İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/10/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili bankanın davalının konkordato komiserliğine yaptırdığı alacak kaydı talebinin bir kısmının reddedildiğini, müvekkilince genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davalı borçlu şirketin açtığı İstanbul Anadolu 3. ATMnin 2018/1146 Esas …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1903 KARAR NO : 2025/1740 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/12/2021 NUMARASI : 2021/109 Esas 2021/1307 Karar DAVA: Çekişmeli Alacağın Konkordato Kapsamında Depo Edilmesi ve Tahsili DAVA TARİHİ: 08/02/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/10/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili bankanın davalının konkordato komiserliğine yaptırdığı alacak kaydı talebinin bir kısmının reddedildiğini, müvekkilince genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davalı borçlu şirketin açtığı İstanbul Anadolu 3. ATMnin 2018/1146 Esas sayılı konkordato davasında, 25/11/2020 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini ve bu kararın 03/12/2020 tarihinde ilan edildiğini, konkordato komiserliğine süresinde ibraz edilen 30/05/2019 tarihli alacak bildirim dilekçelerine göre, konkordato kesin mühleti verilen borçlu şirketten kayıt tarihi itibariyle 193.204,50-TL nakit ve 334.890-TL gayri nakit olmak üzere toplam 528.094,50-TL alacak kaydı yapılmasının talep edildiğini, müvekkili bankanın, davalının konkordato komiserliğine yaptırdığı alacak kaydının bir kısmının davalı tarafından kabul edildiğini, bir kısmının ise reddedildiğini, konkordato komiserliğinin nihai raporunda alacaklarının 157.250-TL olarak ödeme tablosuna dahil edildiğini, davalı borçlu tarafından müvekkilinin bildirdiği alacağının reddedilen kısmı için işbu davayı açtıklarını, tasdik edilen konkordato projesinde ve mahkeme kararında alacaklarının ne kadarlık kısmının reddedildiğinin belirtilmediğini, aynı alacak için dava dışı kefiller aleyhine İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlattıklarını belirterek, müvekkili bankanın davalı/borçludan konkordatoya alacak kaydı tarihi olan 15/02/2019 tarihi itibariyle kabul edilen alacakları dışında 35.954,50-TL nakit, 334.890-TL gayri nakit olmak üzere toplam 370.844,50-TL alacaklarının bulunduğunun tespiti ile bu alacağın davalıdan tahsiline, gayri nakit alacağın ise müvekkili nezdinde açılacak bir hesapta depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı bankanın müvekkili şirketten olan alacak talebinin 30.05.2019 tarihli tutanak ile kayıt altına alındığını, söz konusu tutanak incelendiğinde taraflar arasında asıl alacak tutarı yönünden herhangi bir çekişme bulunmadığının görüleceğini, müvekkili şirketin hazirun cetvelinde davacı bankanın çekişme olmayan alacak tutarına yer verildiğini, davacı bankanın mühlet tarihinden (05.10.2018) sonra işlettiği faizler ile mühletten sonra başlatılan icra takiplerine ilişkin masrafların tahsilini istediğini, davacı bankanın bu taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, davacı bankaya alacağın çekişmeli hale geldiğinin 11.09.2020 tarihli yazı ile bildirildiğini, ilgili yazının davacı bankaya hem mail hem de fiziki olarak ulaştırıldığını, davacı bankaya teminat olarak verilen müşteri çeklerinin tahsil edildiğini, davacı bankanın alacak talebinde bulunurken tahsil ettiği müşteri çeklerini görmezden geldiğini, aynı durumun çek yaprakları için de geçerli olduğunu, 25 yaprak çek dolaşımda olmayıp davacı tarafça iade edilen çeklerin belirtilmediğini,piyasada dolaşımda olan toplam 13 adet çek bulunduğunu, müvekkili şirketin çapraz kefalet ilişkisi içerisinde olduğu dava dışı kefil ... Plastik şirketinin konkordato dosyasına da davacı tarafça 161.814,17-TL nakit ve 34.890-TL çek depo bedeli olmak üzere toplam 196.704,17-TL alacak kaydı yaptırdığını, ancak davacının bu kefaletten kaynaklanan ödemeleri yok saydığını, davacı bankanın kefalet karşılığı açılan gayrinakdi kredi fasıllarına nakit teminat depo edilmesini istediğini, depo edilmesi talep edilen gayrinakdi kredilerin nakde dönmediğini, söz konusu krediler için davacı bankanın bilançosunda karşılık ayrılmadığını ve davacı bankanın inisiyatifiyle 