İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/10/2025 tarih ve 2024/948 E - 2025/879 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın davalı-borçlu ... A.Ş'e defaten gıda malzemesi, temizlik ürünleri, züccaciye ürünleri …
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2470 KARAR NO : 2026/84 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/10/2025 NUMARASI : 2024/948 E. - 2025/879 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/10/2025 tarih ve 2024/948 E - 2025/879 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın davalı-borçlu ... A.Ş'e defaten gıda malzemesi, temizlik ürünleri, züccaciye ürünleri gönderdiğini, bu kapsamda bahsi edilen malların bedeli konusunda 1- 12.07.2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 13.157,40 TL tutarında, 2- 19/07/2024 düzenleme tarihli, ...no.lu 9.817,70 TL tutarında, 3- 26/07/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 16.860,00 TL tutarında, 4-02/08/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 16.220,55 TL tutarında, 5- 09/08/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 9.931,60 TL tutarında, 6- 16/08/2024 düzenleme tarihli, ... nolu 23.724,55 TL tutarında, 7- 23/08/ 2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 7.983,65 TL tutarında, 8- 02/09/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 10.830,30 TL tutarında, 9- 06/09/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 25.419,90 TL tutarında, 10-13/09/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 14.318,75 TL tutarında, 11-20/09/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 6.274,40 TL tutarında, 12-27/09/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 12.956,45 TL tutarında, 13-04/10/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 9.286,00 TL tutarında, 14- 07/10/2024 düzenleme tarihli, ... nolu 3.716,50 TL tutarında, 15- 08/10/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 18.254,35 TL tutarında, 16-11/10/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 20.832,10 TL tutarında, 17-18.10.2024 düzenleme tarihli, ... nolu 12.367,75 TLtutarındaki faturaları tanzim ederek davalıya gönderdiğini, davalı tarafın borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin alacağını tahsil etmek için Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takibin başlattığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye (reeskont avans faizi) ve takip konusu alacağın %207sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tek taraflı düzenlediği, irsaliyeli dahi olmayan ve müvekkiline tebliği yapılmayan faturaların davacı tarafından Kayseri İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından takibe konulduğunu, davacının müvekkili şirkete ürünlerin tesliminin yapıldığını somut delillerle ispatyalamadığını beyanla iş bu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, incelenen ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 225.930,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davanın kabulü ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 225.930,00-TL asıl alacak üzerinden iptaline,asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İtirazın iptaline karar verilen 225.930,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, müvekkili şirket aleyhine, aralarında mevcut ticari ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiği 225.930,00-TL’lik fatura alacağı için Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin, haksız ve dayanaksız bu takibe yasal süresi içinde itiraz ettiğini, akabinde davacı tarafın itirazın iptali davası açtığını, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi raporuna dayanılarak davacının alacağının 225.930,00-TL olduğu kabul edilip, davanın kabulü ile 225.930,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verildiğini, ancak mahkeme kararında delillerin değerlendirilmesinde ve hukuki nitelendirmede açık hataların mevcut olduğunu, bu nedenlerle istinaf kanun yolu ile kararın kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından faturaya ilişkin olarak "Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturaya dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her aman mümkün olan bir belgedir. TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir." denilerek gerekçe oluşturulduğunu, ancak yerel mahkeme tarafından davacının yapmış olduğu malların teslim edildiğine ilişkin bir araştırma yapılmadığını, sadece faturaya dayalı olarak bir karar oluşturulduğunu, yerel mahkemenin, gerekçenin devamında sadece davalının bu borcu ödediğini yasal delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla denilerek davayı kabul ettiğini, ancak bu malların tesliminin yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, malın tesliminin ispat yükünün davacıda olduğunu, 2024 yılında şirket defterlerini tutan mali müşavirin görevini eksik yapması, bildirgelerini SGK ve vergi dairelerine bildirmemesi, ilgili ödemeleri ve çek çıkış belgelerini müvekkili şirkete ait ticari deftere işlememesi sebebiyle işbu dosyaya sunmuş oldukları ticari defterde davacı tarafa yapılan ödemelerin tamamının görünmediğini, bu konuda müvekkili şirketin mağduriyet yaşadığını, mali müşavir tarafından ticari