İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 10/11/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın, 01/…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2 KARAR NO : KARAR TARİHİ : 1 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 13/05/2025 NUMARASI : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 10/11/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın, 01/11/2023 tarihinde Konya ilinde meydana gelen ve ...plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile sebebiyet vermiş olduğu trafik kazasında hasara uğradığını, meydana gelen kazada müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı tazminat bedellerinden sorumlu olduğunu, ticari davalarda dava şartı zornulu arabuluculuk başvurusu taraflarınca yapılmış olsa da anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile 01/11/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkili şirketin aracında meydana gelen değer kaybının yargılama ile tespit edilmesini ve şimdilik 100,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 100,00 TL'nin kaza tarihi itibari ile işleyecek avans faiziyle birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile) davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...plakalı aracın, müvekkil sigorta şirketi nezdinde 12.01.2023 - 12.01.2024 tarihleri arasında ...... numaralı poliçe ile sigortalı olduğu, poliçe limiti araç başına 120.000,00 TL olup davacıya 24.283,46 TL hasar bedeli ve 25.000 TL değer kaybı tazminatı ödendiği, bu tutarların poliçe limitinden mahsup edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacı tarafın dava öncesi usule uygun başvuru şartını yerine getirmediği, gerekli belgeleri ibraz etmediği, SBM üzerinden eksper ataması yaptırmadığı, kasko kapsamında onarım yapılıp yapılmadığını bildirmediği ve usule uygun bir değer kaybı başvurusu bulunmadığı iddia edilmiştir. Ayrıca, değer kaybı tespiti için aracın önceki hasar geçmişinin araştırılması gerektiği, mevcut araç kilometresi ve olası önceki hasarları nedeniyle değer kaybının oluşmayabileceği, bu hususların dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olduğu savunulmuştur. Müvekkil şirketin dava açılmadan önce tazminat yükümlülüğünü yerine getirdiği, bu nedenle davacıya karşı bakiye borcu kalmadığı, temerrüt oluşmadığı ve faiz talebinin yersiz olduğu belirtilerek, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; " Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumluluğu bulunuyor ise de; rapor doğrultusunda bakiye alacağın bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Davanın Reddine" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm verildiğini, dava konusu özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmadan verilen hükmün haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, aksi kanaat durumunda ise kararın kaldırılarak yerel mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, trafik kazası nedeniyle değer kaybı bedeline ilişkin tazminat talebine ilişkindir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark gözönüne alınmaktadır. Davacı vekili her ne kadar 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan " zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunun bu emredici hükümlerin uygulanması gerektiğini beyan etmiş ise de tarafı olmadığı ZMSS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması nedeniyle uygulanmaması gerekir. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E - 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Bu halde kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre düzenlenenen rapor usul ve yasaya uygun olup, davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin tenzil edilerek, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, itirazın reddi gerekmiştir. Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 10/11/2025 İ e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.