T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/538 - Karar No:2026/286 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/538 KARAR NO : 2026/286 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2023 NUMARASI : 2020/554 E-2023/797 K DAVANIN KONUSU : Alacak, Tapu İptali ve Tescil olmadığı takdirde Al…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/538 - Karar No:2026/286 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/538 KARAR NO : 2026/286 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2023 NUMARASI : 2020/554 E-2023/797 K DAVANIN KONUSU : Alacak, Tapu İptali ve Tescil olmadığı takdirde Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/03/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak, tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ....AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalılardan ... Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile arsa sahipleri arasında mülkiyeti diğer davalıya ait olan ... parselde kayıtlı taşınmazla ilgili olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri imzalanmış olduğunu, 05.03.2019 tarihinde ise müvekkili firma ile mütcahhit firma arasında, ... parsel “... Projesi”nin ithal duvar kâğıtları ve lamine parke malzeme temini ve uygulaması işi için taşeron sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin ödemeler ve şartlar bölümünde iş karşılığı olarak davalı müteahhit firmanın diğer davalı arsa sahibi adına olan 98 ve 107 nolu dairelerin müvekkile devredileceğinin kararlaştırılmış olduğunu, sözleşme gereğince, müvekkili şirketin gerek arsa sahiplerinin gerekse müteahhit firmanın bütün dairelerine ithal duvar kâğıdı ve lamine parke temin ve uygulanması işlerini yaptığını, 30.07.2020 tarihinde bütün işlerin eksiksiz ve tamamlanmış bir şekilde davalı firma yetkililerince tutanak altına alınarak teslim edildiğini, anılan sözleşme doğrultusunda müvekkilinin davalılardan sözleşmeden kaynaklanan hak ve alacaklarını talep etme hakkının doğmuş olduğunu, işlerin teslimi ve buna uygun yapılan hak edişler sonrasında, davalı müteahhit firma tarafından sözleşmede belirtilen ödemelerin yapıldığını ve teslim edilecek olan iki daireden 98 nolu dairenin, sözleşmede belirtildiği şekilde müvekkiil şirket adına tescil edildiğini; yine C-107 nolu dairenin de fiili tesliminin gerçekleştiğini, tapu devir işlemlerinin ise yapılmamış olduğunu, bunun yanında ayrıca müvekkili tarafından yapılan ilave işler ve tadilatlar sonucunda müvekkili şirketin davalıdan ayrıca 96.297,39 TL alacağının bulunduğunu, gerek fiilen teslimi yapılan C-107 nolu dairenin tapu devir işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekse müvekkilinin ticari kayıtlarında geçen 96.297,39 TL alacağın ödenmesi için davalılara Ankara 30. Noterliği 09555 yevmiye nolu ve 16.10.2020 tarihli ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen bir netice elde edilemediğini, işin davalı tarafından teslim alındığına ve kabul edildiğine ilişkin 29.07.2020 tarihli tutanağın müvekkilinin yetkilisi ile müteahhit firma şantiye şefi arasında imzalanmış olduğunu, işin yapılıp teslim edildiği tutanak altına alınmasına rağmen davalının edimlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin 96.297,39 TL alacağını ödemediği gibi fiilen teslimi gerçekleştirilen C-107 nolu dairenin tapu devrini gerçekleştirmediğini belirterek; müvekkili şirket ile davalılardan ... Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında imzalanan 05.03.2019 tarihli taşeronluk sözleşmesi uyarınca, yapılan işin bedelinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 96.297,39 TL'nin 29.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den tahsiline, 05.03.2019 tarihli taşeronluk sözleşmesi uyarınca, müvekkili şirkete verilmesine karar verilen, diğer davalı adına kayıtlı ... parseldeki C blok 107 nolu dairenin tapu kaydının iptali ile müvekkili şirket adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL'nin 29.