11. Hukuk Dairesi 2005/7191 E., 2006/7854 K. 11. Hukuk Dairesi 2005/7191 E., 2006/7854 K. - AZLIK OYU - GENEL KURUL KARARININ İPTALİ- 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 341 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 359 ] "" Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.12.2004 tarih ve 2002/546-2004/758 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakl…
11. Hukuk Dairesi 2005/7191 E., 2006/7854 K. **11. Hukuk Dairesi 2005/7191 E., 2006/7854 K.** **- AZLIK OYU - GENEL KURUL KARARININ İPTALİ**- 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 341 ] - 6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 359 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.12.2004 tarih ve 2002/546-2004/758 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı şirketin %19,9 oranında hissedarı olan müvekkillerinin, 26.05.2002 tarihli genel kurulda şirketi zarara uğratan yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılmasını talep ettiklerini, 26.06.2002 tarihli genel kurulda dava açılması yönünde oy kullandıkları halde farklı yöndeki çoğunluk oyları nedeniyle dava açılmasının kabul edilmediğini, bu durumda şirket denetçileri tarafından bir ay içinde dava açılması gerektiğini, davalı denetçilerin şirketin zarara uğramasına sebebiyet veren işlemlerle doğrudan ilgili olmaları nedeniyle dava açmadıklarını ileri sürerek TTK.'nun 341.maddesi gereğince sorumluluk davası açılabilmesi için şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, anılan genel kurul kararlarının iptali için davacılar tarafından açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, SPK.'na tabi bulunan müvekkili şirketin bağımsız denetim kuruluşlarınca da denetlenmesi nedeniyle iddiaların asılsız olduğunu, şirkete kayyum tayinine gerek olmadan davacıların doğrudan dava açabileceklerini, buna açıkça muvafakat ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı denetçiler vekili, müvekkillerinin denetimini üstlendikleri davalı şirket halka açık olduğundan şirket aleyhine açılacak davaların hisselerde düşüşe ve şirketin zararına neden olacağını, bu nedenle azınlık tarafından dava açılması halinde teminat olarak hisse senetlerinin muteber bir bankaya merhun edilmesinin zorunlu olduğunu, müvekkilleri tarafından davacılara 1 hafta içinde bu lazımeyi yerine getirmeleri için 03.02.2003 tarihinde ihtarname gönderildiği halde bu işlemi gerçekleştirmeden kayyum tayini davası açtıklarını, dava açıldığında bu ön koşul gerçekleşmediğinden davanın reddi gerektiğini, zaten bu dava sonunda davacıların elde edecekleri bir menfaat de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.