11. Hukuk Dairesi 2013/11254 E. , 2013/15167 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.05.2013 tarih ve 2013/88-2013/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekç…
**11. Hukuk Dairesi 2013/11254 E. , 2013/15167 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.05.2013 tarih ve 2013/88-2013/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati tedbir isteyen davacı karşı davalı vekili, dağıtılmayan kardan kaynaklanan bedelin tahsili ile müvekkilinin şirket ortaklığından haklı nedenle çıkması taleplerini içeren dava dilekçesi ile davalı şirkete ait taşınmazların ve araçların üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şirkete kayyum tayin edilerek şirket müdürünün yetkilerinin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, HMK'nın 389. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği ve tedbir konulması istenilen taşınmazlar ile araçların dava konusu olmadığı gerekçesiyle bu yöndeki istemin reddine, davacı yanın şirket müdürünün yetkilerinin durdurularak şirkete kayyum tayin edilmesine yönelik isteminin ise, şirkete kayyum tayininin ancak organ boşluğu olması durumunda mümkün bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olgularla, davacının iddiaları nazara alındığında davacının talebinin şirkette bir organ boşluğu bulunmasına değil aksine şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür bulunmakla birlikte şirketin kötü yönetilmesi sebebine dayandığı, bu durumda, TTK’nın 630 maddesinin 2. fıkrası uyarınca şirketi temsil yetkisine sahip müdürün azlini gerektirici sebeplerin bulunup bulunmadığı hususunun irdelenmesinin gerektiği, dosyaya bu aşamada sunulan delillerden bu husus belirlenemediği gibi esasen bunun belirlenmesinin de yargılama sonucu mümkün olabileceği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Kararı ihtiyati tedbir isteyen davacı karşı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati tedbir isteyen davacı-karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati tedbir isteyen davacı-karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.