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ....A.Ş vekili; müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkiline yapılan tebligat usulüne uygun olsa dahi, zamanaşımı, görev gibi 2 haftalık süre içerisinde sunulması gereken itirazlarının dilekçelerinde yer almadığını, davacının, sözleşme gereğince geçici kabul ve kesin kabulü şirket yetkilisi ile yapmak zorunda olduğunu, davacının bunu yerine getirmediği sürece, başka bir inceleme ve araştırma yapılmadan davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin ödemezlik defi ileri sürme hakkının olduğunu, sözleşme hükümleri gereği davacının bedel talep edebilmesi için şirket yetkilisi ile sözleşmenin 36 ve 39 maddelerinde belirtilmiş prosedürüne uyarak geçici ve kesin kabul yapmasının şart olduğunu, davacının sözleşmeye uygun şekilde işverenle hakediş yapması gerektiğini ve ödeme için işverenin onayının şart olduğunu, sözleşmenin 7.maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması gerektiğini, oysa davacının işveren ile değil kontrolörlük ile onay yaptığını, şantiye şefi olarak görülen ...'ın müvekkili tarafından işine son verildiğini ancak işçi çıkarma yasağı olduğu için işten çıkışını vermediğini, davacı yanca sunulan belgelerin sözleşmenin 7.maddesinde yer alan evraklar olmadığını, bir araya getirilmesi mümkün olmayan rulo, metrekare, metreküp hesaplarının alelacele işlendiği ve işverenin imzasını taşımadığını, ...'ın imzasını taşıdığını ve bunun tek başına geçici veya kesin kabul için yeterli olmadığını, davacının iş garantisi verdiğini, kesin kabulün henüz yapılmadığını, sözleşmenin 47.2 maddesinde garanti hükümlerinin düzenlendiğini, bu nedenle müvekkilinin halen davacının yaptığı ayıplı ve eksik işleri ileri sürme hakkının bulunduğunu, eksik ve ayıplı işlerin davacının bir alacağı varsa mahsubu gerektiğini, davacının alacaklı değil borçlu olduğunu, ayıplı iş yaptığını, sözleşmenin 5.1 maddesi gereği daire tapuları kesin teminat olmasına rağmen davacının talebi üzerine verildiğini, davacı tarafça işin süresinin aşıldığını, bu nedenle haklarında sözleşmenin 11.madde hükmü ve sözleşmenin cezai şartlar başlığı gereğince cezai şart uygulandığını ve cezai şartın da mahsubu gerektiğini, davacının sözleşmenin diğer unsurlarını da yerine getirmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı SS. ... Konut Yapı Kooperatifi vekili; davacı ile diğer davalı ... Yapı Sanayi ve Tic. AŞ arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklı olup iddia edilen hususların hiçbirinde müvekkilinin adının geçmediğini, davacının, taşeronluk sözleşmesi uyarınca diğer davalıdan iddia ettiği alacağını haksız ve hukuka aykırı olarak dava ile ilgisi bulunmayan müvekkili kooperatife ait taşınmaz üzerinden talep ve tahsil etme amacında olduğunu, eser sözleşmesi tarafı olmayan müvekkiline yönelik izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmamakla birlikte müvekkiline ait taşınmazın davaya konu edilmek suretiyle hukuka aykırı olarak uyuşmazlığa dahil edilmeye çalıştığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında iş bedeli olarak kararlaştırılan taşınmazın devrini, bu mümkün olmaması halinde bedelinin tahsilini, yine sözleşme kapsamında kararlaştırılan işlerin dışında ilave iş bedelinin tahsilini talep ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının sözleşmeye uygun olarak işi süresinde teslim edip etmediği, geçici ve kesin kabul koşullarının bulunup bulunmadığı ile buradan varılacak sonuca göre devri taahhüt edilen taşınmazın devri şartlarının varlığı ile ilave işlerden ötürü alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, davalılardan SS ... Konut Yapı Kooperatifi ile diğer davalı ... Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) arasında düzenleme şeklinde satış vaadi ve daire karşılığı inşaat satış sözleşmesi akdedildiği, davacı ile davalı arasında da az yukarıda belirtildiği üzere davalı ... ile davacı arasında duvar kağıdı ve lamine parke işleri bakımından alt yüklenicilik sözleşmesi imzalandığı, davalılar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalı ... üstlendiği edim gereği sözleşmede kararlaştırılan işlerin yapımı ve bir miktar ödeme karşılığı projede belirlenen bağımsız bölümleri iş bedeli olarak alacağı, bu bakımdan davacı ile davalı ....A.Ş arasında iş bedeli olarak kararlaştırılan bağımsız bölümlerden 2 (iki) bağımsız bölümün davacı adına devri yönündeki sözleşmenin hukuki nitelik olarak alacağın devri niteliğinde olup, arsa maliki olan diğer davalı SS ... Konut Yapı Kooperatifine eldeki davada husumetin yöneltilebileceğinden davalı SS ... Konut Yapı Kooperatifinin husumete yönelik itirazlarının kabul edilemeyeceği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 35. maddesinde geçici kabul, 39. maddesinde ise kesin kabul usulüne ilişkin düzenleme yapıldığı, dosyada tarafların delilleri kapsamında yer alan belgelerin incelenmesinde; 29.07.2020 tarihli tutanakla “hakedişe düşülen tamiratların yapıldığı ve işin eksiksiz olarak teslim edildiği...” belirtilerek, davalı ... Şantiye Şefi tarafından imzalandığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunda da değinildiği üzere işin geçici ve kesin kabulünün taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığına ilişkin düzenlenmiş bir tutanak bulunmadığı, bununla birlikte işin teslim alındığına ilişkin 29.07.2020 tarihli belge içeriği, “... İthal Duvar Kağıtları Ltd. Şti ile 05.03.2019 tarihinde yapılan sözleşmeye istinaden Lamine Parke ve Duvar Kağıdı uygulaması ve hakedişe düşülen notlara istinaden tamiratları yapılmış olup, ... Yapı San. ve Tic. A. Ş.’ye 29.07.2020 tarihinde tamamlanmış ve eksiksiz teslim edilmiştir.” şeklinde olup, söz konusu belgenin ....AŞ adına şantiye şefi İnş. Müh. ... tarafından imzalandığı, yine aynı tarihli hakedişe (söz konusu belgenin hakediş niteliğinde olduğu) düşülen notta “Parkelerdeki ton farklılıkları ve derz açıklıkları giderildiği takdirde her hangi bir sıkıntı yoktur (Metrajlar kontrol edilmiştir)” şeklinde ifade bulunduğu, hakedişe dayanak tarafların imzalarının yer aldığı yeşil defter kayıtlarında yapılan iş miktarının 56744,98 m² olarak belirtildiği, yapılmış işin metrajının 56744,98 m² olarak ifade edilmiş olduğu ancak fiyatlandırmada TL/rulo çarpımıyla tutarın belirlendiğinin görüldüğü, bu miktar üzerinden yapılmış olan fiyatlandırma sonucunda toplam iş miktarının 1.680.741,66 TL olarak hesaplandığı, 1 numaralı hakedişte tespit edilmiş aksaklıkların giderildiği notu düşüldükten sonra yüklenicinin yaptığı toplam iş miktarı 1.680.741,66 TL, yaptığı ilave duvar kağıdı ve parke işlerinin 78.022,23 TL olarak hesaplandığı, 29.07.2020 tarihli düzenlenmiş 2 nolu hakedişte yükleniciye ödenecek tutar 96.297,39 TL olarak belirtildiği, sözleşmede iş bedeli olarak kararlaştırılan taşınmazların devrine ilişkin olarak “Ödemeler ve Şartlar” başlıklı sözleşme ekinde (EK1), “İşin kesin kabulü gerçekleştikten sonra tapu işlemleri yapılacaktır.” düzenlemesini içerdiği, yine sözleşmenin 5.1. maddesinde ise “Bu işin kesin teminatı kesin kabul sonuna kadar geçerli olmak üzere daire tapuları kesin teminat olarak tutulacaktır” hükmüne yer verildiği, esasen bu hükümle, dairelerin devrinin “kesin kabul” işlemlerine bağlanması neticesinde, sözleşmede dairelerin hem imalat bedeli, hem de teminat işlevi gördüğü sonucuna varıldığı, diğer yandan sözleşmenin 37. maddesinde "Kesin Teminat Süresi" düzenlenmiş olup, geçici kabul ile kesin kabul arasında geçecek sürenin kesin teminat süresi olduğu, bu sürenin 12 ay olduğu ve bu süre içerisinde kullanma ile ortaya çıkacak inşaat kusur ve arızalarının giderilmesi için öngörüldüğünün de anlaşıldığı, esasen bu durumun kesin kabule yönelik sözleşmenin 39. maddesinin içeriğinden de anlaşıldığı, 29.07.2020 tarihli belge içeriği ile altında “lamine parkelerin korunması” başlığı altında, kullanım koşullarının ve dikkat edilmesi gereken hususlar ile aynı