23.05.2021 tarihine vade uzatımı yapıldığını, vade bitiminde banka sorumluluğunun sona ereceğini belirterek, davacı bankanın gerçek alacağının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, kefalet sebebiyle dava dışı ... Plastik tarafından yapılan ödemelerin müvekkili şirketin borcundan tenzil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; yürütülen konkordato tasdik davasında, 04/10/2018 tarihinde geçici mühlet ve 15/02/2019 tarihinde kesin mühlet verildiği, 25/11/2020 tarihinde de hem adi alacaklar hem imtiyazlı alacaklar yönünden tasdik kararı verildiği, verilen tasdik kararının istinaf incelemesinde olduğu, bilirkişi incelemesi sonucunda anlaşıldığı üzere, davacı bankanın adi alacaklı olduğu, geçici mühlet tarihi itibariyle tespit edilen nakit alacağından daha fazlasının projede kabul edildiği, gayri nakit alacak yönünden de, gayrinakdi alacaklar için alacaklıya nisap gücü verilmediği, bu alacakların ancak nakdi alacağa dönüşmesi halinde denetim kayyımına veya mahkemeye müracaat ile bu alacakların da proje kapsamında ödeneceği, aksi halde teminat mektubu tazmin edilmediği sürece (nakdi alacağa dönüşmedikçe) davacı bankanın bu tutarların da ödenmesini/depo edilmesini isteyemeyeceği, konkordato tasdik yargılamasında davacı bankanın alacağının eksik hesaplanmadığı, mühletten sonra komiser onayı olmaksızın doğan alacaklar ile tasdik kararından sonra doğan alacaklar, zaten konkordato kapsamında olmayıp alacaklısının her zaman takip yapabileceği, dava açabileceği, İİK'nın 308b maddesine göre açılan bir davada, geçici mühletten önce doğduğu halde nazara alınmayan bir alacak bulunması gerektiği, bankacı bilirkişi tarafından geçici mühlet tarihi itibariyle bankanın alacağı hesaplanarak, bankanın alacağının konkordato tasdik yargılamasında eksik kabul edilmediğinin görüldüğü, sonrasında yapılan ödemelerin veya sonrasında doğan yeni borçlanmaların bu dava yönünden bir önemi bulunmadığı, ayrıca davalı banka vekilinin rapora itiraz dilekçesinde, tasdik edilen projeye göre de kendilerine bir ödeme yapılmadığını ileri sürmüşse de, bu iddianın da konkordatonun feshi istemi ile açılacak davada incelenecek olup bu davanın konusu olmadığı, yapılan inceleme sonucunda davacı bankanın iddiasının aksine, geçici mühlet tarihi itibariyle daha fazla bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; müvekkili bankanın davalının konkordato komiserliğine yaptırdığı alacak kaydının bir kısmının davalı tarafından kabul edildiğini, bir kısmının ise reddedildiğini, konkordato komiserliğine süresinde ibraz edilen 30.05.2019 tarihli alacak bildirim dilekçeleri ile borçlu şirketten kayıt tarihi itibariyle 193.204,50-TL nakit ve 334.890-TL gayri nakit olmak üzere toplam 528.094,50-TL alacak kaydının yapılmasının talep edildiğini, ancak müvekkiline konkordato komiserliği tarafından alacağın borçlu şirket tarafından ne kadarının kabul ve reddedildiğinin müvekkiline bildirilmediğini, bu nedenle reddedilen kısım bakımından İİK'nın 301. maddesi uyarınca nisaba dahil edilmesi için mahkemeye başvuru haklarının ellerinden alındığını, konkordato komiserliği nihai raporuna göre alacağın 157.250-TL olarak ödeme tablosuna dahil edildiğini, geciktirici koşula bağlı alacakların konkordatoya kaydının mümkün olduğunu, gayri nakit riskin ödenmesinin değil deposunun talep edildiğini, bu nedenle gayri nakit riskin deposuna karar verilmesi gerektiğini, erteleyici koşul gerçekleştiği ya da vade geldiğinde borcun ödenmesi gerektiğini, mahkemece alınan 20.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda vekalet ücreti alacaklarına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını ve hesaplamaya dahil edilmediğini, dava konusu alacağın tahsili için dava dışı kefiller aleyhine İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, vekalet ücreti alacaklarının bu takipten kaynaklandığını, bu nedenle mahkemece itirazları doğrultusunda ek rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, konkordato projesine dahil edilmeyerek çekişmeli hale gelen nakit alacağın İİK'nın 308/b maddesi gereğince tahsili ve gayrı nakit alacağın depo edilmesi istemine ilişkindir. İİK'nın 308/b maddesinde, alacakları itiraza uğramış