T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1663 KARAR NO: 2025/926 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/06/2021 NUMARASI: 2021/81 Esas - 2021/532 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1663 KARAR NO: 2025/926 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/06/2021 NUMARASI: 2021/81 Esas - 2021/532 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin 02/09/2020-05/09/2020 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenecek fuara katılım için sözleşme imzaladıklarını, faturadaki 80 m2 kullanım alanının karşılığının 67.530,18 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin 20.000,00 TL bedeli banka yolu ile davalıya gönderdiğini, ancak sözleşmeden sonra Covid-19 salgını sebebiyle sözleşmenin akdedilmeyeceğinin aşikâr olduğunu, bir çok fuarın pandemi sebebiyle ertelendiği yahut iptal edildiğini göz önüne alındığında sözleşmenin ifasının objektif olarak imkânsız olduğunun anlaşılacağını, açıklanan tüm bu nedenlerle davalıya ödenen 20.000,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacıya faizi ile derhal ödenmesine ve davalı ile imzalanan sözleşmenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkil şirket faaliyetlerinin bizzat devlet kararıyla durdurulduğunu, pandemi süreci ve önlemlerin en başta müvekkil şirketi mağdur ettiği, sözleşmenin 2. Maddesi incelendiğinde de müvekkilin fuar tarihini değiştirme hakkının bulunduğunu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğini belirterek davanın esastan reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "... Somut olayda; TBK 136 ve 137 maddeleri uyarınca edimin ifasının tamamen veyahut kısmen imkansızlaşıp imkansızlaşmadığının tespiti gerekmekte olup TBK m.136 kapsamında bir ifa imkansızlığı bulunmamaktadır. Söz konusu fuar iptal edilmemiş, ertelenmiştir. Taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesinin 2. maddesi incelendiğinde de davalı şirketin gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermediği anlaşılmaktadır. Fuar erteleme kararı nedeniyle davacının hem ödeme yükümlülüğü hem de fuara katılma yükümlülüğü devam etmektedir. Davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olup sözleşmenin 2. maddesinin fesih hakkı vermediğini bilmesi gerekmektedir. Fuarın ertelenmesinde davalının kusuru da bulunmamaktadır. Buna göre; davacının işbu davayı açmakta haklı olmadığı kanaatine varılarak sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmemesi nedeniyle" davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinin tekrarıyla birlikte fuarın iptal edilmemesi yerine ertelenmesinin TBK 136. Maddesi kapsamı dışında bırakılmasının mümkün olmadığını, mevcut durumunun sözleşmenin ifasını imkansızlaştırdığını beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesinin ifa imkansızlığına dayalı feshinden kaynaklı ödenen peşinatın iadesi istemine ilişkindir.Dosya kapsamına göre, 02-05 Eylül 2020 tarihinde davalı ... şirketin organizasyonunda gerçekleşecek Gıda Fuarına katılım konusunda taraflar arasında sözleşme düzenlendiği, sözleşmeye istinaden davacı şirket tarafından davalı şirkete 12.02.2020 tarihinde 10.000,00 TL, 17.07.2020 tarihinde 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL banka havalesi yoluyla peşinat ödemesi yapıldığı, akabinde davalı organizatör firma tarafından coronavirüs nedeniyle fuar katılımcılarında tedirginlik yaşandığından 02-05 Eylül 2020 tarihinde yapılması planlanan fuarın, 25-28 Kasım 2020 tarihine ertelendiği, durumun davalı tarafından davacıya iletilmesi sonucunda davacı tarafça yaşanan olaylar nedeniyle sözleşmeden dönüldüğü bildirilerek işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında akdedilen fuar katılım sözleşmesinin 2. maddesinde, davacı fuara katılmayı reddetse dahi maddi ve manevi yükümlülüklerinin devam edeceği, düzenleyicinin yapacağı değişiklikleri peşinen kabul edeceği, fuardan 3 gün öncesine kadar düzenleyicinin hiçbir sebep göstermeksizin yazılı sözleşmeyi feshedebileceği, davacıyı fuardan çıkarma hakkına sahip olduğunun düzenlendiği yine sözleşmenin 21.maddesinde katılımcının yükümlülüklerini yerine getirmese standını tamamlamasa dahi fuar katılım ücreti ödeme yükümlülüğünün devam edip 10.000,00 Euro cezai şart ödemeyi kabul ve beyan ettiği düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere davalının, fuar tarihini değiştirme yetkisinin bulunduğu anlaşılmış olup dünya çapında etkisi görüle Covid 19 salgını nedeniyle fuarın 25-28 Kasım 2020 tarihine ertelendiği görülmüştür. Öte yandan, 6098 sayılı TBK'nın 136. maddesi uyarınca sözleşme ifasının imkansız hale gelip gelmediği ve davacının sözleşmeden dönme hakkı bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. İfa imkansızlığı, TBK'nın 136. maddesinde düzenlenmiş olup, borcun ifasının borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsız olmasını ifade etmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 136/1. Maddesinde; "Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer." hükmüne yer verilmiştir.Davacı taraf, fuarın, pandemi nedeniyle ertelenmiş olması ve mevcut durum nedeniyle fuardan beklenen faydanın gerçekleşmeyeceğini ileri sürerek ifa imkansızlığı nedeniyle sözleşmeden döndüğünü bildirmiş ise de fuarın ileri tarihe ertelenmesi ifa imkansızlığı olarak değerlendirilemeyeceği, sözleşmenin 2. maddesinde, davalı organizatörün fuarın düzenleme tarihlerinde değişiklik yapabileceği davacı tarafça kabul edilmiş olduğu gözetilerek TBK 136. Maddesinin uygulama imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda davacının fuara katılmasa bile ücret ödeme yükümlülüğü devam ettiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 556,10 TL harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/09/2025