tarihli hakedişin altına düşülen "parkelerdeki ton farklılıkları ve derz açıklıkları giderildiği takdirde her hangi bir sıkıntı yoktur" yönündeki tarafların imza altına aldığı sözkonusu belgelerden sözleşmenin 35. maddesi düzenlemesi doğrultusunda işin geçici kabule hazır hale geldiği tarihin 29.07.2020 tarihi olduğu sonucuna varıldığı, bu tarihten sonra geçici kabul işlemlerinin yapılmasının ancak şantiye şefinin, davalı işverene tutanağı teslim etmesine bağlı olduğundan, geçici kabul işlemlerinin tamamlanmamasında davacı yanın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, bu noktada davalı ....A.Ş şantiye şefinin işten çıkarıldığını iddia etmekte ise de, bu hususun anılan personelin şantiye şefi sıfatıyla imzaladığı teslim tutanağının geçersizliği sonucunu doğurmayacağının değerlendirildiği, yine bu ifadeden hareketle sözleşmenin 37. maddesine göre kesin teminat süresinin 12 ay olduğu düzenlenmiş olduğundan teminat tarihinin 29.07.2021 tarihinde sona erdiği dikkate alındığında, dava tarihi itibariyle “kesin kabul” şartları oluşmamış olduğundan, davacının 107 nolu daireye ilişkin tapu iptal ve tescil talebinin yerinde olmadığı, davalı şirketin tapu devri borcunun, dava tarihi itibariyle muaccel hâle gelmediği, yapılan imalatların ayıplı olduğunu iddia etmiş olup, sözleşmede davacı tarafça sözleşmenin 47.2 maddesi uyarınca 5 yıl süreyle garanti kapsamında olduğu ve bu sürenin kesin kabulden başlayacağı hüküm altına alındığı, davalı tarafça bu süre içinde ayıp ihbarında bulunmaksızın, imalat bedelinden indirim talep edilebileceği, davalı tarafça daire sahipleri tarafından sunulan 5 adet dilekçe haricinde imalatların ayıplı olduğunu gösteren herhangi bir ayıp ihbarı veya kayıt sunulmamış yahut delil tespiti yaptırılmamış olup, davalı tarafından gecikme cezası tahakkuk ettirildiği ve 25.09.2020 tarihli 460.000,00 TL tutarlı faturanın düzenlenerek davacıya gönderildiği, bu ceza tutarının davacı alacağından mahsubu gerektiği ifade edilmekte ise de, sözleşmede işin süresinin 3 gün içinde yer teslimini müteakip 60 gün içinde tamamlanacağının hükme bağlandığı, eser sözleşmelerinde yer teslimini gerçekleştirmek, iş sahibinin yükümlülüğünde olup (Yargıtay 15.HD'nin 15/04/2013 tarih ve 2012/4198 Esas- 2013/2555 Karar), davalı yanca hangi tarihte yer teslimi gerçekleştirildiğine dair bir kayıt sunulmadığı, yer teslimine ilişkin olarak sunduğu belgenin yalnızca davalı yanca imzalanmış olduğu davacı şirket imzasının bulunmadığı, davacının imalat süresinin hangi tarihte dolduğu ve cezalı sürenin hangi tarihte başlayacağının belirlenemediği, taraflarca ticari defterlerin incelemeye hazır bulundurulduğu adres bildirilmediğinden de, bahse konu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediği, davacı yan dava dilekçesinde; ilave işlerden kaynaklanan alacağın tahsilini talep etmiş olup, davacı tarafından sunulan 29.07.2020 tarihli hakediş ve ekinde yer alan yeşil defterlerin davalı şirket şantiye şefinin imzasını havi olduğu, anılan hakkedişin incelenmesinde; KDV dahil hakediş tutarının 18.275,16 TL; tamiratlar + ilave işler tutarının 8.022,23 TL olduğu, toplam ödenecek tutarın 96.297,39 TL olduğu, davalı tarafça ilave işlerden kaynaklanan alacağın ödendiğine dair bir iddia ileri sürülmediği ve ödeme belgesi sunulmadığı görülmekle, davacının 96.297,39 TL alacağı olduğu kanaatine varıldığı, 29.07.2020 tarihli hakedişe göre davacının hakediş tutarı, tamiratlar ve ilave işlerden kaynaklanan alacağının 96.297,39 TL olduğu, davalı tarafça ilave işlerden kaynaklanan alacağın ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, davacı yanın 96.297,39 TL tutarında alacaklı olduğu, davacının 107 nolu daireye ilişkin tapu iptal ve tescil talebinin, teminat süresi/ kesin kabul tarihinin 29.07.2021 olduğu dikkate alındığında, dava tarihi itibariyle teminat süresi dolmadığından kesin kabul şartlarının varlığı söylenemeyeceği ve dava tarihi itibariyle davaya konu edilen taşınmaz yönünden alacağın muaccel hale gelmediği gerekçesiyle bu talebin yerinde olmadığı kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne, 96.297,39 TL alacağın 29.