11. Hukuk Dairesi 2021/6373 E. , 2023/783 K. MAHKEMESİ :.... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, t…
**11. Hukuk Dairesi 2021/6373 E. , 2023/783 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :.... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine sekiz adet çeke dayalı olarak icra takibi başlattığını, söz konusu çeklerde müvekkilinin şahıs olarak isim ve imzasının bulunmadığını, dolayısıyla çek bedellerinden sorumlu tutulamayacağını, bu çeklerle ilgili olarak icra hukuk mahkemesinde dava açtıklarını, orada dava konusu yapmadıkları dört adet çek nedeniyle eldeki davayı açmak durumunda kaldıklarını belirterek dava konusu yapılan 31.12.2013-31.01.2014-28.02.2014-31.03.2014 keşide tarihli toplam 126.444,00 TL bedelli çekler yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin müvekkili yönünden iptaline ve %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yetkilisi olduğu Gündoğdu Tekstil Ltd. Şti.'ndeki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını, bu durumun 07.08.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, takibe konu çeklerin ise keşide tarihlerinin bu tarihten sonra olduğunu, dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 678 inci maddesi gereğince çek bedelinden davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çeklerin davalı ile dava dışı Gündoğdu Tekstil Ltd. Şti. kayıtlarında yer aldığı, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine davalı tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacının Gündoğdu Tekstil Ltd. Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olduğu, 29.07.2013 tarihli hisse devir ve temlik sözleşmesiyle bu ortaklıktan ayrıldığı, hisse devrinin 01.08.2013 tarihinde tescil edilerek 07.08.2013 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, çeklerin ise keşide tarihlerinin ortaklıktan ayrılma tarihinden sonraki tarihler olmakla birlikte bu çeklerin 09.04.2013 tarihinde davalıya verildiği, bu tarih itibarıyla davacının şirketi temsil ve imza yetkisinin bulunduğu, davacının çekleri şirket temsilcisi sıfatıyla imzalayıp verdiği, şahsen sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yetkilisinin imzasını taşımayan tediye makbuzlarının hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, makbuzdaki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, bu makbuzlara dayalı olarak hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davada verilen 31.05.2016 tarihli ara karar uyarınca müvekkili şirket yetkilisinin icra hukuk mahkemesinde hazır edildiğini, imza örneklerinin alındığını, davacı tarafa da tediye makbuzlarının asıllarının sunulması için süre verildiğini, dolayısıyla bu Mahkemede yapılacak bilirkişi incelemesinin huzurdaki davayı etkileyeceğinin açık olduğunu, imza incelemesi yapılması gerektiğini, Mahkemenin bu talepleri dikkate almadığını, raporlarda davacının şahsi sorumluluğunun olup olmadığının incelenmediğini, eksik inceleme ile hazırlandığını, çeklerin bankaya ibraz edildiğinde imzanın yetkilinin imzasından farklı olması nedeniyle karşılıksız olduğunun bildirildiğini, banka tarafından ödeme yapılmadığını, kanun uyarınca temsile yetkili olmadığı halde bir kişinin poliçeyi imzalaması halinde bizzat sorumlu olacağını, hisse devir tarihi itibarıyla davacının dava dışı Gündoğdu Tekstil Ltd. Şti.'nde yetkili temsilci olmadığını, bono ya da çekin ön yüzündeki imza muhataba ya da keşideciye ait değil ise imza sahibinin avalist olacağını, davacının yetkisiz temsil uyarınca şahsen avalist bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından takip ve dava konusu çeklerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşıldığından, davalı defterlerinde hangi tarih itibarıyla çeklerin kaydedildiğinin tespiti için istinaf aşamasında bilirkişiden ek rapor alınması yönünde ara karar oluşturulmuş ise de davalı vekilinin verilen kesin süre içerisinde bilirkişi giderini yatırmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 358 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince dosyada mevcut deliller itibarıyla karar verilmesi cihetine gidildiği, davalı tarafça İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesince tediye makbuzu üzerinde imza yönünden inceleme yapılması yolunda ara karar verildiği bildirildiğinden, bu hususun İcra Hukuk Mahkemesinden sorulduğu, gelen cevabi yazıda, dosyada herhangi bir imza incelemesi yapılmadığı ve bilirkişi raporunun da bulunmadığının bildirildiği, tediye makbuzunun aslının dosyaya sunulmadığı ve bu konuda bir imza incelemesi yapılmamış ise de yargılama sırasında alınan bilirkişi kök raporunun 8.sayfasında davalı ticari defterlerinde tespit edilenler başlıklı bölümde yapılan açıklamaların ikinci paragrafında dava konusu çeklerin davacı tarafından davalıya 09.04.2013 tarihli tediye makbuzuyla verildiğinin görüldüğü, bir sonraki paragrafta ise "bu çeklerin 2013 yılı yevmiye defterinin 1177 nolu yevmiye madde 677 nolu yevmiye sayfasında kayıtlı olduğunun görüldüğü" şeklinde açıklama bulunduğu, buna göre dava konusu çeklerin davalı defterlerine 09.04.2013 tarihli tediye makbuzu verilmesi sonucu işlendiği, dava konusu çeklerden üç tanesinin 2014 tarihli olup çeklerin bu anlamda 2013 defterlerinde kayıtlı olması gözetildiğinde ileri tarihli düzenlendiği ve bir anlamda bilirkişi tarafından tediye makbuzunu çeklerin davalının 2013 yılı yevmiye defterine yapılan kayda dayanak yapıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla tediye makbuzunun davalı tarafından kabul edilmemesinin sonuca etkisi bulunmadığı, dava konusu çeklerin davacı tarafından davalıya 09.04.2013 tarihi itibariyle verildiği ve bu tarih itibarıyla davacı ...'nun dava dışı Gündoğdu Tekstil... Ltd. Şti.'nin yetkilisi ve ortağı olduğu, çeklerin dava dışı bu şirket adına verildiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra takibine konu dört adet çek nedeniyle şahsi sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.