İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/06/2025 Taraflar arasında görülen dava sırasında ilk derece mahkemesince verilen ara kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı şirketten alınan dava konusu baskı makinesinin ayıplı çıktığını beyan ederek müvekkili tarafından davalı tarafa ödenen 500.000,00 TL'ni…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/836 KARAR NO: 2025/876 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 07/05/2025 NUMARASI: 2025/267 Esas (Derdest) TALEP: İhtiyati Tedbire İtiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/06/2025 Taraflar arasında görülen dava sırasında ilk derece mahkemesince verilen ara kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı şirketten alınan dava konusu baskı makinesinin ayıplı çıktığını beyan ederek müvekkili tarafından davalı tarafa ödenen 500.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak tarafımıza verilmesine, satış bedeli olarak davalı tarafa teslim edilen 250.000,00 TL'lik çekin tarafımıza iadesi, kambiyo senedi vasfında olan çekin ödenmesi halinde çek bedeli olan 250.000,00 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak tarafımıza verilmesine, davalı tarafça bakiye satış bedeli olarak Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya ile başlatılan takibin aslı ve tüm ferileri ile birlikte iptaline, cebri icra tehdidi altında tarafımızca icra dosyasının ödenmesi halinde icra dosyasına yapılan borcun aslının ve tüm ferilerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesine, davalı tarafça satılan gizli ayıplı mal sebebi ile müvekkilin uğramış olduğu kazanç kaybı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'lik maddi tazminatın satış tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafa teslim edilen ... Bankası'nın 29.03.2025 ödeme tarihli ve 250.000,00 TL'lik çek bedelinin davalı tarafa yargılama sonuna kadar ödenmemesi için teminatsız bir şekilde tedbir konulmasına, aksi kanaat olması halinde Mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında tedbir konulması talep etmiştir. İhtiyati Tedbir Kararı: İlk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sırasında 27.03.2025 tarihli ara karar ile "...davacı tarafça yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, davacı tarafından ayıplı mal nedeniyle sözleşmeden dönüldüğü anlaşılmakla İhtiyati tedbir talebinin % 20 teminat mukabilinde kabulü ile ... Bankası Modoko/İstanbul Şubesi'ne ait ... seri numaralı 250.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... ve lehdarı ... San. Ltd Şti olan çekin davalı tarafından (3. kişiler hariç olmak üzere) ibraz edilmesi ödenmemesi için % 20 teminat karşılığı 50.000,00 TL'lik nakit veya kati-süresiz teminat mektubu sunulması halinde ile ihtiyati tedbir yoluyla açılan dava sonuna kadar ödemeden men kararı verilmesine" karar verilmiştir. İTİRAZ: Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; öncelikle mahkeme ara kararında ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz merci ve itiraz süresi gösterilmemiş olup verilen ara kararın bu yönü ile usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararında itiraz mercinin ve itiraz süresinin açıkça gösterilmesi zorunlu olup süre gösterilmeden eksik hazırlanan ara karar evrakına dayalı iş bu itirazlarının süresinde yapıldığının kabulü gerektiğini, davacının soyut beyan ve iddialar ile malın ayıplı olduğunu iddia ettiğini, soyut beyanlara dayalı olarak malın ayıplı olduğunun anlaşıldığına dair gerekçe sunularak tedbir kararı verildiğini, davacının malın ayıplı olduğunu her aşamada iddia edebilecek olup malın ayıplı olduğuna dair en ufak bir delil dahi yokken çekişmeli ayıp iddiasının gerçeğe yakın derecede kanıtlanmasına dair yaklaşık ispat koşulunun sağlandığına dair tespitin nasıl yapıldığının anlaşılamadığını, ihtiyati tedbir kararının ancak asıl davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemeden istenebilecek olup, mahkemenin iş bu davada görevsiz olup, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ve ekinde sunduğu belgeler ile HMK madde 390 uyarınca davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediğini, bu halde verilen ihtiyati tedbir kararı usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, teminat miktarının muhtemel zararları karşılayacak oranda ve miktarda olmadığını beyanla öncelikle davacı tarafça yaklaşık ispat koşulunun sağlanmaması nedeniyle 27.03.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olması nedeniyle kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise tedbirin kaldırılması için HMK 395 maddesi gereği mahkemece kabul edilecek teminatı yatırmaya hazır olduklarını, ihtiyati tedbir kararının teminat karşılığı kaldırılması için mahkemece teminatın belirlenmesini ve taraflarına bildirilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise mahkemece belirlenen davacı tarafça yatırılan %20 oranındaki teminat miktarının artırılmasına karar verilmesini, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece Mahkemesince ihtiyati tedbire itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda istinaf incelemesine konu 06.05.2025 tarihli ara karar ile "....Davalının tedbire itirazları ve cevapları ile HMK'nin hükümleri ve genel hukuk kuralları nazara alınarak Dava dilekçesi, dilekçe