7. Hukuk Dairesi 2010/1107 E. , 2011/629 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 105 ada 18, 20 ve 130 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 8010.97 m2, 5336.45 m2 ve 3820.66 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka dayanılarak davalı ... ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. Davacı ...…
**7. Hukuk Dairesi 2010/1107 E. , 2011/629 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 105 ada 18, 20 ve 130 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 8010.97 m2, 5336.45 m2 ve 3820.66 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka dayanılarak davalı ... ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece 14.07.2009 günlü oturumda verilen kesin süreye uymadığı gerekçesiyle davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve usül hükümlerine uygun düşmemiştir. HUMK'un 163. maddesi hükmüne göre kanunda belirtilen süreler kesindir. Bu süreler içinde yapılması gereken işlemler yapılmazsa o hak düşer. Hakim de yargılama sırasında taraflara vereceği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Verilen ara kararında sürenin kesin olduğu belirtilmemişse süreyi geçiren taraf yenisini isteyebilir. Bu istem üzerine verilecek ikinci süre kesindir. Yine öğreti ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, kesin süreden söz edilebilmesi için öncelikle verilen sürenin yapılması istenilen işlerin yerine getirilebilmesine uygun makul bir süre olması, yapılması istenilen işlerin neler olduğunun, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçlarının açıkça ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ara kararında gösterilmesi, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçları konusunda kendisine kesin süre verilen tarafın uyarılması, uyarı yapıldığının da tutanağa geçirilmesi zorunludur. Somut olaya gelince, dosya içeriğinden mahkemece 14.7.2009 günlü duruşma oturumunda davacı ...'e 11.08.2009 günü saat 10.30’dan itibaren yapılacak keşif için kullanılmak üzere kalem kalem belirtilen toplam 248.62 TL keşif giderini yatırması için 15 günlük kesin süre verildiği, davacının verilen süreye rağmen keşif giderini mahkeme veznesine depo etmemesi üzerine kesin süreye uyulmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacıya keşif giderini ödemesi için çıkartılan davetiyenin keşif tarihinden iki gün sonra (13.8.2009 tarihinde) tebliğ edildiği, keşif gideri mahkeme veznesine depo edilse dahi keşif gününün geçmesi nedeniyle kararlaştırılan günde keşif yapılamayacağı dikkate alındığında verilen sürenin usulsüz olduğu kuşkusuzdur. Kaldıki keşif avansı toplamı da hatalı hesaplanmıştır.