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... Yapı San. ve Tic. A.Ş.’den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair yönelik istemin her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; davalılardan ....A.Ş. ile arsa sahipleri arasında ... parselde kayıtlı taşınmazla ilgili olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, 05.03.2019 tarihinde ise müvekkili firma ile müteaahit firma arasında “... Projesi”nin ithal duvar kâğıtları ve lamine parke malzeme temini ve uygulaması işi için taşeron sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin ödemeler bölümünde, iş karşılığı olarak davalı müteahhit firmanın diğer davalı arsa sahibi adına olan 98 ve 107 nolu dairelerin müvekkili şirkete devredileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince, müvekkili şirket tarafından gerek arsa sahiplerinin gerekse müteahhit firmanın bütün dairelerine ithal duvar kâğıdı ve lamine parke temin ve uygulanması işleri yapıldığını, müteahhit firma tarafından talep edilen sözleşme dışı işler ile hakedişlerde talep edilen diğer işlerin de tamamlandıktan sonra, 29.07.2020 tarihinde bütün işlerin eksiksiz ve tamamlanmış bir şekilde davalı firma yetkililerince tutanak altına alınarak teslim edildiğini, işlerin teslimi ve buna uygun yapılan hakedişler sonrasında, davalı müteahhit firma tarafından sözleşmede belirtilen ödemelerin yapıldığını ve teslim edilecek olan iki daireden 98 nolu dairenin, sözleşmede belirtildiği şekilde müvekkili şirket adına tescil edildiğini, yine C-107 nolu dairenin de fiili tesliminin gerçekleştiğini, tapu devir işlemlerinin ise yapılmadığını, fiilen teslimi yapılan C-107 nolu dairenin tapu devir işlemlerinin gerçekleştirilmesi için davalılara Ankara 30. Noterliği'nin 16.10.2020 tarih ve 09555 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini ancak cevap verilmediğini, sözleşmeye konu işlerin gerekli denetim ve kontrollerden sonra 29.07.2020 tarihli iş teslim tutanağı ile işin kabulünün gerçekleştirildiğini, öte yandan davalı tarafça süresinde sunulmayan cevap dilekçesindeki delillere, iddia ve savunmaların genişletilmesine muvafakatlarının olmadığının yargılamada beyan edildiğini, mahkemece bu itirazlarının dikkate alınmadan davalıların iddia ve beyanları dikkate alınarak Hukuk Muhakemeleri Kanununa aykırı yargılamaya devam edildiğini, taraflar arasında imzalanan 09.11.2019 tarihli hakediş tutanağı ile birlikte işin tamamının teslim edildiğini ancak şantiye şefi ... tarafından "parkelerdeki ton farklılıkları ve derz açıklıkları giderildiği takdirde herhangi bir sıkıntı yoktur. Metrajlar kontrol edilmiştir." denilmek suretiyle işlerdeki eksiklerin bildirildiğini, belirtilen eksikliklerin tamamlanması için ekiplerin gönderilerek, eksikliklerin tamamlandığını, davalı tarafın, düzenlenen hakediş raporları ve sözleşme gereği teslim edilmesi gereken belgeleri teslim aldığını ve hakedişler gereği verilen 4 farklı çek bedelini müvekkili firmaya ödediğini, 09.11.2019 tarihli 1 nolu hakediş tutanağı sonrası şantiye şefi ... ile imza altına alındıktan sonra müvekkili firmaya yine ödeme yapıldığını, müvekkilinin taşınmazı talep etmekte haklı olup, kesin kabul prosedürünün işletilmediği yönündeki değerlendirmelere üstünlük tanınamayacağını, taraflar arasındaki mevcut olan anlaşmaya istinaden davalılara Ankara 30. Noterliği'nin 09555 yevmiye ve 16.09.2021 tarihli ihtarnamesi tebliğ edilerek, C 107 nolu dairenin müvekkili şirket adına tescili ve bakiye alacaklarının talep edildiğini, dava açılmadan önce de yine taraflar ile arabuluculuk toplantısı yapıldığını ancak netice elde edilemediği gibi davalılar tarafından bu görüşmelerde herhangi bir talepte de bulunulmadığını, arsa sahipleri ve müteahhit firma da kendi aralarında anlaşmazlıklara düşmüş