alacaklıların, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. İİK'nın 288/1 maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. İİK 294/3 maddesi ise “Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde, kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.” hükmünü içermektedir. Anılan kanun maddeleri gereğince kesin mühletin faize ilişkin düzenlemesi geçici mühleti de kapsayacağından, konkordatoya tabi borçlara geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracaktır (Yargıtay 15. HD'nin 2021/2089 E, 2021/2943 K. sayılı ve 23/06/2021 tarihli ilamı). Diğer taraftan konkordato talebini inceleyen mahkemenin, çekişmeli alacağın konkordatoya dahil olmasına veya olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez ise de, İİK'nın 288/1 ve 294/3 maddesi hükümleri gereğince konkordatoya tabi borçlara faiz işlemesinin duracağına dair hükmü ve tasdik edilmesi ile konkordatonun bağlayıcı hale gelmesi karşısında, konkordato devam ettiği sürece mühlet tarihinden sonra işleyecek faizin ayrıca bir alacak davasına konu edilmesi de mümkün olmayacaktır. Somut olayda; davacı banka ile davalı arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıya kredi kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının 19.02.2019 tarihinde kat edilerek keşide edilen aynı tarihli ihtarname ile toplam 243.068,91-TL nakit borcun 1 gün içerisinde ödenmesi, 334.890-TL gayri nakit borcun ise depo edilmesinin ihtar edildiği, kat ihtarının borçluya 20.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, kat tarihinden önce davalının başvurusu üzerine Bakırköy 3. ATM'nin 2018/1146 esas sayılı dosyasında yapılan konkordato yargılamasında, mahkemece davalı şirket hakkında 04.10.2018 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, 2 aylık uzatma kararı sonrasında 15.02.2019 tarihinde 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, 25.11.2020 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 45. HD'nin 16.02.2022 tarihli ilamıyla kararın HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereğince kaldırıldığı, bu karar üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda mahkemece 2022/175 esas numarası üzerinden 11.05.2022 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeksizin 29.03.2023 tarihinde kesinleştiği, konkordato yargılamasında davacı tarafça 30.05.2019 tarihinde 193.204,50-TL nakit ve 334.890-TL gayri nakit olmak üzere toplam 528.094,50-TL alacak kaydı yapılmasının talep edildiği, davalı borçlu tarafından 158.250-TL nakit alacağın kabul edildiği, komiser heyetince de davalı borçlunun kabul ettiği bu alacak miktarının esas alındığı anlaşılmaktadır. Davalı şirket bakımından 25.11.2020 tarihinde konkordatonun tasdikine karar verilmiş, işbu tasdik kararı 14.12.2020 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Davacı tarafça ise işbu dava 1 aylık süreden sonra 08.02.2021 tarihinde açılmıştır.İİK'nn 308/b maddesinde; alacakları itiraza uğramış alacaklıların, tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilecekleri, süresinde dava açmamış alacaklıların, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemeyecekleri, bu durumda yatırılan payın borçluya iade edileceği belirtilmiştir. Bir ay içinde çekişmeli alacaklar hakkında dava açmayanlar, maddi hukuk yönünden alacak hakkını kaybetmezler. Bu kategoriye giren alacaklılar konkordatoya hiç kayıt yaptırmamış süjelerin hukuki statüsüne tabi olurlar ve dava açtıklarında kendilerine bir nevi ihtiyati tedbir olarak ve teminat olarak bir pay ayrılıp bankada bloke edilmez. Konkordato adi nitelikteki bütün alacakları kapsamına alacağından, konkordatoya kayıt yaptırılmaması alacağın ortadan kalkmasına yol açmaz. Ne var ki konkordatoya kayıt yaptırmayan ya da süresinden sonra kayıt yaptıran alacaklı, bu alacak borçlu tarafından kabul edilmediği takdirde, genel hükümlere göre alacağını mahkeme ilamı ile belirlemek zorundadır. Konkordatoya süresinde kayıt yaptırmamanın müeyyidesi konkordato nisap ve oylamasına dahil olmamak ve verilecek teminattan yararlanamamaktır. Bir aylık süre içinde dava açılmamasının müeyyidesi de aynıdır. Davacı tarafından borçlunun itirazına uğrayan çekişmeli alacak niteliğindeki davanın bir aylık süre içinde açılmamış olması halinde, alacaklının