defterlerin eksik ve hatalı tutulmasından kaynaklı yaşadıkları mağduriyete ilişkin olarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/45312 soruşturma sayılı dosyası ile ilgili mali müşavir hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini ve dosyanın bilirkişiye tevdii edildiğini, davacının tek taraflı düzenlediği, irsaliyeli dahi olmayan faturaların, müvekkiline tebliği dahi yapılmadığını, davacının, takibe dayanak yaptığı faturaların usulüne uygun olarak taraflarına tebliğ edildiğini ispatlayamadığını, faturanın tebliği ispatlanmadıkça fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasından söz edilemeyeceğini, yerel mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmış olsaydı söz konusu faturaların şirkete tebliğinin yapılmadığı, faturalardaki ürünlere ilişkin müvekkili şirkete teslim edilmeyen ürünler olduğu, davacı tarafından sunulan belgelerde sadece faturaların bulunduğunun görüleceğini, tüm bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasını kabul etmemekle birlikte, mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, somut olayda faturanın düzenlenmesinin mal tesliminin yapıldığına ilişkin bir kanıt olmadığını, davacının düzenlemiş olduğu faturalar dışında davasını ispat edecek nitelikte, mahkemeye sunmuş olduğu bir belge bulunmadığını, Bu durum da davacının ilgili davada haksız olduğunu gösterdiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, muhasebe kayıtları ve faturaların defterlere işlenmiş olmasının, malın fiilen teslim edildiği anlamına gelmeyeceğini, bu nedenlerle, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hukuki ve somut delil eksiklikleri karşısında hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ilgili faturaların davacı şirket tarafından düzenlenmiş olup, müvekkiline bu faturalara ilişkin mallardan teslim edilenlerin fatura bedelleri 25.04.2024 tarihinde 120.000,00-TL’lik çek ile, 31.05.2024 tarihinde 100.000,00-TL’lik çek ile ve 31.07.2024 tarihinde 170.000,00-TL’lik ödeme ile gerçekleştirdiğini, bu ödemelerin davacı tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunu ve kesin olarak sabit olduğunu, teslim edilmeyen malların ise teslimi yapılmadığı için ödemesinin yapılmadığını, bu durumda, davacının teslim edilmeyen malların bedelini talep etmesinin hukuken dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi raporunda da müvekkili şirketin ticari defterlerinde çek tahsilatının bulunduğunu, davacı tarafın, malın teslimine ilişkin yasal zorunluluk olan sevk irsaliyesi düzenlememiş olup sırf bu sebeple Vergi Usul Kanunu madde 353/2 uyarınca hakkında cezai işlem yapılmasının dahi gerektiğini, malın, bir mükellefin birden çok iş yerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncu veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de, malın gönderen tarafından sevk irsaliyesine bağlanmasının gerekli olduğunu, dolayısı ile malın alıcıya teslim edilmek üzere taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde sevk irsaliyesi düzenlenmesinin yasal bir zorunlu olduğunu, sevk irsaliyesinin, malın teslim anını ve teslim edilen kişiyi gösteren, ticari hayatta teslimin yegane somut ispat aracı olduğunu, faturanın tebliğ edilmemesi, malın teslimatının usulüne uygun irsaliye ile ispatlanamaması ve teslim edilenlerin ödemesinin yapılmış olması gibi temel hukuki ve maddi itirazlarının haklı ve meşru sebeplere dayandığını, müvekkili şirketin itirazının, borcun varlığının şüpheli olması ve ispat eksikliği nedeniyle yapıldığını, bu durumun, itirazın kötü niyetle yapıldığını göstermeyeceğini, dolayısıyla, tazminata hükmedilmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve kararın bu yönden de kaldırılması gerektiğini, teslimi yapılmamış mallara ilişkin olarak irsaliyesiz ve müvekkiline tebliği yapılmayan faturaların tek başına malın teslim edildiğinin kabulü için ve alacağın varlığı kanaatini oluşturmaması ve davacının iddiasını ispata yarar herhangi bir somut delil sunmamış olması nedenleriyle müvekkili şirkete ait olmayan borca dayanarak başlatılan icra takibine ilişkin itirazlarının kabulünü, itirazları doğrultusunda açılan işbu davanın kabulüne ilişkin kararın istinaf kanun yolu ile incelenerek kaldırılmasını beyan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/948 E. ve 2025/879 K. sayılı ilamının, hatalı maddi ve hukuki değerlendirmeler içermesi nedeniyle istinaf kanun yolu neticesinde incelenerek kaldırılmasına, davanın reddine, müvekkili aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Tarafların defterlerinin usulüne uygun olduğu, cari hesap kayıtlarının müvekkilinin alacaklı gösterdiği ve takip tarihindeki alacağın belirli ve hesaplanabilir nitelikte olduğu ayrıntılı şekilde ortaya konulduğunu, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava, davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... A.