İSTİNAF KARAR TARİHİ : 23/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı 08.04.2025 tevzi tarihli ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; tarafının ve…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 08.07.2025 NUMARASI : ... Esas DAVACI : ........ VEKİLİ : Av...... DAVALI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 23/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı 08.04.2025 tevzi tarihli ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; tarafının ve davalı şirketin müflis ........ Firmasının paydaşı olduğunu, davalı şirketin müflis ........ Ltd. Şti. firmasının toplam 9.600 payının 4.086,14 adedini elde ederek şirketin %54,44'lük bir paydaşlığını ele geçirdiğini ve hakim ortak haline geldiğini, aynı zamanda yapılan genel kurul ile şirketin yöneticisi tespit ve tescil edildiğini, her iki şirketin ortaklarının büyük ölçüde özdeş olduğunu, her iki şirketin vekilliğini Av. ........ ve arkadaşlarının yönettiğini, davalı ........ A.Ş. Firmasının iflas içinde müflis şirketin borçlarını ödemek için Konya .... İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasından 27/05/2022 tarihinde faaliyet izni aldığını ve fakat işbu hakimiyetini kötüye kullanarak müflisin 2.000.000 TL olan vergi-sigorta borcunu yaklaşık 100.000.000 TL'ye çıkardığını, bu kadar vergi sigorta borcu oluşmuşsa diğer borçlarını tahmin bile edemediğini, ........'in iflas dosyasına mübrez raporunun 11.maddesinde müflisin tüm kaynaklarının .....'e aktarıldığını ve bunun kamusal bir zarara sebebiyet verdiğini inceleme gerektiğini hüküm altına aldığını, iflas dosyasına mübrez 07/04/2025 tarihli bilirkişi SMMM ........ tarafından verilen raporun 14.sayfasındaki sonuç bölümünde ........ firmasının müflisi 67.040.354,51 TL zararının olduğunun tespit edildiğini, yine davalı ........ A.Ş.'nin ödenmiş sermayesinin 619.625 TL olmasına rağmen yavru şirketin 17.0000.000 TL'lik iflasta kesinleşmiş borcunu ileri vadeli çekler vererek muvazaalı temlikler aldığını, şirketin iflas pençesinde kıvranırken örtülüğü kar dağıtımı yaptığını, davalının hileli davranışlarla müflisin masasında hakimiyet kurmak amacı ile hukuka aykırı şekilde 17.000.000 TL'lik temlik aldığını, bunun yerine müflisi faaliyet zararına uğrattığını ve 2.000.000 TL'lik vergi borcunu yaklaşık 100.000.000 TL'ye çıkardığını, dosyada mübrez rapora göre faaliyet zararının 67.000.000 TL'yi bulduğunu, yine fiilen denkleştirme yapmadığını ve yasal süresi içinde istem hakkı tanımadığını, dolayısıyla tarafının davalının doğrudan iflasını isteme hakkının oluştuğunu, bu nedenlerle TTK m. 202/2'den ve TBK ve İİK'dan doğan genel zararının ve faaliyet şimdilik 10.000 TL'lik kısmının davalı şirketten alınarak dava dışı iflas halinde ........ Ltd Şti. firmasına teslim edilmesini, İİK m.177 kapsamında ve TTK m.376 kapsamında borca batık olduğundan zarureten doğrudan iflasına karar verilerek alacağın tahsili ile müflis ........ Ltd Şti'ne teslimine karar verilmesini, İİK m.161 gereği müstakbel müflisin aktifinin defterlerinin tutulmasını ve İİK m.81 kapsamında iflas dairesinin yetkilendirilmesini ve iflasın İİK m.166 kapsamında ilgililere bildirilmesine, zararın daha da büyümemesi adına paydağı olduğu ve lahine tazminat talep edilen müflis ........ Ltd. Şti.'nin davalı tarafından yürütülen Konya .... İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasından verilen 27/05/2021 tarihli faaliyet izninin durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm iddialarının müflis şirketin yönetimine ilişkin olmasına rağmen müvekkilin iflasını ve müvekkilden zarar tazminini talep edebilmesinin iddia ve talepler arasındaki uygunsuzluk sebebiyle mümkün olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, TTK m. 202/2'den ve TBK ve İİK'dan doğan genel zararının ve faaliyet şimdilik 10.000 TL'lik kısmının davalı şirketten alınarak dava dışı iflas halinde ........ Ltd Şti. firmasına teslim edilmesini, İİK m.177 kapsamında ve TTK m.376 kapsamında borca batık olduğundan zarureten doğrudan iflasına karar verilerek alacağın tahsili ile müflis ........ Ltd Şti'ne teslimine karar verilmesini, İİK m.161 gereği müstakbel müflisin aktifinin defterlerinin tutulmasını ve İİK m.81 kapsamında iflas dairesinin yetkilendirilmesini ve iflasın İİK m.166 kapsamında ilgililere bildirilmesine, zararın daha da büyümemesi adına paydağı olduğu ve lahine tazminat talep edilen müflis ........ Ltd. Şti.'nin davalı tarafından yürütülen Konya .... İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasından verilen 27/05/2021 tarihli faaliyet izninin durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İhtiyati tedbire yönelik düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 389.vd.eden maddelerinde düzenlendiği, HMK.389/1.maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde, HMK. 390. Maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde, HMK.391/1. maddesinde;" (1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." şeklinde, HMK.392. maddesinde;" (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.(2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının tefrik öncesi 2025/242 Esas sıra numarası ile açılan "İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) ve Tazminat" davasının 08.04.2025 tevzi tarihli dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebine ilişkin olarak; 1.013,90 TL ihtiyati tedbir harcının yatırıldığı anlaşıldığından, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin işbu davadan değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından ayrıca davacı tarafça ihtiyati tedbir harcının yatırılmasına karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından açılan davanın 6102 sayılı TTK'nun 195.ve devam eden maddeleri ile TTK'nun 202.maddesinde düzenlenen şirketler topluluğu kapsamında bağlı şirket hissedarı tarafından bağlı şirketin uğramış olduğu zararın hakim şirketten tahsiline yönelik tazminat davası olduğu, 6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi gereğince ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, dava dışı müflis ........ Ltd.Şti.'nin Konya .... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından tasfiye işlemleri kapsamında verilen faaliyet izninin bu davada uyuşmazlık konusu olmadığı gibi faaliyet iznine ilişkin işlemlerde 2004 sayılı İİK'nun 16. ve 225. 227. Maddeleri gereğince İcra Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacının İhtiyati Tedbir talebinin REDDİNE " şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; HMK m.389 vd. anlamında ihtiyati tedbir koşullarının fazlasıyla gerçekleştiğini, mahkemenin ret gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin 08.07.2025 tarihli ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, davalı ........ A.Ş.'nin Konya .... İflas Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından verilen faaliyet izninin ihtiyaten durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. A) Kararın istinaf incelemesine tabi olup olmadığı yönünden yapılan incelemede : 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235. maddesinde “Sıra cetveline itiraz ve neticeleri “ düzenlenmiştir.235/1. fıkrada “...Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nispette katılması gerektiği konusunda 302’nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. “ ifadelerine yer verilmiştir. Maddede belirtilen 302/6. fıkrasında ise, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğuna yer verilmiştir. 237.Maddenin üst başlığı ise, “ ikinci alacaklılar toplanması “ dır. Maddede, İflas idaresinin, alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232. maddedeki sürenin bitiminde alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış alacaklılardan, 235. maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanlarında, ikinci toplantıya ilanla davet edeceği belirtilmiştir. Alacağını iflâs idaresine veya basit tasfiye usulünde iflâs müdürüne bildirmeyen alacaklının doğrudan doğruya açtığı kayıt kabul davası mahiyetindeki alacak davasında alacaklı, yargılamayı yürüten ticaret mahkemesinden İİK m. 237 uyarınca yapılacak olan ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ya da katılacaksa hangi miktarda alacağı için katılacağı hususunda İİK m 297/son’un kıyasen uygulanması yoluyla ihtiyati tedbir kararı vermesini talep edebilir. Mahkemenin ihtiyati tedbir talebini reddetmesi hâlinde ret kararına karşı alacaklı istinaf kanun yoluna başvurabilir. Çünkü alacaklının talebi neticesinde verilecek olan karar niteliği itibariyle bir ihtiyati tedbir kararıdır.(Uyar, Şerh, C:10, s. 16383; Kuru/Arslan/Yılmaz, s. 579; Kuru, El Kitabı, s. 1333; Muşul, s. 1353, 1354; Arslan/Yılmaz/Taşpınar-Ayvaz/Hanağası, s. 510; Yılmaz, Şerh, s. 1069. 43 Y.3.HD., 12.06.2015 Bu sebeple, mahkemece, İhtiyati tedbir şartlarının değerlendirilmiş olması yerindedir. B) Esasa ilişkin itirazın incelenmesinde : 6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir. Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır. Somut olayda davacının dosya içerisine sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde 6100 sayılı HMK'nun 390. Maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir. Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) ve İİK 265/son maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/12/2025 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.