T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2414 - 2026/49 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2414 KARAR NO : 2026/49 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2025 NUMARASI : 2025/426 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir Taraflar arasında görülen ihtiyati tedbir istemine ilişkin Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesin…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2414 - 2026/49 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2414 KARAR NO : 2026/49 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2025 NUMARASI : 2025/426 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir Taraflar arasında görülen ihtiyati tedbir istemine ilişkin Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/10/2025 tarih ve 2025/426 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı ... A.Ş.'nin 01/03/2024 tarihinde 2024/029283 sayılı "..." ibareli markanın 09, 35, 36 ve 42. sınıflarda tescili talebinde bulunmuş olup müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markalarına dayalı itirazının, nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davaya konu markanın müvekkilinin markası ile benzer olduğunu ve davalının kötü niyetli olarak müvekkilinin tanınmış markasını taklit ettiğini ileri sürerek 2025-M-12798 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca dava konusu markanın yargılama boyunca üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve tescilinin engellenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, davacının markasının asli unsuru olan "..."ibaresi rastgele kurgulanmış, tekrarlayan bir kelime iken, müvekkilinin “...” markasının anlamlı ve özgün bileşik bir ibare olduğunu, bu itibarla markaların benzerliğinden söz edilemeyeceğini, ileri sürülen kötü niyet iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını ve tanınmışlık ile kötü niyet koşullarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuz sonuçların önlenmesi gereği markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesine, ancak dava konusu markanın kullanımının geçici olarak engellenmesi ile tescil işlemlerinin durdurulması talebi yönünden dava konusu markanın kullanımı vakıasının uyuşmazlık konusu olmadığı ve tescil işlemlerinin durdurulmaması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğmayacağı gerekçeleriyle markanın tescilini önlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markanın tescil edilmesi halinde müvekkilinin zarar göreceğini, davalı şirketin kötü niyetinin korunarak marka başvurusunun tescil edilmesinin müvekkilin kurulduğu yıldan bu yana emek ve yatırım ile piyasada bilinir hale getirdiği “p” ve “...” ibareli markalarından haksız bir şekilde yararlanmasına neden olacağını, markalar arasındaki görsel ve işitsel açıdan yüksek benzerliğin yanı sıra, davaya konu markanın kapsamında bulunan hizmetlerin de müvekkilinin markalarının tanınmış olduğu sektörlere ilişkin olduğunu, dava konusu "..." markasını herhangi bir mal veya hizmet üzerinde gören tüketicilerin, yaratılan çağrışım sonucu bu markayı müvekkilinin markaları ile ilişkilendirebileceğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını ve dava konusu markanın yargılama boyunca tescilinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Talep, İhtiyati Tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, somut olayda dava konusu markanın yargılama sırasında üçüncü kişilere devri halinde taraf değişikliğine yol açılacağı ve bunun da yargılamanın uzamasına neden olacağı gözetilerek markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, ancak dava konusu markanın tescil işlemlerinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de dosyada bulunan mevcut delillere göre markanın tescili halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı hususlarının somut olarak ortaya konulamadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliği işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/01/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.