olup, davalılar ile anlaşma zemini sağlanamadığını ve sözleşmedeki son hakediş ve kabul prosedürünün işletilemediğini, bu nedenle zorunlu olarak dava açıldığını, 09.11.2019 tarihli hakediş tutanağı ile birlikte müvekkilince üstlenilen imalatların teslim edildiğini, 29.07.2020 tarihli teslim tutanağı ile müvekkili firmaca üstlenilen işin tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, müvekkiline verilmesi gereken taşınmazın dahi Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/624 Esas sayılı dosyasında davalılarca talep edildiğini ve müvekkilinin hiçbir şekilde muhatap bulamadığını, işin tam ve eksiksiz yapıldığına ve kabulüne ilişkin olarak da işbu dava dosyasında talepte bulunulduğunu, dava açılış tarihi itibariyle mahkeme tarafından taşınmaz kaydına tedbir konulmamış olsaydı, dava konusu taşınmazın kötüniyetli olarak üçüncü kişilere devir ve tescil edileceğini, dolayısı ile tarafların anlaşma zeminini sağlayamaması ve dava açılış tarihi itibari ile işbu davanın açılmasından başka bir çare olmadığını ve dava açılış tarihi itibariyle şekli gerekçeler nedeni ile kesin kabulün bulunmadığı değerlendirmelerinin kabul edilemeyeceğini, sözleşme ekinde EK1 başlıklı "Ödemeler ve Şartlar" belgesininde de yazılı olduğu üzere "İş karşılığı verilecek olan dairelerin teslimi: İşin kesin kabulü gerçekleştikten sonra tapu işlemleri yapılacaktır." 98 numaralı dairenin müvekkili şirkete teslim ve tescil edilmiş olup, bu durumdan da taraflar arasında kesin kabulün gerçekleştiğinin anlaşılacağını, davalıların kendi aralarında uyuşmazlıklar bulunduğunu, ana yüklenici ... A.Ş.'nin diğer davalı kooperatife Ankara 2. Noterliği'nin 16.10.2020 tarih ve 21784 yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğiin ve ihtar içeriğinde de dava konusu inşaat işinin tamamlandığını ve iskan işlemlerinin başlanıldığı gerekçesi ile kendilerine ödeme yapılmasının talep edildiğini, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/624 Esas sayılı dosyasındaki bu ihtarnamenin müteaahhidin kesin kabulüne ilişkin kabullerinin bulunduğunu, yine dosyasında mevcut 29.07.2020 tarihli tutanağın işin kabulüe ilişkin bir tutanak olduğunu, mahkemece Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/624 Esas sayılı dosyası bu dava dosyası arasına alındığını ancak ne bilirkişi raporlarında ne de mahkeme hükmünde değerlendirmeye tabii tutulmadığını, 2022/624 Esas sayılı dosyada mevcut 30.12.2020 tarihli protokol ve eki altında ana yüklenici ... ve ... Kooperatifinin imzası olan inşaat işindeki eksik işlere ilişkin olarak tutulmuş bir tutanağın ekinde sıralanan eksik işler arasında hiçbir şekilde müvekkilinin yapmış olduğu duvar kağıdı ve parke işlerinin anılmadığını, taraflarca kendi aralarında tespit edilen eksikliklere ilişkin tutanağın da müvekkilinin işlerinin tam ve kusursuz bir şekilde ifa ettiğinin ve işin kabul edildiğinin ispatı niteliğinde olduğunu, iskan başvurusu yapılan inşaat için inşattaki işlerin kesin kabullerinin yapıldığının kabulü gerektiğini, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/624 Esas sayılı dosya konusunun, inşaattaki eksik ve projeye aykırılıklar değil, Çankaya Belediyesi'ne 1.500 m² Hanımlar Lokali'nin yapılmamış olmasından kaynaklandığını, ana yüklenici ve kooperatif arasında akdedilen ana sözleşmede de yer alan 1.500 m²'lik Hanımlar Lokali'nin yapılmadığını ancak diğer bütün daire ve işyerlerinin bulunduğu yapının tamamlandığını, hanımlar lokalinin yapılmamış olması sebebiyle ana yüklenici ve kooperatifin kendi arasında uyuşmazlığa düştüklerini ve birbirlerine karşı davalar açtıklarını, kötü niyetli olarak birbirlerine vermeyi taahhüt ettikleri taşınmazları başkalarına satmaya ve mal kaçırmaya başladıklarını, müvekkili şirket ile davalıların bir araya gelip sözleşmede yazılı hükümleri yerine getirmesinin mümkün olmadığını, aksine vermeyi taahhüt ettikleri taşımazları kendi nam ve hesaplarına tescil ettirmek istediklerini, TBK'nın 136.maddesi