T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1560 - 2025/1786 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1560 KARAR NO : 2025/1786 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/05/2023 NUMARASI : 2022/277 E. - 2023/178 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1560 - 2025/1786 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1560 KARAR NO : 2025/1786 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/05/2023 NUMARASI : 2022/277 E. - 2023/178 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİnce verilen 04/05/2023 tarih ve 2022/277 E. - 2023/178 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 1989 yılında kurulmuş bir firma olduğunu, 30 yılı aşkın bir süredir “...” markası altında faaliyetler yürüttüğünü, ..." marka tescillerinin bulunduğunu, davalının 2020/143985 başvuru numaralı markasına yönelik itirazlarının 2022-M-6800 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, gerek "yumurta" ürünleri gerekse "yem, gübre vb" ürünlerinde sektörde oldukça bilindiğini, müvekkili markalarının asli unsurunun “...” olduğunu, yumurtaların sınıflandırmasında “a” harfinin kullanıldığını, bu nedenle dava konusu “...” şeklindeki markanın müvekkili markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin de markalarının İngilizce karakterlisi olarak "...", "..." ibarelerini kullanabilme ihtimalinin bulunduğu, ayrıca müvekkilinin “... ...” markası da olduğu gözetildiğinde, dava konusu marka başvurusunun, bu markanın kısaltması gibi algılanabileceğini, dava konusu marka ile müvekkili markaları arasındaki tek harf farkının iltibas ihtimalini ortadan kaldırmayacağını, müvekkilinin ticaret unvanı nedeniyle de bu unvan ile iltibas yaratır bir markanın tescilinin mümkün olamayacağını, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 31/05/2022 tarih ve 2022/M-6800 sayılı YİDK kararının "Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan)." bakımından iptaline, 2020/143985 sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmesi halinde "Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan)." bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket ve şahıs vekili, müvekkilinin 1986 yılından bu yana zirai tohum, kimyasal ürünlerin İmalat ve toptan ticareti yapan bir firma olduğunu, “...” kelimesinin Latince-Türkçe bakır anlamına geldiğini, müvekkilinin almak istediği zirai ilacın içeriği bakır olduğu için bu markanın tesciline başvurulduğunu, müvekkilinin her ne kadar 31. sınıfta olsa da iştigal ettiği alanların ‘İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar . Ormancılık ürünleri. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar.” olduğunu, davacının ise "yumurta, kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar" alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin markası ile davacı markalarının farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 31. sınıf mallar ile davacı yanın önceki tarihli markalarının aynı / aynı tür malları kapsadığı, bununla birlikte dava konusu marka ile davacı markaları arasında, makul düzeyde dikkat, zeka ve özen seviyesine sahip tüketicilerin, ilişkilendirme ihtimali dahil yanılgı yaşamasına yol açacak bir benzerlik halinin mevcut olmadığı, davacı markalarının tanınırlığı hususunda işlem dosyasına yeterli delil sunulmadığı, bununla birlikte aksi yönde bir durum mevcut olsaydı dahi taraf markaları arasındaki benzemezliğin, SMK m. 6/5 kapsamında aranılan herhangi bir koşulun oluşmasına engel olacağı, SMK m. 6/6 koşullarının somut olayda oluşmadığı, davalı marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı, YİDK kararlarının yerinde olduğu ve iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkil markası ile davalı markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmakla birlikte benzer mal ve hizmetleri kapsadığını, müvekkil markası ile aynı sektörde yer alan ve müvekkil markasından ayırt edilemeyecek kadar benzer olan davalı markasının tescil edilmesinin, müvekkilin ayırt edici karakterine zarar vereceğini, müvekkilin uzun yıllardır markasını ilgili sektörde kullandığını, müvekkil markalarının esas unsurunun ''...'' ibaresi olduğu düşünüldüğünde, müvekkil markasının esaslı unsurunun önüne getirilen ''a'' ibaresinin markaları birbirinden ayırt etmesi beklenemeyeceğini, veyahut ''ş'' yerine ''s'' kullanılmasının da aynı şekilde davalı markasına herhangi bir ayırt edici nitelik katmadığını, davalı markasının müvekkile ait ''... ...'' ibareli markanın kısaltması şeklinde algılanacağını, ''Yumurta Kalite Sınıflarının'' A sınıfı, B sınıfı şeklinde olduğunu ve yumurtaların üzerinde bu sınıfların belirtilmesinin gerektiğini, yumurtaların sınıflandırılmasında "A" harfinin kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda, taraf markalarının özellikle "Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil)" emtialar yönünden her halde benzer bulunduğunu, müvekkilinin markasının ''...'' esas unsurlu birçok marka başvurusu olması nedeniyle davalı markasının müvekkile ait seri marka izlenimi yaratacağını, müvekkilin ilgili sektörde ve uluslararası anlamda tanınmış bir marka olduğunu, dosya kapsamında müvekkile markasına ait fuar ve tanıtım giderleri, faturalar, sosyal medya mecralarında izlenme sayıları gibi birçok delil sunulduğunu, müvekkil şirket ile aynı sektörde bulunan davalı şirketin müvekkile bağlı ve tanınmış "..." markasından haberdar olmaması ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kötüniyete dayalı yapılan itirazlarda başvuru sahibinin kötü niyetini kesin olarak ispat etme zorunluluğunun bulunmadığını, itiraz sahibinin sunduğu deliller ile başvurunun kötü niyetle yapıldığını gerçeğe yakın bir şekilde ortaya koymasının yeterli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu marka ile davacı markaları arasında, ilişkilendirme ihtimali dahil yanılgı yaşamasına yol açacak bir benzerlik bulunmadığı, davacı markalarının tanınırlığı hususunda işlem dosyasına yeterli delil sunulmadığı, bununla birlikte aksi yönde bir durum mevcut olsaydı dahi taraf markaları arasındaki benzemezliğin, SMK m. 6/5 kapsamında aranılan herhangi bir koşulun oluşmasına engel olacağı, SMK m. 6/6 koşullarının somut olayda oluşmadığı, davalı marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.