İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Taraflar arasındaki Ticari Şirket davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihbar olunan şirket ortağı olduğ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/500 KARAR NO : 2025/1542 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/11/2023 NUMARASI : 2023/811 Esas - 2023/1047 Karar DAVA: Ticari Şirket İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Taraflar arasındaki Ticari Şirket davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihbar olunan şirket ortağı olduğunu, 11/07/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 8 nolu karar ile davalı şirketin bağımsız denetçi olarak atandığını, ancak bağımsız denetçi olarak atanan firmanın ortağı olan ...'ın aynı zamanda ihbar olunan şirketin mali müşaviri olduğunu, bu nedenlerle sağlıklı denetim yapılamayacağından bahisle davalı şirketin görevi sonlandırılarak yeni bir bağımsız denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı şirket temsilcisi dosyaya sunmuş olduğu beyan dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davanın temsilcisi olduğu şirkete yönetilemeyeceğini, kendilerinin genel kurul kararıyla seçildiğini, bu nedenlerle davanın da davacının ortağı olduğu şirkete yönetilmesi gerektiğinden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ortağı olduğu şirketin genel kurul toplantısının 11/07/2023 tarihinde yapıldığı, toplantıda alınan 8 nolu karar kapsamında davalı şirketin bağımsız denetçi olarak seçildiği, davacı tarafından bağımsız denetçi olarak seçilen şirketin davalı olarak gösterilmek suretiyle iş bu davanın açıldığı, öncelikle davanın genel kurul toplantısında alınan karar kapsamında bağımsız denetçinin görevinin sonlandırılması amacıyla iş bu davanın açıldığı, davanın bağımsız denetçi firmasına yönelik değil davacının ortağı olduğu şirkete karşı açılması gerektiği, bağımsız denetçinin ancak ilgili kişi olarak TTK 399/4-b maddesi kapsamında beyanına başvurulacağı (Yargıtay 11.HD 2022/964 esas 2023/4512 karar sayılı ilamına konu İBAM 43.HD 2021/35 - 473 E.K sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere); bu bağlamda davalı şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Somut uyuşmazlıkta Mahkeme davanın husumet nedeniyle reddine karar vermişse de bu durumun gerçeği yansıtmadığını,davanın denetçiye karşı açılması gerektiğini, bağımsız denetçinin görevden alınması davasının davalısı denetçi, davacı ise azınlık ve anonim ortaklığı temsilen yönetim kurulu (Prof. Dr. Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul 2020, s.493) olduğunu, nitekim Batider'de yayınlanan bir makalede de, denetçinin değiştirilmesi talebini içeren davanın davalısının seçilmiş denetçi olacağını belirttiğini, bir başka bilimsel çalışmasında konuyu inceleyen Marmara Üniversitesi Ticaret Hukuku öğretim üyesi de denetçinin görevden alınması ve yerine yeni denetçi atanması davasının denetçiye karşı açılması gerekeceğini belirttiğini (Doç. Dr. Özlem Karaman Coşgun, Anonim Şirketlerde Denetçi Seçimine İlişkin Genel Kurul kararının İptali, Hükümsüzlüğü, Görevden Alınma Davası ve Yeni Denetçinin Seçimi, Terazi Hukuk Dergisi Şubat 2023, C. 18, S.198, s.59). cevap dilekçesi sunma süresi geçtikten sonra ve yalnızca duruşmadan bir gün önce davalı bağımsız denetim şirketi tarafından sunulan beyan dilekçesinden ve ekinde yer alan kararlardan Mahkemenin etkilenmiş olduğunu, bile bile yanlış karar verildiğini, üstelik bağımsız denetim firmasının da usul ve yasalara aykırı olarak görevine devam etmesi sebebiyle, hukuki ve cezai olarak kendileri nezdinde her türlü yasal yollara başvurabileceklerini, açıkça itiraz edilmesine rağmen ve dava dilekçesinde denetim şirketinin mali müşavirinin kendi şirketinin ortağı olduğunun belirtilmesine rağmen, görevine devam eden denetçiye karşı tüm şikayet haklarını kullanacaklarını, yerel mahkemenin gerekçeli kararı ve davalının beyan dilekçesinde belirtmiş olduğu kararların hiçbirinde davanın şirkete karşı açılacağı yazmadığını, yerel mahkemenin konuya gerekçe bulamamış olup, uyuşmazlık ile ilgili olmayan bir kararı gerekçe yaptığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/964 E. 2023/4512 K. Sayılı ilamınında davanın seçilmiş denetçiye karşı açılmış olduğunun gerekçeli kararın ikinci sayfasında bulunan davalı şirketin