gereğince müvekkili şirketin ifa borcunun sona erdiğini, kesin kabul prosedürünün işletilmediği yönündeki değerlendirmelere üstünlük tanınamayacağını, dosyaya kazandırılan rapor içeriğinde de tespit edildiği üzere, davalının şantiye şefi ile birlikte imza altına alınan 29.07.2020 tarihli kabul belgesinin nitelendirilmesinin mahkemeye bırakılmış ise de, sözleşmedeki kesin kabul prosedürünün uygulanmadığının ifade edildiğini, her ne kadar sözleşmedeki prosedür işletilmemiş ise de söz konusu tapunun müvekkili adına tescili gerektiğini, sözleşme gereğince müvekkiline ait olması kararlaştırılan tapulardan birinin müvekkili adına tapuda tescil edilmişken, diğerinin tapuda devredilme ancak fiilen teslim edildiğini, tapulardan birinin verilmiş olmasının dahi devir koşulların gerçekleştiğinin en büyük kanıtı olduğunu, mahkemece taraflar arasındaki alacak-borç hesabının çıkarılacak olup işin tasfiye edilmesi gerektiğini, yani bir nevi kesin hakedişin mahkemece çıkarılacağını, artık işbu dava varken tarafların kesin kabul prosedürünü işletmesinin mümkün olmadığını, keza şekli anlamda bir prosedürün işletilmemiş olmasının müvekkilinin tapuyu talep edemeyeceği şeklinde yorumlanamayacağını, taraflar arasındaki kesin hesap hususunun dava konusu olup, yapılan inceleme neticesinde kesin hesap çıkarılıp kesin kabule ilişkin işlemlerin mahkemece yapılması gerektiğini (Yargıtay 15. HD'nin 24.12.2015 tarih ve 2015/742-6612 E-K), mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....AŞ vekili istinaf başvurusunda; usule ilişkin olarak, sözleşmenin 54.maddesi gereği hakem heyeti şartı bulunmakta olup, bu gerek yerine getirilmeden açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkili adına kendisine tebligat yapılan ...'ın müvekkili şirketin sıradan bir işçisi olup, tebligat almak gibi bir yetkisinin bulunmadığını, yapılan tebligat usulüne uygun dahi olsa, zamanaşımı, görev gibi 2 haftalık süre içerisinde sunulması gereken itirazların dilekçede yer almadığını ve davanın soyut inkarı çerçevesindeki beyanlarının yapılabildiğini, sözleşme gereğince geçici ve kesin kabulün şirket yetkilisi ile yapılmak zorunda olunduğunu, davacının bunu yerine getirmediği sürece, başka bir inceleme ve araştırma gerektirmeden davasının reddi gerektiğini, çünkü müvekkilinin ödemezlik defi ileri sürme hakkının bulunduğunu (TBK'nın 97.madde), Yargıtay'ın da bu fonksiyonunu en iyi yerine getirecek şekilde söz konusu defi’yi uyguladığını (Yargıtay 4. HD'nin 25.01.1980 tarih ve 1980/11685-878 E-K, Yargıtay 15. HD'nin 08.12.1988 tarih ve 1988/1442-4237 E-K), müvekkilinin bedel borcuna ilişkin bakiye bedeli ödememesi -şayet davacı tüm edimini eksiksiz olarak yerine getirseydi dahi- davacının teminat mektubu verme borcunu ihlali karşısında TBK'nın 97.maddesinde anılan ödemezlik def’i kuralına göre haklı olup, borca aykırılık oluşturmayacağını, sözleşme prosedürüne uygun geçici kabul/ kesin kabul bulunmadığını, mahkemenin "...işin geçici kabule hazır hale geldiği tarihin 29/07/2020 tarihi olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu tarihten sonra Geçici Kabul işlemlerinin yapılması, ancak şantiye şefinin, davalı işverene tutanağı teslim etmesine bağlı olduğundan, geçici kabul işlemlerinin tamamlanmamasında davacı yanın herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu noktada; davalı ... A.Ş şantiye şefinin işten çıkarıldığını iddia etmekte ise de, bu hususun anılan personelin şantiye şefi sıfatıyla imzaladığı teslim tutanağının geçersizliği sonucunu doğurmayacağı.." değerlendirmesinin hukuka aykırı olup, kabulünün mümkün olmadığını, davacının sözleşmeye uygun şekilde işveren ile hakediş yapması gerektiğini ve ödeme için işveren onayının şart olduğunu şantiye şefi olarak görülen ...'