19. Hukuk Dairesi 2013/4652 E. , 2013/8563 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin 83 yaşında olduğunu, 550 TL.lik emekli maaşı dışında geliri olmadığını, davalı oğlunun ise akaryakıt ista…
**19. Hukuk Dairesi 2013/4652 E. , 2013/8563 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin 83 yaşında olduğunu, 550 TL.lik emekli maaşı dışında geliri olmadığını, davalı oğlunun ise akaryakıt istasyonu sahibi olduğunu, bazı miras işlerinde kullanılmak üzere zaman zaman oğluna imzalı vekalet verdiğini, davalının hile ile imzalattığı bonoyu icra takibine koyduğunu, oysa oğlundan 500.000 TL.borç almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, alınan bononun davacıya verilen borcun karşılığı olduğunu, davacının bu parayı diğer kardeşine verdiğini, 550 TL.emekli maaşı dışında geliri olmadığı beyanının doğru olmadığını, 30 civarında taşınmaza ve bunlardan elde edilen kira gelirine sahip olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davacı ile davalının anne oğul olup, aralarında 500.000 TL.borçlanmayı gerektirecek hukuki ilişki bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olup, aksinin ispatı ise aynı kuvvette deliller ile olur. Somut olayda davacı, dava konusu nakden düzenlenmiş olan bononun hile ile alındığı iddiasına dayanmış olup, bu iddiasını dosya içeriğine göre kanıtlayamamıştır. Tarafların anne oğul olmaları aralarında hukuki ilişki olmadığı anlamına gelmez. Bu durumda mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.