7. Hukuk Dairesi 2025/1281 E. , 2025/5206 K. "" MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/941 E., 2024/1171 K. MÜTEVEFFA: ... İLK DERECE MAHKEMESİ: Derik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/542 E., 2023/172 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim…
7. Hukuk Dairesi 2025/1281 E. , 2025/5206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/941 E., 2024/1171 K. MÜTEVEFFA: ... İLK DERECE MAHKEMESİ: Derik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/542 E., 2023/172 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın 02.06.2018 tarihinde öldüğünü ve terekesinde herhangi bir mal varlığı bulunmadığının düşünüldüğünü, mirasın ret süresi geçtikten sonra davalı ... Şirketinin başlatmış olduğu icra takibi üzerine muris ...'ın terekesinin borca batık olduğunun anlaşıldığını belirterek mirasın borca batık olduğunun tespiti ile davacıların mirasçılıklarının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ölüm tarihinde muris hakkında açıkça belli olan veyahut resmen tespit edilen bir aciz hâli bulunmadığını, tarafların alacaklıyı zarara uğratma kastı ile hareket ettiklerini savunarak davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris adına kayıtlı herhangi bir taşınır veya taşınmaz mal varlığı olmadığı, murisin ölüm tarihi öncesi ve sonrası olmak üzere davalı Kuruma 1.306.021,05 TL borçlu olduğu ve pasifleri karşılayabilecek herhangi bir ekonomik değer taşıyan aktif varlığı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacılar yönünden mirasın hükmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris ...'ın 07.05.2018 tarihinde öldüğü, murisin banka hesabında bakiye kaydının bulunmadığı ancak 1.306.021,05 TL tahakkuk eden borcunun bulunduğu, yapılan ekonomik durum araştırmasında muris adına herhangi bir aktif ya da pasif tapu ve araç kaydı olmadığı, herhangi bir kurumda ya da üçüncü kişilerde hak ve alacağının bulunmadığı, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre murisin terekesinin borca batık olduğu; davayı açan mirasçıların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 610/2 hükmü uyarınca terekeyi sahiplendiklerin dair herhangi bir davranışlarının da tespit edilemediği, murisin terekesinin vefat tarihi itibariyle borca batık olduğunun tespit edilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ölüm tarihinde murisin ödemeden aczinin olduğunun tespit edilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini ve davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi ve terekenin borca batık olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, murisin ölüm tarihi itibarıyla terekesinin açıkça borca batık olup olmadığının ve mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadıklarının araştırılması gerekmektedir. 4721 sayılı Kanun’un 605/2 hükmü gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkin talepler, süreye tâbi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibarıyla, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (4721 sayılı Kanun'un 605/2 hükmü). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi hâlinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi hâlde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Açıklanan bilgiler ışığında somut olaya gelince, Mahkemece murisin aktif malvarlığının tespit edilemediği, terekenin borca batık olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırmanın eksik ve hatalı olduğu anlaşılmıştır. Zira murisin aktif malvarlığı olup olmadığı yönünden yapılan araştırmada, ölüm tarihi dikkate alınmadığı gibi murisin ölüm tarihi itibarıyla menkul ve gayrimenkul malvarlığı olup olmadığı yönünden de yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Hâl böyle olunca belirtilen araştırmaların ölüm tarihi itibarıyla yapılarak murisin aktif ve pasifinin durumu tam olarak belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın istek hâlinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.