6. Ceza Dairesi 2013/5069 E. , 2015/44019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Mağdur ... 19.12.2006 tarihli ifadesinde, "İki genç çocukla ağız dalaşı yaptığını, şahısların ayrıldıktan yarım saat sonra tekrar yanına geldiklerini, o esnada internet cafede olduğunu, şahısların kendisini dışarıya çağırdığını, içlerinden birisinin kendisine döner
**6. Ceza Dairesi 2013/5069 E. , 2015/44019 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Mağdur ... 19.12.2006 tarihli ifadesinde, "İki genç çocukla ağız dalaşı yaptığını, şahısların ayrıldıktan yarım saat sonra tekrar yanına geldiklerini, o esnada internet cafede olduğunu, şahısların kendisini dışarıya çağırdığını, içlerinden birisinin kendisine dönerek elindeki bıçağı sol göğüs kalp hizasına sapladığını, ikinci bıçağı sol kalçasına atarak kendisini yaraladığını", 22.12.2006 tarihli ifadesinde ise, "İnternet cafeden çıktığında 3 şahsın yanına geldiğini, kendisinden para istediklerini, içlerinden 19- 20 yaşlarında olan birisinin cebine elini sokarak 20.- TL'sini aldığını, 'diğer cebinde ne var' diye sorması üzerine geri çekildiğini, bunun üzerine bıçakla göğsüne vurduğunu, kaçmaya başlayınca sonraki bıçak darbesinin kalçasına isabet ettiğini, şahısların arasında ....'ın da olduğunu" beyan etmiş, ... 23.12.2006 tarihli ifadesinde, ... ve arkadaşlarıyla sokakta karşılaştıklarını, mağdur ve arkadaşlarının kendilerini yanlarına çağırıp dövdüklerini, bunun üzerine oradan ayrılıp ... ve ... isimli kişilere durumu anlatığını, sonrasında ne olup bittiğini bilmediğini, zira Gökhan ve Memiş isimli kişilerle olay yerine gittiklerinde, ... ve ... kendisini geri gönderdiklerini" söylemiştir. Sanık .....'in, tüm aşamalarda mağdur ... bıçakla yaraladığını kabul ettiği, ancak yağma olayını kabul etmediği görülmektedir. Hazırlık aşamasında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan ...., "Sanık ... ile oturdukları sırada yaşı küçük iki erkek şahsın dayak yemiş vaziyette yanlarına geldiğini, sanık ... 'gel çocukları kim dövmüş bir bakalım' demesi üzerine mağdur ... yanına gittikleri, konuşma sırasında ... ile sanık ... arasında tartışma çıktığını, ancak araya girdiklerini, daha sonra sanık ... bir kaç arkadaşını aradığını, mağduru internet cafede gördüklerini, sanık ... mağdur ... dışarıya çağırdığını, dışarda karşılıklı durdukları esnada sanık ... mağdur ... doğru birkaç kez bıçak salladığını, mağdur ... kaçması üzerine sanık ... bir müddet kovaladığını, sonra yanlarına geldiğini beyan ettiği" görülmüştür. Bu ifadelerin ardından 22.02.2007 tarihinde yağma suçundan sanıklar ... ve ... hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bu karar, 21.03.2007 tarihinde mağdur vekilinin, eylem neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığı, olayın gasp suçunu oluşturduğu, savcılığın sadece şüpheli ifadesi doğrultusunda karar verdiği, dolayısıyla kararın kaldırılması gerektiği gerekçesiyle yaptığı itiraz üzerine kaldırılarak, 28.03.2008 tarihinde sanık ... hakkında yağma suçundan iddianame tanzim edilmiştir. Yukarıda anlatılan ifadeler ve verilen bilgiler doğrultusunda dosyayı kritik etmeden önce genel hatlarıyla delillerin önemi ve ispat değeriyle ilgili şu açıklamayı da yapmakta fayda vardır; Öncelikle ceza muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Buna ulaştıracak araçlar ise delillerdir. Deliller; samimi açıklamalar, tanık beyanları, sanık ve tanıktan başka kişilerin açıklamaları, tutanaklar özel yazılı açıklamalar, suç konusu ve/veya alet olayın parçası iken, olay yerinde kalan her türlü iz ve eserdir. Kısaca bütün ispat araçları delildir. Soyut olarak deliller eşdeğerdedir. Eylem veya eylemlerin bir suç olup olmadığının belirlenmesi için, eylemin olup olmadığı kanıtların yorumu ile saptanır. Hakim hangi kanıtı nasıl yorumladığını ve sonuca nasıl ulaştığını, hangi kanıtı diğerinden üstün tuttuğunu gerekçede açıklar. Deliller zümresinde tanık anlatımı, ceza muhakemesinde önemli bir yer işgal etmektedir. Tanık olayın taraflarından olmayan ve olay ile ilgili olarak beş duyusu ile edindiği bilgileri açıklayan kimsedir. Hakim ispat konusunda mantık kuralları ile de bağlıdır. Dosyadaki deliller ve dikkat çekilen genel hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde; mağdurun aşamalarda değişerek gelişen anlatımları, sanığın ise her aşamada değişmeyen beyanı dikkate alındığında, öncelikle taraflar arasında gerçekleşen ve yaralamayla neticelenen olayda, mağdurun parasının alınması suretiyle yağma eylemine maruz kaldığı konusunda duraksama olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mağdurun ifadeleri arasındaki çelişki giderilmeden, iddia olunan eylem ve öncesine tanık olan ... ile ...'in ifadeleri alınmadan yargılamaya devamla, mağdurun 19.12.2006 tarihinden sonra verdiği ifadelere de neden üstünlük tanındığı tartışılıp ortaya konulmadan; ...Çocuk Mahkemesinin 2007/105 Esas sayılı, şikayetçisi .., suç tarihi 17.12.2006, suçu bıçakla yaralama olan, ... TCK'nın 86/1-3-e, 87/1-d, 31/3.maddeleri gereğince cezalandırılmasının istendiği derdest olan dava dosyasının konusunun aynı olduğu görülmekle, dosyaların olanaklı ise birleştirilmesi olanaklı değilse bu kez celp edilip bu dosyaya yansıyan deliller de incelendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yetinilip, yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.