Ş olduğu, toplam 225.930,00-TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı, takip dayanağı olarak, fatura va cari hesap Fatura 9.817,70 TL, Fatura 9.286,00 TL, Fatura 18.254,35 TL, Fatura 16.220,55 TL, Fatura 9.931,60 TL, Fatura 23.724,55 TL, Fatura 13.157,40 TL, Fatura 12.956,45 TL, Fatura 14.318,75 TL, Fatura 10.830,30 TL, Fatura 20.832,10TL, Fatura 7.983,65 TL, Fatura 25.419,90 TL, Fatura 12.367,75 TL, Fatura 16.860,00 TL, Fatura 6.274,40 TL, Fatura 3.716,50 TL olarak gösterildiği görülmüştür. Davacı tarafça takibe konu edilen faturalar: 1- 12.07.2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 13.157,40 TL tutarlı 2- 19/07/2024 düzenleme tarihli, ...no.lu 9.817,70 TL tutarlı, 3- 26/07/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 16.860,00 TL tutarlı 4-02/08/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 16.220,55 TL tutarında, 5- 09/08/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 9.931,60 TL tutarında, 6- 16/08/2024 düzenleme tarihli, ... nolu 23.724,55 TL tutarında, 7- 23/08/ 2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 7.983,65 TL tutarında, 8- 02/09/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 10.830,30 TL tutarında, 9-06/09/2024 düzenleme tarihli, ...no.lu 25.419,90 TL tutarında , 10-13/09/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 14.318,75 TL tutarında, 11-20/09/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 6.274,40 TL tutarında 12-27/09/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 12.956,45 TL tutarında, 13-04/10/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 9.286,00 TL tutarında, 14- 07/10/2024 düzenleme tarihli, ... nolu 3.716,50 TL tutarında, 15-08/10/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 18.254,35 TL tutarında, 16-11/10/2024 düzenleme tarihli, ... no.lu 20.832,10 TL tutarında, 17-18.10.2024 düzenleme tarihli, ... nolu 12.367,75 TL tutarında Faturalar olarak göstermiştir Davalı davacının tek taraflı düzenlediği, irsaliyeli dahi olmayan ve kendisine tebliği yapılmayan faturaların Kayseri İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından takibe konulduğunu İlgili faturalardan mallardan teslim edilen mallar teslim aldığı malların bedelini 25.04.2024 tarihinde 120.000 TL’lik çek ile, 31.05.2024 tarihinde 100.000 TL’lik çek ile ve 31.07.2024 tarihinde 170.000 TL’lik ödeme ile gerçekleştirdiğini teslim edilmeyen malların ise teslim yapılmadığı için ödemesi yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Bilindiği üzere itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Kısmi ifaya ilişkin kurallar da (icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun’un 101. maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. 102. maddeye göre de kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2006 tarihli ve 2006/19-260 E., 2006/251 K.; 09.06.2010 tarihli ve 2010/19-262 E. 2010/304 K; 27.01.2016 tarihli ve 2015/15-1830 E.,2016/98 K.; 25.04.2018 tarihli ve 2017/19-903 E., 2018/974 K. sayılı kararlarında da bu yönde açıklamalar yer almaktadır. Diğer yandan belirtmek gerekir ki; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nın 87) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz. Somut olayda uyuşmazlık takibe konu edilen tüm faturalardaki malların davalı tarafa teslim edilip edilmediği, teslim edildiği ispat edilenler yönünden davalı tarafça ödeme yapılıp yapılmadığı noktalarına toplandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece aldırılan 11.07.2025 tarihli raporda taraflar arasında 01.01.2024-18.10.2024 tarihlere arası dönem incelenerek hesaplama yapıldığı görülmüştür. Yukarıda belirtildiği üzere itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup mahkemece davacı tarafça münhasıran takibe konu edilen faturalar tek tek esas alınarak bu faturalardan davalının ticari defterlerinde kayıtlı olanlar belirlendikten sonra davalı tarafça varsa yapılan ödemeler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 102 maddesindeki karine uyarınca takibe konu edilmiş faturalar için yapıldığı kabul edilerek oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken bu tespitleri içermeyen taraflar arasında takibe konu edilmeyen faturalarda dahil edilmek suretiyle hazırlanan 11.07.2025 tarihli rapor doğrultusunda karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Münhasıran takibe konu edilen faturalardan davalının BA-BS formunda gözüken yada defterine kayıtlı faturaların iradi şekilde mi yoksa sistem üzerinden otomatik şekilde kayıt edilip edilmediği hususunda bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür Yine davalı teslim aldığı malların bedelini 25.04.2024 tarihinde 120.000 TL’lik çek ile, 31.05.2024 tarihinde 100.000 TL’lik çek ile ve 31.07.2024 tarihinde 170.000 TL’lik ödeme ile gerçekleştirdiğini savunmuş olup davalıya belirtilen çekleri somut şekilde bildirmesi için davalıya süre verilerek bildirdiğinde ilgili bankadan sorularak yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınıp değerlendirme yapılarak oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken bu hususu araştırılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. O halde mahkemece belirtilen hususlar araştırılıp bu hususlarda ek rapor aldırıldıktan sonra oluşacak ispat durumuna göre davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı gözetilerek karar verilmesi amacıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/10/2025 tarih ve 2024/948 E - 2025/879 K sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , 5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 14/01/2026