yetkililerinin dinlendiğini, bu yetkililerin şirketin davalı firmanın sorumlu denetçisi olduğundan ve denetimlerini usulüne uygun yaptığını belirttiğinden anlaşıldığını, TTK 399/4-b'de Mahkeme seçilmiş denetçinin dinlenerek şahsına yönelik haklı bir sebebin bulunması halinde başka bir denetçi atayacağı belirterek husumetin aslında bizzat seçilmiş denetçide olduğunu belirttiğini, şirketin olsa olsa buradaki ilgili kısmı olup, davalının bağımsız denetçi olması gerektiğini, azınlığın açmış olduğu bu davanın azınlık paysahipleri ve davalı olarak da denetçi arasında görüldüğünün kabul edildiğini, zira şirketin menfaatinin zaten açılan bu dava ile halihazırda korunduğunu ve haklı sebebin bulunup bulunmadığı hususunun muhatabının da denetçi olduğunu , şirketin kendi menfaati için açılan bu davada olsa olsa bilgisine ve elindeki belgelere başvurulabilecek kişi olarak görülmesi gerektiğini, TTK 399/4 hükmünde geçen "ilgili" ifadesinin de bunu doğruladığını, Yerel Mahkemenin hukuk mantığına göre, davalı şirket hasım olacağından yönetim kurulunun kendisine dava açamayacağını, hiçbir şekilde izahı ve mantığı olmayan, ayrıca atıf yapılan Yargıtay kararında da hiçbir bağlantı bulunmayan yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasının zorunlu olduğunu, davalı şirketin cevap dilekçesini süresinde sunulmaması sebebiyle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dilekçede belirtilen kararların hiçbirinin davanın müvekkilin ortağı bulunduğu şirkete karşı açılması gerektiğini belirtmediğini, davalı tarafça sunulan kararların hiçbiri husumet ile ilgili olmayıp, emsal alınmasının mümkün olmadığını, TTK 399 kapsamında işbu davanın azınlık hakkı olduğunun sabit olduğunu, denetim firması ortağı olan kişinin aynı zamanda ...şirketinin mali müşaviri olması ve denetim görevinin yeterli bir şekilde yapılmaması sebebiyle davanın kabulü gerektiğini, yukarıda izah edilen sebeplerle husumet nedeniyle reddinin kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, istinaf mahkemesince gerekli incelemenin yapılması ve dosyanın esasa girilerek karar vermesini talep ettiklerini, TTK 399/2 ve 4'de azınlık pay sahibine denetçinin görevden alınması ve başka bir denetçi atanmasını talep etme hakkı tanındığını, ... adlı kişinen, ihbar olunan şirketin mali müşaviri olup, aynı zamanda bağımsız denetim firması olarak seçilen davalı bağımsız denetim şirketinin de ortağı olduğunu, söz konusu kişinin ihbar olunan şirketin uzun yıllardan beri mali müşavirliğini yaptığını hatta ...şirketinin genel kurul toplantılarına bizzat katıldığını, toplantı başkanı, başkan yardımcısı olarak görev yaptığını, 07.04.2022 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde Bakanlık Temsilcisinin dahi ...'ı göstererek 'yeminli mali müşavir' diye bahsettiğini, yerel mahkemece deliller toplanmadan karar verilmiş olması sebebiyle de kararın kaldırılması gerekmekte olup, aksi halde adil yargılanma hakkının ihlal edileceğinin açık olduğunu, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, dava dilekçesinde talepleri kapsamında ihbar olunan ...şirketinin 25.05.2023 ve 11.07.2023 tarihli genel kurul toplantılarına ait kamera kayıtlarının gönderilmesi istenildiğini ancak ihbar olunan şirket tarafından bu kayıtların dosyaya ibraz edilmeden karar verildiğini, bu hususun da eksik inceleme olduğunu, öncelikle bağımsız denetim firmasının 2023 yılına ilişkin görev yapması ve bu kapsamda raporunu hazırlaması muhtemel olduğundan dosyanın ivedilikle öne alınarak incelenmesine, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.11.2023 tarih 2023/811 E. 2023/1047 K. Sayılı kararının kaldırılmasına, genel kurul toplantısında dava dışı kişinin ihbar olunan şirketin mali müşaviri olduğunu belirtmesi sebebiyle görüntülü kayda alınan ve müvekkil tarafından talep edilmesine rağmen verilmeyen 25.05.2023 tarihli ilk toplantı ve 11.07.2023 tarihli ertelenen genel kurul toplantısının kamera kayıtlarının dosyaya sunulması yönünde ara karar kurulmasına ve müzekkere yazılmasına, davanın kabulüne, 11.07.2023 Tarihli Genel Kurulda Seçilen Anıl Yeminli Mali Müşavir ve Bağımsız Denetim Şirketinin görevden alınmasına, mahkemece tarafsız bir yeni bağımsız denetim şirketi atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, anonim şirket için tayin edilen bağımsız denetçinin görevden alınarak yerine yeni bir bağımsız denetçi atanması talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık, bağımsız denetçinin görevden alınarak yerine yeni bir bağımsız denetçi atanması talebinde denetçi olarak atanan davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği noktasındadır. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 399. maddesinde anonim şirkette denetçinin şirket genel kurulunca seçileceği, seçim sonrasında yönetim kurulunun gecikmeksizin denetim görevini hangi denetçiye verdiğini Ticaret Siciline tescil ve Sicil Gazetesinde, internet sitesinde ilan edeceği düzenlemiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında denetçiden denetleme görevinin sadece 4.fıkrasında öngörüldüğü şekilde ve başka bir denetçi atanmış ise geri alınabileceği kabul edilmiştir. Maddenin 4.fıkrasında şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yönetim kurulunun, sermayenin %10'unu halka açık şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin %5'ini oluşturan pay sahiplerinin istemi üzerine ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi dinleyerek seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı halinde başka bir denetçi atayabileceği kabul edilmiştir.TTK'nın 399/5.maddesinde görevden alma ve yeni denetçi atama davasının denetçinin seçiminin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanından itibaren 3 hafta içinde açılacağı, azlığın bu davayı açabilmesi için denetçinin seçimine genel kurulda karşı oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş ve seçimin yapıldığı genel kurul toplantısı tarihinden itibaren geriye doğru en az 3 aydan beri şirketin pay sahibi sıfatını taşıyor olmasının şart olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda davacı, dava dışı şirketin 11.07.2023 tarihli genel kurul toplantısına katılarak toplantının 8. maddesinde görüşülen bağımsız denetçinin seçilmesi oylamasında olumsuz oy kullanmasına karşın davalının bağımsız denetçi olarak seçildiğini beyan ederek TTK'nın 399/5.maddesi uyarınca bağımsız denetçinin görevinin sonlandırılarak yeni bir bağımsız denetçi atanmasına ilişkin eldeki davayı açmıştır. Dosya kapsamına sunulan dava dışı ...... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 11.07.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantı tutanağına göre toplantının 8.maddesinde davalının bağımsız denetçi olarak atanması teklifinin, dava dışı ...... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin bir kısım ortakları ve bu şirkette %12 oranında pay sahibi olan davacının ret oyuna karşılık oy çokluğuyla kabul edildiği, davacının muhalefetini tutanağa geçirttiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre davacının genel kurul toplantısı tarihinden itibaren geriye doğru en az 3 aydan beri şirketin pay sahibi sıfatını taşıdığı görülmekte olup, dava dışı şirketin bağımsız denetçi atanmasına ilişkin kararın 02.08.2023 tarihli 10884 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği gözetildiğinde 22.08.2023 tarihinde açılan dava süresindedir.TTK'nın 399/4.maddesinde bağımsız denetçinin azli davasında davalı sıfatına kimlerin sahip olduğu kanunda açıkça belirtilmemiştir. Anılan maddede "ilgililer ve seçilmiş denetçiyi dinleyerek seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı halinde" ifadelerine yer verilmiş olup, bu ifadelerden davanın denetçiye karşı açılacağı anlaşılmaktadır. (Çamoğlu/Poroy/Tekinalp, Ortaklıklar Hukuku s.519) (...Anonim Şirkette Denetçinin Değiştirilmesi Davasının Azınlık Tarafından Açılması Halinde Usul Hukukuna İlişkin Sorunlar, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, C. 30, S. 2, Haziran 2014, s. 56) Şirketin davadaki sıfatı konusunda ise denetçinin değiştirilmesi şirketin hukuki menfaatlerini doğrudan etkileyeceğinden davanın şirkete ihbar edilmesi gerektiği söylenebilir. (Anonim Şirketlerde Denetçinin Değiştirilmesi Davası -...)Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde bağımsız denetçinin görevinin sonlandırılarak yeni bir bağımsız denetçi atanması istemli eldeki davada, husumetin dava dışı şirketin genel kurulunda bağımsız denetçi olarak seçilen davalıya yöneltilmesi yerinde ve usulüne uygun olup, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece verilen karar isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2025