11. Hukuk Dairesi 2024/2329 E. , 2025/2265 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.04.2025 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili…
**11. Hukuk Dairesi 2024/2329 E. , 2025/2265 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.04.2025 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava dışı ... Özel Eğitim Tıbbi Malzeme... A.Ş. hissedarları iken 28.03.2014 tarihli hisse devir sözleşmesiyle %58 hissenin 5.100.000,00 TL karşılığında davalıya devredildiği, bu bedelin bir kısmının nakit olarak ödendiğini, kalan bakiye için çek verildiğini, davalının devir sözleşmesinin 3. maddesi gereğince davacılara verdiği 1.137.931.03 TL bedelli çeki iade aldığını, sözleşmenin 3.e bendine göre "devir tarihi itibariyle bilançoda görülen alacaklar ve borçlar satıcılara aittir" yine 3.o bendi gereğince de "hisse devir öncesi işlemlerden doğabilecek Vergi Daireleri, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Müdürlüğünden doğabilecek idari para cezalarından alıcılar sorumludur, satıcılar sorumlu değildir" düzenlemesinin bulunduğunu, devir sözleşmesinin ekler bölümünde de yazıldığı üzere sözleşme ile birlikte davalıya bilanço, mizan, vergi dairesinden ve SGK'dan alınan "borcu yoktur" belgesinin teslim edildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre davalının davacıdan iade aldığı 1.137.931,03 TL tutarında çek sebebiyle devir bedeli borcu bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile hisse devir sözleşmesi gereğince şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların sahip olduğu %58 oranındaki payı karşılığında toplamda 5.100.000,00 TL'ye anlaşıldığını, dava dilekçesinde hisse devir sözleşmesi gereğince davacıya teslim edilen 01.08.2014 tarihli 1.137.931,03 TL bedelli çekin iade alındığı iddia edilmiş ise de, söz konusu çekin davacı tarafından iade edilmesinin sebebinin davacının devir sonrası devre konu şirket kayıtlarında yapılan inceleme sonucu ortaya çıkan ve davacıların sorumluluğu bulunan bedellerin mahsup edilmesi sonucu çekin bedelsiz kalması olduğunu, satış sözleşmesinin 3. maddesinde şirket kayıtlarındaki gerçeğe aykırı durumdan satıcıların hisseleri oranında sorumlu tutulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında davacıların dava dışı ... Özel Eğitim Tıbbi Malzeme... A.Ş.'deki hisselerinin devrine yönelik olarak 28.03.2014 tarihli satış sözleşmesinin imzalandığı, 31.03.2014 tarihinde davacı ve davalı şirket yetkililerince şirketin fiili kasa sayımı yapılarak kasa devir tutanağının düzenlenmiş olması gerektiği, ancak davalının kasa tutarına ilişkin yasal dayanak sunmadığı, SGK tarafından şirket hak edişinden kesinti yapılarak tahsil edilen 96.000,00 TL cezanın davacılar tarafından devirden önce işletilen ... Hastanesinin 2012 yılı işlemlerinden kaynaklandığı, sözleşmenin 3.o bendindeki "hisse devir öncesi işlemlerden doğabilecek Vergi Daireleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Sağlık Müdürlüğünden doğabilecek idari para cezalarından alıcılar sorumludur, satıcılar sorumlu değildir" düzenlemesi göz önüne alındığında söz konusu cezai işlemden davalı alıcının sorumlu olması gerektiği, tüm bu hususlar göz önüne alındığında davacı tarafa sözleşme konusu borcun ödenmesi için verilen ve daha sonra davacı tarafça herhangi bir bedel alınmaksızın davalı tarafa iade edilen çek bedeli olan 1.137.931,03 TL'den davalı iddiaları doğrultusunda mahsup edilmesi gerektiği belirlenen SGK fatura kesintileri tutarı olan 255.176,74 TL'nin mahsubu ile bulunan 882.754,29 TL alacağın hüküm altına alınması gerektiği, davalının dava ve ıslah tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bakiye hisse devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davacıların dava dışı ... Özel Eğitim Tıbbi Malzeme... A.Ş.'nde sahip oldukları hisseleri 28.03.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalıya devrettiği, devir bedelini bir kısmını peşin bir kısmını ise çek olarak aldıkları, ancak çekin davalı tarafça iade alındığı, yerine yeni bir çek verilmediği gibi nakit olarak da ödeme yapılmadığı iddiasıyla hisse devir bedelinin tahsili talep edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde çek bedeli kadar alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik, 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.07.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.137.931,03 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı tarafça ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunulmuş ise de İlk Derece Mahkemesince bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı gibi istinaf başvurusunda da ıslah edilen tutara ilişkin itirazlarını yinelemiş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır. O halde, Mahkemece, davacıların taleplerinin hisse devir bedeline ilişkin olduğu ve uygulanacak zaman aşımı süresi de gözetilerek, ıslah edilen tutar yönünden davalının zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğinden kararın bu yönüyle davalı yararına bozulması gerekmiştir. 2.Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.