11. Hukuk Dairesi 2013/2407 E. , 2013/17909 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Hasımsız olarak görülen davada Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/05/2012 tarih ve 2010/1303-2012/453 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm …
**11. Hukuk Dairesi 2013/2407 E. , 2013/17909 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Hasımsız olarak görülen davada Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/05/2012 tarih ve 2010/1303-2012/453 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Finansbank A.Ş...Şubesine ait 10/11/2010 tarihli, 5.000,00 TL bedelli çeki kaybettiğini ileri sürerek, çekin iptalini, çekin üçüncü kişilerin eline geçmemesi ve mağduriyetinin önlenmesi için ödeme yasağı kararı verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil vekili, müvekkilinin dava konusu çekin yetkili hamili olduğunu, davacının söz konusu çekte bir hakkının ve cirosunun bulunmadığını bildirmiştir. Mahkemece, davacının iptali istenen çekte herhangi bir cirosunun ve imzasının bulunmadığı, dolayısıyla dava açma ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının iptali istenen çekte herhangi bir cirosunun ve imzasının bulunmadığı, dolayısıyla dava açma ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 6762 Sayılı TTK'nın 563. maddesinde senet üzerinde hak sahibi olan kişinin, zayi olması halinde senedin iptalini mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir. Somut olayda davacı tarafından, dava konusu çekin kaybedildiği ileri sürülmüş ve anılan çekin fotokopisi de mahkemeye sunulmuştur. Esasen hasımsız olarak açılan ve kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu türden davalarda, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu konusunda, mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunulmasını yeterli saymak gereklidir. Aksinin kabulü ile davacının daha fazlasını ispata zorlanması, zayi nedeniyle çek iptali hükümlerinin uygulanmasını imkânsız hale getirecektir. Kaldı ki, dava sırasında yapılacak olan ilanlar sonucunda, hak sahipleri varsa ortaya çıkabilecek ve kendilerine karşı istirdat davası açılabilecek, ya da hak sahipleri tarafından hasımlı olarak açılacak bir dava ile, çek iptali kararının iptali talep edilebilecektir. Dolayısıyla mahkemeyi tereddüde sevk eden hususlar, esasen anılan davalarda tartışılacaktır. Bu durum karşısında mahkemece, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilince sunulan mevcut delillerin yeterli sayılması, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, böylece 6762 Sayılı TTK.nın 669 vd. maddelerinde öngörülen işbu davayı açmasında yasal bir engelin bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu suretle, davacı hamili olduğu çeki zayi ettiğini iddia ettiğine, ciro silsilesi muntazam olduğuna ve son ciro da beyaz ciro olduğuna göre yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmediği gibi mahkemece, 6762 Sayılı TTK'nın 730/20'nci maddesinin yollaması ile olaya uygulanması gereken aynı Yasanın 670'nci maddesi uyarınca, davacıya çeki elinde bulunduran aleyhine istirdat davası açmak üzere süre verilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.