T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/150 - 2026/312 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/150 KARAR NO : 2026/312 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/10/2023 NUMARASI : 2023/51 E. - 2023/452 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve S…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/150 - 2026/312 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/150 KARAR NO : 2026/312 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/10/2023 NUMARASI : 2023/51 E. - 2023/452 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/10/2023 tarih ve 2023/51 E. - 2023/452 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/065535 no ile "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2019/129863, 2016/86702, 2016/86696, 2016/86690, 2016/86685, 2015/100860, 2015/100834 sayılı ve "...", "... ve şekil", "... ve şekil", "... şekil", "... ve şekil", "...", "..." ibareli markalara dayalı itirazları sonucunda başvurusunun kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin daha evvel de 2018/92091 sayılı “...” ibareli markasının bulunduğunu, dava konusu başvurunun bu markanın devamı niteliğinde olduğunu, davalının redde gerekçe markalarında “...” ibaresinin bulunmadığını, yalnızca “...” ibaresinin olduğunu, bu ibarenin daha evvel de sektörde 3. kişiler adına tescil başvurularına konu edildiğini, davalının itiraza gerekçe olarak sunduğu markalar ile müvekkilin itiraz olunan markası arasında yasanın öngördüğü aynılık veya benzerlik bulunmadığını ileri sürerek; 2022-M-15789 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, YİDK tarafından dava konusu başvuru ile itiraza mesnet olarak gösterilen ve tescil tarihi itibariyle kullanım ispatı uygulamasına konu olmayan 2019/129863, 2016/86702, 2016/86696, 2016/86690, 2016/86685, 2015/100860, 2015/100834 sayılı ve "...", "... ve şekil", "... ve şekil", "... şekil", "... ve şekil", "...", "..." ibareli markaların benzer olduklarını ve kısmen aynı/aynı tür malları kapsadıklarını, bu nedenle 34. sınıftaki mallarının dava konusu başvurunun eşya listesinden çıkartıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin "..." ibaresinin tütün endüstrisinde oldukça ayırt edici olduğunu ve ilgili tüketiciler tarafından kolaylıkla tanındığını, müvekkilinin bu markalarını aktif olarak kullandığını, Yargıtay’ın dava konusuna benzer şekilde "..." markalarının benzer olduğuna, markalarda yer alan "..." ibaresinin, markanın ayırt edici unsurlarından biri olduğuna ve karıştırılma ihtimali olduğuna hükmettiğini, davacı yanın “...” markasının müvekkilinin de bağlı olduğu şirket grubu olan ...’ın markalarından olan, bilinirliği yüksek "..." markasıyla iltibas tehlikesi yarattığını, davacı yanın bilinçli bir şekilde müvekkili markalarına yanaşmaya çalıştığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı şirket markalarında yer alan "..." sözcüğünün çatı marka vasfının bulunduğu, "..." ibaresinin davaya konu emtiaları doğrudan tanımlamadığı, sektörel olarak herkes tarafından kullanılan bir sözcük olmadığı, buna göre davalı şirket redde mesnet markalarının esas unsurunun "..." sözcüğü olduğu, davacının hali hazırda 2018/92091 sayılı "..." ibareli 34. sınıfta yer alan emtiaları da içine alan tescilli markasının bulunduğu, davacının davaya konu marka başvurusunda esasen tescil ettirilmek istenen ibarenin "..." sözcüğü olduğu, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında dolaylı karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı yanın müktesep hak iddiasına dayanak 2018/92091 sayılı markanın 17.09.2019 tarihinde tescil işlemlerinin tamamlandığı, dolayısı ile dava konusu 26.04.2021 tarihli bir başvuru için müktesep hakka dayanak olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının itiraza gerekçe olarak sunduğu markalar ile müvekkilin itiraz olunan markası arasında bütünsel ve muhatap kitle üzerinde yapılacak değerlendirmede yasanın öngördüğü aynılık-benzerlik-ayırt edilemeyecek niteliğini haiz olmadığını, tüm tüketicilerin ... ve ... markalarının farkını bildiğini, "..." ibaresinin tercihi belirlemesinin veya tüketicinin yanılmasına sebep olma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının davaya konu marka başvurusunda esasen tescil ettirilmek istediği ibarenin "..." sözcüğü olduğu, anılan ibarenin dava konusu 34. sınıf mallarda zayıf olduğunun söylenemeyeceği, dolayısıyla taraf markalarında ortak asıl unsur olarak kullanılan "..." sözcüğünden kaynaklı bir benzerliğin olduğu, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, "..." ibaresinin asıl unsur olduğu ve bu ibarenin ortaklığının iltibasa neden olacağı konusundaki emsal Yargıtay kararlarının da aynı yönde bulunduğu (Yargıtay 11. HD'nin 22.04.2025 tarih ve 2024/4354 E.-2025/2691 K., 09.01.2024 tarih ve 2022/4189 E.-2024/107 K., 24.10.2022 tarih ve 2021/3379 E.-2022/7322 K., 06.02.2017 tarih ve 2015/12528 E.-2017/581 K., 27.04.2012 tarih ve 2011/216 E.-2012/6948 K.), davacı yanın müktesep hak iddiasına dayanak 2018/92091 sayılı markasının 17.09.2019 tarihinde tescil işlemlerinin tamamlandığı, dolayısı ile dava konusu 26.04.2021 tarihli bir başvuru için müktesep hakka dayanak oluşturamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.