İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/03/2026 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mevcut ticari ilişki kapsamında tahakkuk eden 8.013.854-TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın takibe itiraz ettiğini; ancak alacağın varlığı hesap mutabakatı, fatura, sevk irs…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/376 KARAR NO: 2026/481 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/01/2026 NUMARASI: 2025/247 Esas 2026/90 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2025 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/03/2026 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mevcut ticari ilişki kapsamında tahakkuk eden 8.013.854-TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın takibe itiraz ettiğini; ancak alacağın varlığı hesap mutabakatı, fatura, sevk irsaliyeleri ve ticari defter kayıtlarıyla sabit olduğunu, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptaliyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafın tek taraflı olarak tutmuş olduğu ticari defterler ile alacağın varlığının kanıtlanamayacağını, ayrıca cari hesap mutabakatında açıkça borcun kabul edildiğine ilişkin beyanın mevcut olmadığını, bu bağlamda müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığından dolayı yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında, davacı tarafından düzenlenen ve ticari defterlerinde yer alan faturalar kapsamında davacı tarafın 7.174.813,58-TL alacağı mevcut olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini mahkemeye sunmadığı, davacı tarafın sunduğu ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu, HMKnın222.maddesi kapsamında davalının ticari defterlerini sunmaması ve davacı tarafın sunduğu ticari defterlerinde alacağın kayıtlı olması nedeniyle alacağın varlığının ispatlandığı;davacı tarafın temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında talep edebileceği faiz miktarının 81.380,08-TL olduğu, dolayısıyla icra takibinin faizli bakiye ile birlikte toplam 7.256.193,66-TL üzerinden devamına, fazla istemin reddine, likit alacağa yapılan itiraz nedeniyle davacı lehine %20 icra inkar tazminatına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; Mahkemece, ihtarnamenin içeriği ve borçlunun daha önce kanunen temerrüde düştüğü hususu göz ardı edilerek, ihtarname ile borçluya yeni bir süre tanındığı şeklinde yorumlanmış, TTK'nın 1530 maddesi ile alacaklının temerrüt nedeniyle uğrayacağı zararı önlemek amacıyla getirilen koruyucu düzenlemenin uygulanmadığını,TTK'nın 1530 maddesinde düzenlenen temerrüdün şartların gerçekleşmesiyle birlikte kendiliğinden doğan ve alacaklının iradesine bırakılmamış bir temerrüt hali olduğunu, Mahkemece yapılan bu değerlendirme, tamamen borçlu lehine bir sonuç doğurmakta, alacaklıyı koruyan TTK'nın 1530 maddesini işlevsiz hale getirdiğini ileri sürerek işlemiş faiz bakımından kararın red edilen kısmının kaldırılarak;TTK'nın 1530 maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; cari (açık) hesap alacağının ve işlemiş faizin tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir. Taraflar arasında ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği tespit edilmiştir. Açık hesap ilişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaştıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanmaz. Mahkemece; davacının.... Noterliği'nin.../01/205 tarih, ... ..yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek borcun ödenmesi için davalıya 7 gün süre verildiği, borcun ödenmesi için davalıya yeni bir imkan ve süre tanındığı gerekçesiyle ihtarın tebliği + 7gün temerrüt tarihi kabul edilerek bu süre için işlemiş faiz istemi kabul edilmiş, fazlası reddedilmiştir.TTK'nın 1530.maddesi; yalnızca mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. TTKnın 1530 maddesi borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmesi ve faize hak kazanmasını öngörür. Ancak; TTK'nın 1530. maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerine uygulanmaz.Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir ve kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer.Temerrüt için aranan ihtar hukuki işlem benzeri fiil mahiyetinde olup, alacaklının alacak miktarını belirterek borçludan borcun ifasını istemesi, ifayı kabule hazır olduğunu bildirmesi anlamına gelir. İhtar kural olarak şekle tabi olmayıp, itiraz vaki olursa aksinin ispatı, niteliği gereği alacaklıdan beklenir.6098 sayılı TBK’nın 117. maddesi/2. fıkrasına göre "borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş … ise, mücerret bugünün hitamı ile borçlu mütemerrit olur". Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse bu kez aynı maddenin 1. fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir.Alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. Davacının işlemiş faiz isteminin ihtar ile verilen süre sonu itibariyle temerrüdün başladığı kabul edilerek, fazlaya ilişkin işlemiş faiz isteminin reddine ilişkin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.(Yargıtay 11 HD nin 2024/1380-2024/9115 esas/karar sayılı ilamı aynı yöndedir.)Açıklanan nedenlerle; işlemiş faize yönelik istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcının peşin yatırılan 12.940-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 12.208-TL harcın istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/03/2026