6. Ceza Dairesi 2010/7320 E. , 2013/7346 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya ay…
**6. Ceza Dairesi 2010/7320 E. , 2013/7346 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanıkların, henüz kamu yararına veya hizmetine tahsis edilmiş durumda bulunmayan, inşaat halindeki kapalı pazar yerinden kablo hırsızlamaları biçimindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCY'nın 142/1-e maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 142/1-a maddesi ile uygulama yapılması, 2-Sanıkların, hazırlık soruşturması sırasında yakalandıklarında kabloları çaldıkları yeri söyleyip iadeyi sağladıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Sanıkların, kapalı pazar yeri inşaat alanında bulunan rulo halindeki kablolardan daha çoğunu alabilme imkanları varken 18,00 TL değerindeki 9 kg kabloyu keserek hırsızladıklarının anlaşılması karşısında; koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı TCY'nın 145.maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4- 5237 sayılı TCY'nın 2. maddesinin “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz” hükmünü içerdiği, yaşı küçük sanıklar hakkında hangi hallerde çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceğinin aynı Yasanın 31. maddesinde açık olarak belirtildiği, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin ne olduğunu gösteren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesinde de “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.” hükmü karşısında; sanıklar hakkında uygulama koşulları bulunmadığı halde, ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 5. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi, 5-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, 6-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan sanıklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 35/1.maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı Yasa'nın 3.fıkrası gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda tartışılmaması, 7-Sanıklara yüklenen eylemin suç tarihi itibariyle 5395 sayılı Yasanın 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı ve anılan maddede suçtan zarar görenin kamu tüzel kişisi olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağına ilişkin bir sınırlamanın da bulunmadığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 8.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.