T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1937 - 2026/200 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1937 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/200 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/266 E 2023/582 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 26/02/2026 YAZ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1937 - 2026/200 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1937 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/200 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/266 E 2023/582 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 26/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkilinin, 2009-2019 tarihleri arasında gerçekleşen satım akdi neticesinde davalı şirketten 512.265,62TL alacağı olduğunu, davalı tarafın borcunu ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için 13.09.2019 tarihinde Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/28508 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun yetki itirazı üzerine dosyanın yetkili Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15458 Esas sırasına kaydedildiğini, tebliğ edilen ödeme emrine davalı borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; taraflar arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesinin olmadığını, davacı tarafın tek taraflı düzenlediği kendi ticari defter ve kayıtlarına dayanarak alacak iddiasında bulunamayacağını, müvekkili davalının herhangi bir borcu olmadığını dava dilekçe ekinde ibraz edilen fatura sevk irsaliyesi, dekont ve sair belgelerin tamamına ve bu belgelerdeki imzaların da tamamıma itiraz ettiklerini, davanın kötü niyetli açıldığını bildirerek davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller, dosya içeriği ve özellikle 01.03.2023 tarihli bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında süregelen cari hesap ilişkisi bulunduğu, gelen banka yazılarına göre davalı şirketin keşide ettiği çek karşılıklarının ödemediği ve davacı şirketin takip konusu tutarda alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili; mal tesliminin usulüne uygun ispat edilemediğini, davacıya ait muavin kayıtlarının "davacının kendi kayıtları" olması sebebiyle incelemede özellikle esas alınması ve Haziran 2011 tarihi itibarıyla davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığının kabul edilmesi ve alacaklılık iddiasının davacıya ait bu kayıt da dikkate alınmak suretiyle değerlendirilip incelenmesi gerektiğini, yargılama sırasında ilk derece mahkemesinden ilgili bankalara yeniden yazı yazılarak "çek asıllarının keşideci tarafından bankaya iade edilip edilmediği hususunun da sorulmasını" talep edildiği ilk derece mahkemesince bu talebin de kabul edilmediği ve çek bedellerinin ödenip ödenmediği sorusu karşılıksız bırakılmak suretiyle de eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, icra inkar tazminatına da karar verilemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; taraflar arasındaki alım satım akdi, kapsamında davacının alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; taraflar arasındaki satım akdi kapsamında cari hesaba dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacı/alacaklı şirket; davalı ile aralarındaki alım satım ilişkisi kapsamında cari hesaba dayalı alacağın ödememesi nedeniyle giriştiği icra takibine davalı/borçlunun haksız itirazının iptalini istemiş; fatura, ticari defter kayıtlarına ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır. Davalı/borçlu, davacı/alacaklıya hiçbir borcu olmadığı itirazıyla; davacıya olan borcun bir kısmının davalı adına keşide edilen çeklerle ödendiğine alacağın bulunmadığına dair savunma ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Somut olayda, davalının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında keşide edilerek davacıya verilen çeklerin ödenip ödenmediği hususu uyuşmazlık konusu olup davalının ödeme savunmasına konu 22 adet toplam 285.000,00 TL bedelli çeklerin, muhatap bankalara yazı yazılarak söz konusu çeklerin neden karşılıksız kaldığı, sonrasında hesaba para gelip gelmediği ve sonradan ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılması gerekir. Karşılıksız işlemi yapılmış olması çeklerin hiç ödenmediği anlamına gelmez. Keşideci daha sonra bankaya para yatırarak doğrudan alacaklıya ödeme yaparak borcu kapatmış olabilir. Bu tür bir savunmada; mahkemece çeklerin gerçekten karşılıksız kalıp kalmadığını, sonradan ödenip ödenmediğini, ve muhatap bankaya iade edilip edilmediği özellikle keşide tarihleri 2012 -2013 olan çeklerin ödenmediği iddiası karşısında takip ve dava tarihleri dikkate alındığında muhatap bankaların belge ve kayıtlarının incelenerek çeklerin akıbetinin araştırılması gerekir. Muhatap bankalara yazı yazılarak: Çeklerin ibraz tarihi, karşılıksız işlemi, kısmi ödeme (çeklerin asgari tutarı) ödenip ödenmediği, sonradan ödeme olup olmadığı, çeklerin bankaya iade edilip edilmediği, hamilde kalıp kalmadığı, çeklerle ilgili hesap hareketleri bankanın arşiv kayıtları üzerinden inceleme yapılarak hesap sahibi davalı şirketin anılan çekler yönünden gayri nakdi alacağının bulunup bulunmadığı çek iade teslim belgeleri varsa ibrazının istenilmesi bu araştırma sonucunda varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davalının itirazları değerlendirilmeden savunma aydınlatılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekillinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne kaldırma nedenine göre diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/266Esas, 2023/582Karar ve 19/10/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 26/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."