hakkı sükut etmediğinden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine sebep olmayacaktır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; geçici mühlet tarihi itibariyle davacının nakit alacağı 228.319,45-TL olup 16.05.2019 tarihinde tahsil edilen 80.128,81-TL'nin düşülmesi sonucunda 148.190,64-TL nakit alacak kaldığı, davacının gayri nakit alacağının ise 17.600-TL 11 adet çek sorumluluk bedeli ile 300.000-TL teminat mektubu bedeli olmak üzere toplam 317.600-TL olduğu görüşü bildirilmiştir. Buna göre somut olayda davacı bankanın geçici mühlet tarihi itibariyle nakit alacağı 228.319,45-TL olsa da 16.05.2019 tarihinde tahsil edilen 80.128,81-TL'nin düşülmesi sonucunda 148.190,64-TL nakit alacağı kaldığı, davacının alacak kaydı talebi üzerine davalı borçlu tarafından 158.250-TL nakit alacağın kabul edildiği, komiser heyetince de davalı borçlunun kabul ettiği bu alacak miktarın esas alındığı anlaşılmakla, davacının davalı borçlu tarafından kabul edilen alacağının üzerinde bir nakit alacağı kalmamıştır. Davacının nakit alacak talebinin 21.040,68-TL'lik kısmı, geçici mühlet tarihinden sonra aynı alacak için dava dışı kefiller aleyhine İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki ilamsız takipten kaynaklanmakta olup, davalı şirket söz konusu icra takibinde taraf olarak yer almamaktadır. Bu nedenle davalı şirketin söz konusu icra takibi nedeniyle vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün değildir. Dolayısıyla davacının davalı borçlu tarafından kabul edilen alacaktan daha fazla bir nakit alacağı bulunmadığından, mahkemece nakit alacak talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Ancak mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının toplam 317.600-TL gayri nakit alacağı tespit edilmiştir. Gayri nakit alacak konusu 300.000-TL teminat mektubu yönünden bankanın riski devam ettiğinden, bu tutar yönünden depo kararı verilmesi gerekirken, mahkemece nakde dönüşmediği sürece gayrı nakit alacağın ödenmesinin veya depo edilmesinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle bu istemin reddine karar verilmesi hatalıdır. Diğer yandan 5941 Sayılı Çek Kanununun 3/9. maddesinde; "Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer." şeklinde düzenleme yer almaktadır. Dosyada mevcut çek suretlerine göre asıl borçlu davalıya teslim edilen çeklerin basım tarihi 08.03.2018 olarak görülmektedir. Dolayısıyla çek basım tarihlerine göre 5 yıllık sürenin istinaf aşamasında 08.03.2023 tarihinde dolduğu anlaşılmakta olup, çeklere dayalı gayri nakit alacak talebinin yargılama sırasında konusuz hale geldiği anlaşılmaktadır. Davanın konusuz kalması halinde ise HMK'nın 331/1 maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdiri gerekmektedir. Sonuç olarak mahkemece davacının nakit alacak talebinin reddine karar verilmesi yerinde ise de teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakit alacak talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle; davacının teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakit alacak talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne,fazla istemin reddine " karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2021 Tarih 2021/109 Esas 2021/1307 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davacının teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakit alacak talebinin kabulü ile 300.000-TL'nin davalı tarafça davacı bankada açılacak faiz getirmeyen vadesiz mevduat hesaba depo edilmesine, çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan depo talebinin konusuz kalması nedeniyle bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, davacının nakit alacak talebinin reddine"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 674,30-TL harçtan mahsubu ile 58,90-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yatırılan 674,70-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 4.000-TL bilirkişi ücreti, 63-TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.063-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.035-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 61-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 305-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2025