4. Ceza Dairesi 2022/3045 E. , 2025/1112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1724 E., 2020/1264 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan ...'un, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden alınan güncel nüfus kaydına göre hükümden sonra 30.07.2021 tarihinde ölmesi, 5271 sayılı Kanun'un 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kalması ve vekalet ilişkisinin sona ermesi, katılanın yasal mirasçısı .......'un 26.08.2021 tar
**4. Ceza Dairesi 2022/3045 E. , 2025/1112 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1724 E., 2020/1264 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılan ...'un, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden alınan güncel nüfus kaydına göre hükümden sonra 30.07.2021 tarihinde ölmesi, 5271 sayılı Kanun'un 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kalması ve vekalet ilişkisinin sona ermesi, katılanın yasal mirasçısı .......'un 26.08.2021 tarihli dilekçe ile ekinde sunduğu vekaletname ve mirasçılık belgesine göre vekili vasıtasıyla davaya katılma talebini bildirmiş olması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca yasal mirasçı...'un katılan, vekilinin ise katılan vekili olarak davaya katılmasına karar verilmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Müteveffa katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın sosyal paylaşım sitesinde katılana yönelik olarak paylaştığı sözlerin hakaret suçunun unsurlarını oluşturduğuna, hakaret kastının bulunduğuna, sözlerin eleştiri boyutunu aştığına, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. 2. Katılan mirasçı vekilinin temyiz istemi; ...'un 30.07.2021 tarihinde vefat ettiğine, müteveffa müvekkilinin yasal mirasçısı ve eşi olan müvekkili...'un katılmak ve davaya devam etmek istediğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Doğal haklardan kabul edilmiş ifade hürriyeti çoğulcu demokrasilerde vazgeçilemez ve devredilemez bir niteliğe sahiptir. Düşünce hürriyeti insanın özgürce fikirler edinebilme, edindiği fikirleri ve kanaatlerinden dolayı kınamaya tabi tutulmama ve düşüncelerini meşru yöntemlerle dışarı vurabilme özgürlüğüdür. Demokrasinin olmazsa olmaz şartlarından olan ifade hürriyeti bir çok hak ve özgürlüğün temelidir. Bu özelliğinden dolayı ifade hürriyeti bir çok uluslararası belgeye konu olmuş ve Anayasa'da da ayrıntılı düzenlemelere tabii tutulmuştur. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 10. maddesinin birinci fıkrasında "herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir" denilmektedir. Anayasa'nın 26. maddesinde "Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayınların izin sisteminin bağlanmasına engel değildir." şeklinde düzenleme bulunmakta, ayrıca Anayasa'nın 26. maddesinde ifade özgürlüğünün kullanımında başvurulacak araçlar olarak söz, yazı, resim veya başka yollar şeklinde ifade bulunmaktadır. Ayrıca, Anayasa'nın 26. maddesinde ifade özgürlüğü herkesin söz, yazı, resim veya başka yollarla düşünce ve kanaatlerini açıklama ve yayma hakkını ve buna bağlı olarak haber veya görüş alma-verme özgürlüğünü kapsamaktadır. Bu çerçevede ifade özgürlüğü kişinin haber ve bilgilere başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilmesini, düşünce ve kanaatlerinden dolayı kınanamaması ve bunların tek başına ve başkalarıyla birlikte çeşitli yollarını serbestçe ifade edebilmesi, savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına gelmektedir. İfade özgürlüğü, iyi karşılanan veya rahatsız edici bulunmayan ya da kayıtsız kalınan bilgi ve fikirler için değil, aynı zamanda saldırgan bulunan, sarsıcı bir etki yaratan veya rahatsız eden türdeki bilgi ve fikirler için de geçerlidir. Bunlar demokratik toplumun vazgeçilmez özelliği olan çoğulculuğun, açık fikirliliğin ve hoşgörünün gereğidir. Ancak ifade özgürlüğü başkalarını küçük düşürücü, incitici, hakaret edici ve onlara saldırgan ifadeler kullanılmasını ve şiddete teşvik etmeyi de içermez. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları doğrultusunda ifade özgürlüğünün sınırlarını yukarıdaki sayılı hususlar oluşturmaktadır. AİHM'nin ve Yargıtayın kararları ışığında hakaret suçu değerlendirilirken mağdurun sade vatandaş, kamuya mal olmuş kişi, kamu görevlisi veya siyasetçi olup olmamasına göre değerlendirilme yapılması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında; sanığın savunması, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın katılana yönelik sosyal paylaşım sitesinde yazdığı sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Sakarya 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.