7. Hukuk Dairesi 2013/22952 E. , 2013/19589 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 103 ada 4 ve 8 parsel sayılı sırasıyla 1.376,07 m2, 4.427,28 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve…
**7. Hukuk Dairesi 2013/22952 E. , 2013/19589 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 103 ada 4 ve 8 parsel sayılı sırasıyla 1.376,07 m2, 4.427,28 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve ... adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu 103 ada 4 ve 8 parsel sayılı taşınmazların davalıların tutunduğu Ağustos 1945 tarih 3 ve 4 sayılı tapu kayıtları kapsamında kalmadığı, taşınmazlar üzerinde tespit gününde zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; davalıların tutunduğu Ağustos 1945 tarih 3 ve 4 sayılı tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi, tutanak bilirkişisi ve tanık sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi keşif tutanağında yazılı olan bilgilere göre yerel bilirkişi, tutanak bilirkişisi ve tanıkların dayanak tapu kayıtlarının uygulamasında 104 ada 4 ve 8 parsel sayılı taşınmazlardan bahsettiği, oysa somut olayda dava konusu taşınmazların 103 ada 4 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar olduğu, dava konusu taşınmazların güneyinde bulunan yoldan sonra ise 104 ada 4 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu gözetildiğinde dayanak tapu kayıtlarının hangi taşınmaz için uygulandığı yönünde oluşan tereddüt dahi giderilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı tarafın tutunduğu Ağustos 1945 tarih 3 ve 4 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazların davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, somut olayda davalıların tutunduğu tapu kayıt maliklerinin nüfus kayıtları getirtilerek davalılar ile aralarında ki akdi ya da ırsi ilişki saptanmalı ve böylelikle dayanak tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirip yitirmediği karar yerinde tartışılmalı, dava konusu taşınmazların ya da taşınmazların bir bölümünün tutunulan tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalılar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalılar ... ve ...'a iadesine, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi