11. Hukuk Dairesi 2010/1020 E. , 2011/10271 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2009 tarih ve 2008/770 - 2009/1146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2010/1020 E. , 2011/10271 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2009 tarih ve 2008/770 - 2009/1146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkil şirketin, davalı şirkete ait gönderileri taşıdığını, taşımaların karşılığı olan bedellerin bir kısmının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinde borca itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve borçlunun takip miktarı üzerinden % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkil şirketten teslim alınan paketlerin ücretinin teslim alandan alınacağına ilişkin anlaşma yapıldığını, bu hususun teslim makbuzlarında işaretli olduğunu, davacı yanın teslim anında ücret talep etmeyi unutması nedeniyle müvekkilinden talep ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, takip dosyası kapsamı, faturalar, taşıma irsaliyeleri, hesap ekstresi, defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça taşıma ücretinin teslim alandan alınacağına dair anlaşma yapıldığı iddia edilmiş ise de böyle bir anlaşmanın dosyaya ibraz edilemediği gerekçesi ile davanın kabulü ile 6.042,53 TL bakiye taşıma alacağı üzerinden vaki itirazın iptaline, bu miktarın 23.05.2008 takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak tahsilini teminen takibin devamına ve asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında, davacı tarafça yapılan taşımanın sayısı ve bedeline yönelik bir çekişme bulunmamakta olup, uyuşmazlık, taşıma bedellerinin taşıtandan mı yoksa teslim alandan mı tahsil edileceği noktasında toplanmaktadır. Davalı taşıtan, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden düzenlendiğini iddia ettiği ve üzerinde "ücret alıcıdan" ibaresi olan 10 adet taşıma irsaliyesi ibraz etmiş, bilirkişi davalı tarafça ibraz edilen irsaliyelerin genele şamil olamayacağını belirtmiş, mahkemece de, yalnızca davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve davacının iddiasını doğrulayan bu rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı yan, delil listesinde 'taraf defterleri'ne dayanmakla her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlara dayanmış olmaktadır. Ticari defterlerin delil olabilmesi koşulları TTK'nun 82. v.d. maddelerinde düzenlenmiş olup, ana kural incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılmasıdır. Tek tarafın ticari defter incelemesi ile yetinilmesi ve delil kabiliyeti, ancak TTK'nun 86. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerinin ki olmaz veya hiç defterleri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse, defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar diğeri aleyhine delil olur. Somut olayda, davalı vekili müvekkiline ait ticari defterlere de dayanmış ise de, mahkemece davalı yandan defterlerini ibraz etmesi usulen istenmemiş, dolayısıyla TTK'nun 84. ve 86. maddesinin koşullarının oluşup oluşmadığı anlaşılamamıştır. Bu durumda, her iki taraf da tacir olduğundan, her iki tarafa ait defter ve bağlı kayıtların, ayrıca dava konusu taşımalara ilişkin davacı nezdindeki irsaliyelerin uzman bilirkişi marifeti ile incelenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sadece davacı tarafın defterleri incelenerek belirtilen şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.