T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/21 - 2026/12 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/21 KARAR NO : 2026/12 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2023 NUMARASI : 2023/63 E. - 2023/373 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince ve…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/21 - 2026/12 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/21 KARAR NO : 2026/12 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2023 NUMARASI : 2023/63 E. - 2023/373 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/10/2023 tarih ve 2023/63 E. - 2023/373 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin ...’nı inşa etmek ve 25 yıl boyunca işletmek amacıyla kurulduğunu, "..." kısaltmasının "..." kelime öbeğinden geldiğini, müvekkilinin "..." markasını yoğun ve yaygın bir biçimde kullandığını ve bu markanın tanıtımı için ciddi yatırımlar yaptığını, "..." ibareli seri markalarının ... ve WIPO nezdinde hemen hemen tüm mal ve hizmet sınıflarında tescilli bulunduğunu, "..." markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, bu kapsamda müvekkilince davaya konu 2021/099230 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun yapıldığını, davalı gerçek kişinin 2018/64581 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak müvekkili başvurusuna itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın yerinde görüldüğünü ve müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, genel görünümleri ve ihtiva ettikleri unsurların tamamı itibariyle birbirlerinden bir hayli farklılaştıklarını, müvekkili başvurusunun, ticaret unvanının ayırıcı unsuru olan "..." ibaresi ile Türkçe’de "sanat" anlamına gelen İngilizce "..." kelimesinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş özgün bir marka olduğunu, davalı şahıs adına tescilli markada ise "G" harfinin konumlandırılma şekli nedeniyle ön plana çıkartıldığını, ayrıca taraf markalarının kapsamına giren emtianın aynı, türdeş veya doğrudan ilişkilendirilecek ölçüde benzer olmadığını, ayrıca bu emtianın dikkatli ve seçici alıcılara hitap ettiğini, müvekkilinin Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise önde gelen havalimanlarından birinde kullandığı "..." markasının ulaşmış olduğu tanınmışlık düzeyi ve dava konusu edilen markanın "..." ibareli seri markaların devamı olduğu gözetildiğinde, dava konusu başvurunun tescilinin gerektiğini, davalı gerçek kişinin itirazının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-16559 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde birbirleriyle karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacı başvurusu ile müvekkili markasının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu, ayrıca aynı/aynı tür emtiada kullanılacağını, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu 2021/099230 sayılı davacı markası ile redde mesnet marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunduğu, davacının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm emtia açısından emtia ayniyeti şartının gerçekleştiği, taraf markaları arasında karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunduğu, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin davaya konu markası ile davalının itiraza gerekçe gösterdiği marka arasında SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili markası ile redde mesnet gösterilen markanın görsel, işitsel ve kavramsal yönden farklılaştığını, ilk derece mahkemesinin tespitinin aksine davalının markasının başında yer alan "G" harfinin konumlandırılma şekli sayesinde markada ön plana çıktığını ve bahse konu markanın esas unsurunun salt "..." ibaresi olmadığını, müvekkiline ait başvurunun kapsamındaki ürünler ile davalı markası kapsamındaki ürün sınıflarının aynı/aynı türden/ doğrudan ilişkilendirilecek ölçüde bulunmadığını, ürünlerin tüketici kitlesinin dikkat ve özen seviyesi göz ardı edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, m üvekkilinin işlettiği havalimanının, Türkiye'nin en büyük, dünyanın ise en büyük ve prestijli havalimanları arasında yer alması sebebiyle ulaştığı tanınmışlık düzeyinin ve davaya konu başvurunun "..." ibareli seri markaların devamı olduğunun dikkate alınmadığını, davalı gerçek kişinin, müvekkili başvurusuna yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında başvuru kapsamından çıkarılan tüm mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markada asli unsur olarak kullanılan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı ve başvuruda yer verilen diğer unsurların ayırt ediciliği sağlamadığı, davacı markasının tanınmışlığının ya da gerçek hak sahipliğinin SMK'nın 6/1 maddesi kapsamındaki nispi tescil engelini bertaraf etmeyeceği, davalı gerçek kişinin kötü niyetli itiraz ettiği iddiasının da işbu uyuşmazlığı etkileyen bir yanının olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.