ekindeki mail içerikleri ve tüm belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tarafça yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, davacı tarafından ayıplı mal nedeniyle sözleşmeden dönüldüğü, davalı tarafından yapılan itirazlar değerlendirildiğinde taraflar arasındaki menfaat dengesi gözetildiğinde mahkememizin tedbir kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davalının tedbire itirazının reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:davacının soyut beyan ve iddialar ile malın ayıplı olduğunu iddia ettiğini, soyut beyanlara dayalı olarak malın ayıplı olduğunun anlaşıldığına dair gerekçe sunularak tedbir kararı verildiğini, davacının malın ayıplı olduğunu her aşamada iddia edebilecek olup, malın ayıplı olduğuna dair en ufak bir delil dahi yokken çekişmeli ayıp iddiasının gerçeğe yakın derecede kanıtlanmasına dair yaklaşık ispat koşulunun sağlandığına dair tespitin nasıl yapıldığının anlaşılamadığını, ihtiyati tedbir kararının ancak asıl davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemeden istenebilecek olup, mahkemenin iş bu davada görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ve ekinde sunduğu belgeler ile HMK madde 390 uyarınca davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediğini, bu halde verilen ihtiyati tedbir kararı usul ve yasaya aykırı olup, kaldırılması gerektiğini, 27.03.2025 tarihli davacı tarafça müvekkili şirkete teslim edilmiş 250.000,00 TL bedelli çekin ödenmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddine dair Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/267 Esas sayılı dava dosyasında 06.05.2025 tarihinde verilen ihtiyati tedbire itirazın reddine dair karara ihtiyati tedbir şartlarının oluşmaması ve görevsiz mahkemeden talep edilmiş olması nedenleriyle itiraz ettiklerini, ayrıca Mahkemece belirlenen teminat miktarına da itiraz ettiklerini beyanla öncelikle davacı tarafça yaklaşık ispat koşulunun sağlanmaması nedeniyle 27.03.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddi kararının ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, aksi kanaatte ise görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olması nedeniyle kaldırılmasına, aksi kanaatte ise mahkemece belirlenen davacı tarafça yatırılan %20 oranındaki teminat miktarının artırılmasına, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Talep, derdest davada verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 27.03.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin %20 teminat mukabilinde kabulü ile 250.000 TL bedelli, keşidecisi ... ve lehdarı ... San. Ltd Şti olan çekin davalı tarafından (3. kişiler hariç olmak üzere) ibraz edilmesi halinde ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalı vekili tarafından söz konusu karara karşı, satıma konu malın ayıplı olduğuna delil bulunmadığı, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile itiraz edilmiş, itiraz üzerine ilk derece mahkemesince duruşma açılarak davalının itirazının reddine yönünde 06.05.2025 tarihli ara kararı oluşturulmuş, bu karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Somut olayda davacı tarafça, davalıdan 900.000 TL karşılığında baskı makinesi satın alındığı, satış bedelinin 500.000 TL'sinin nakit olarak ödendiği, 250.000 TL yönünden çek verildiği ancak makinenin ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönüldüğü beyan edilerek ödenen 500.000 TL'nin iadesi, davalıya teslim edilen 250.000 TL'lik çekin iadesi,Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına konu edilen bakiye satış bedeli 150.000 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali, kazanç kaybı nedeniyle maddi zararının tazmin edilmesi talep edilmiştir. Eldeki davada, davaya konu edilen çekin iadesi talebi, menfi tespit talebi içermekte olup, İİK 72/2.maddesinde “İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir” şeklinde düzenleme yer almaktadır. İİK'nın 72. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden, geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında haklığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. 6100 Sayılı HMK 389. Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır."Şeklinde düzenlenmiştir.Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.Somut olayda her ne kadar davacı tarafça satış sözleşmesinden dönüldüğü belirtilmiş ise de dosya kapsamda davacı iddialarının esasını yaklaşık düzeyde ispata yeter delil bulunmadığı, satıma konu makinede ayıp mevcut olup olmadığı hususlarının yargılamaya muhtaç olduğu anlaşılmakta olup, dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmamaktadır. Bu nedenle koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın kabulü ile tedbir kararının kaldırılması yerine mahkemece itirazın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece yaklaşık ispatın sağlandığından bahisle eldeki dosyada ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesinin 06.05.2025 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA, 1-Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına vaki itirazın KABULÜ İLE; Mahkemece 2025/267 Esas sayılı dosya üzerinden 27.03.2025 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine,3-İstinaf yargılama giderlerinin verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.26/06/2025