ın müvekkilince işine son verilen ancak işçi çıkarma yasağı olduğu için işten çıkışının verilmediği, izinde bulunan bir kişi olup, sözleşme hükümlerince yalnızca kontrollük imzası değil ödeme için işveren imzası da arandığını, hukuka aykırı olarak davacı tarafça her ne kadar ilave işlerden kaynaklanan alacağın tahsilini talep edilmişse de, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, itirazlarının dava sürecinden itibaren yinelendiğini, mahkemece, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından sunulan 29/07/2020 tarihli hakediş ve ekinde yer alan yeşil defterlerin müvekkilinin şantiye şefinin imzası olduğu gerekçesiyle 96.297,39 TL borçlu olduğu kanaatine varılmış ise de, kabulünün mümkün olmadığını, esasen, davacı yanca dosyaya sunulan belgelere bakıldığında sözleşmenin 7.maddesinde yer alan evrakların olmadığı gibi, bir araya getirilmesi mümkün olmayan Rulo, m2, m3 hesaplarının alelacele işlendiğini ve hiçbir işveren imzası olmadan yalnızca ... imzası taşıdığının görüldüğünü ancak ... imzası tek başına geçici veya kesin kabul için yeterli olmadığını, davacının işin garantisini verdiğini, kesin kabulün henüz yapılmadığını, dolayısıyla müvekkilinin henüz ihbar süresinin dahi başlamadığını, kaldı ki, müvekkilinin hiç ihbarda bulunmasaydı dahi, davacının garanti vermiş olması karşısında yine yasal haklarına bir halel gelmeyeceğini, sözleşmenin 47.2.maddesinde garanti düzenlemesinin bulunduğunu, müvekkilinin halen davacının yaptığı ayıplı ve eksik işleri ileri sürme hakkının bulunduğunu, davacının alacaklı değil borçlu olduğunu, davacının sözleşmedeki diğer unsurları da yerine getirmediğini, sözleşmenin 14. madde gereğinin yerine getirilip getirilmediği konusunda halen müvekkiline bilgi verilmediğini, sözleşmenin 19.maddesi gereğince kullanılması gereken malzemelerin kullanılmadığını, malzeme onayının müvekkiline sunulmadığını, sözleşmenin 22.5 hükmü gereği bir süre uzatım talebi olmamasına rağmen işin zamanında bitirilmediğini, sözleşmenin 35.maddesinde yer alan geçici kabul işlemlerinin ve 39.maddesindeki kesin kabullerin yapılmadığını, sözleşmenin 47.2 maddesi gereğince garanti yükümlülüğünün bulunduğunu, SGK işlemleri, ödemelerinin yapılıp yapılmadığı belli olmayıp, sözleşmenin damga vergisi makbuzunun halen müvekkiline iletilmediğini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının ilave işlerden kaynaklanan herhangi bir alacağı bulunmadığını, sözleşmesel edimini yerine getirmeyen davacının bu aşamada bir talepte bulunabilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak, tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ....AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı ....A.Ş (Eski Ünvanı: ... Yapı...A.Ş) tarafından 26.12.2013 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesiyle akidi olan SS ... Konut Yapı Kooperatifi aleyhine açılan Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/624 Esas sayılı tapu iptal ve tescil davasında, esasa ilişkin kurulacak hükme dayalı ....AŞ'nin hak sahibi olacağı bağımsız bölümlere göre davacının akidi olan ....AŞ'den talepte bulunabileceğinin anlaşılmasına, sözleşme dışı yapılan imalat yönünden davalı ....AŞ şantiye şefinin imzasının bulunduğu, ödenen 1 no'lu hakedişte de şantiye şefinin imzasının bulunduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekili ile davalı ....AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı ....AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada; -Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, -Davalı ....AŞ'den alınması gereken 6.578,07 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL+ 1.216,92 TL olmak üzere toplam 1.644,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.933,55 TL harcın davalı ....AŞ'den tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı ile davalı ....AŞ tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04.06.2025 Tarihli Resmî Gazete’de Yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi dikkate alınarak belirlenen temyiz kesinlik sınırı ve HMK’nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay’da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır