tutarı 248.738,10-TL olarak tespit edilmiştir. İlgili tazminatın 222.177,91-TL'lik kısmı 16.02.2023 tarihinde ve kalan 26.560,17-TL'lik kısmı ise 20.02.2023 tarihinde Tevkifat ödemesi olmak üzere sigortalıya ödenmiştir. Ayrıca söz konusu kaza neticesinde rücu şartları oluşmuş olup müvekkil şirket tarafından yapılan incelemede sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğu tespit edildiğinden rücu tutarı 124.369,04-TL ile sınırlı olup bu bedelin 100.000,00-TL tutarı trafik sigortacısından rücuen alınmıştır. Kalan 24.369,04-TL bakiye tutar için rücuen tazmin zorunluluğu doğmuştur. Meydana gelen kaza neticesinde müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalıya 21.03.2023 tarihinde 24.369,04 TL tutarında ödeme yapılmış (EK - 3: Ödeme Belgeleri) ve ilgili tarih itibariyle müvekkil sigorta şirketi sigortalının haklarına TTK m.1481 uyarınca halef olmuştur. Sigortalıya yapılan ödeme tutarı belirlenirken meydana gelen zarara ve kusur/rücu durumuna ilişkin detaylar ekspertiz raporu ile tespit edilmiştir. (EK - 4: Ekspertiz Raporu) Söz konusu ekspertiz raporlarının rücu davalarında delil niteliği taşıdığı sayın Mahkemenizin de malumudur. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/12099 E. / 2019/8006 K. Sayılı kararında "5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22/17. maddesinde "...eksperler tarafından düzenlenen raporlar delil niteliğindedir" düzenlemesi yapılmış olup, davacının delil olarak dayandığı 23.03.2014 tarihli eksper raporundaki tespitlerin, sigortalının beyanlarına ve olaydan hemen sonra mahallinde yapılan gözlemlere dayandığı da raporda kayıtlıdır. Olaydan hemen sonra düzenlenen ve kanun gereği delil niteliği taşıyan bu rapordaki tespitlerin aksini ispat davalılara düşmekte olup, raporda tespit edilen hasar sebebi dışında bir sebeple hasarın gerçekleştiği de davalı yanca ispat edilmiş değildir." şeklinde hüküm tesis etmiştir. Yargıtay'ın konuya ilişkin diğer kararları da yine benzer yöndedir. Sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan tahsili amacıyla söz konusu rücu talebi ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra dosyası aracılığıyla davalıya yöneltilmiştir. Ancak davalı taraf haksız bir şekilde söz konusu icra takibine itiraz etmiştir. Yapılan itiraz sonucunda işbu itirazın iptali davasının açılması gerekliliği hasıl olmuştur. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere);Davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 24.891,81-TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 21.03.2023 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline, Asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,Dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine (Yüksek Mahkemenin (19. HD. 30.9.2004 T. 6914/9419; 18.4.2002 T. 2561/2981; 7.2.2002 T. 2561/2981) kararlarında da belirttiği gibi bu hususu «... ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekli olmayıp, borcun muaccel olması -yani vadesinin gelmesi- yeterlidir...» şeklinde ifade etmiştir. (11. HD. 01.04.2015 T. 1983/6336) )Yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. " şeklinde beyanda bulunmuştur. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZETİ Karamürsel 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı; "..Davacı tarafından açılan davanın hmk'nın 114/1-c ve 115/1-2 maddelerine göre dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin kocaeli asliye ticaret mahkemesi olduğuna,,,..." şeklinde görevsizlik kararı verilmiş, karar 30/06/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı; "...Davacı sigorta şirketinin sigortalısı gerçek kişi Miraç Uzun’dur. Kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracı kullanan kişi, davalıların mirasçısı müteveffa ... olup; aracın maliki ise diğer davalı ...’dır. UYAP üzerinden incelenen Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarından anlaşıldığı üzere, davalıların mirasçısı olan müteveffa sürücü ...’ün herhangi bir gelir getirici faaliyeti bulunmamakta, sadece bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarasına sahip olduğu ve tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Aynı şekilde, dava dışı sigortalı Miraç Uzun ile diğer davalı ...’ın da tacir olmadığı yine Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarından anlaşılmaktadır. Her ne kadar Karamürsel 2. Asliye Hukuk Mahkemesi rücu davasının kanuni dayanağının Ticaret Kanunu 1472.maddesi olduğundan bahisle davanın mutlak ticari dava olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiş ise de; davacının halefiyete dayalı olarak iş bu davayı açtığı ve davacının sigortalısı ile davalı arasındaki eylemin haksız fiil niteliğinde bulunduğu gözönüne alındığında, eylem her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmayıp, haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve benimsenen ilke kapsamında uyuşmazlık ticari dava kapsamında bulunmamaktadır. (Bakınız benzer davalarda yargı yeri belirlenmesine ilişkin Yargıtay 20 HD'nin 30.09.2019 tarih 2019/3780 esas 2019/5348 karar sayılı ilamı. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5 HD 18.01.2023 tarih 2023/240 esas 2023/19 karar sayılı ilamı) Bu durum karşısında davanın ticari nitelikte olmadığı gözetilerek; Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzeni ile ilgilidir ve 6100 sayılı HMK.’un 114. maddesi uyarınca dava şartıdır. Mahkeme uyuşmazlıkta görevli olup olmadığını her aşamada dikkate almalıdır. Davalı tarafça görevsizlik itirazı yapılmasa bile hakim resen görevsizlik kararı verebilir. Davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan Davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/1 maddeleri gereği göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,,..." şeklinde karşı görevsizlik kararı verilmiştir, karar 24/03/2026 tarihinde kesinleşmiştir. III. İSTİNAF Yargı yeri belirlenmesi amacıyla dosya Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından Dairemize gönderilmiştir. IV. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, merci tayinine ilişkindir. V. DEĞERLENDİRME ve KARAR 6102 Sayılı Ticaret Kanunun 4. Maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması, ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir. Somut olayda; davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayini de sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınması gerekir. Yargıtay İçtihati Birleştirme Genel Kurulunun 22/03/1944 tarih ve 37 E ve 9 K sayılı ilamında bu husus ''Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açtığı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz, bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur '' şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan TTK'nun halefiyet başlığı altındaki 1472. Maddesinde; sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde sonuçlandırılması gerekmekte olup (aynı yönde Yargıtay 5 HD'nin 2021/14628 E - 2022/648 K sayılı ilamı) Bu nedenlerle; Karamürsel 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 Sayılı HMK'nın 21, 22 ve 23.maddeleri gereğince Karamürsel 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine, 2-Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmek üzere merci tayini talebinde bulunan mahkemeye iadesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 21/04/2026 * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır