TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2022 NUMARASI : 2022/258 Esas 2022/1048 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/04/2022 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/699 Esas 2025/1360 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/699 KARAR NO : 2025/1360 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2022 NUMARASI : 2022/258 Esas 2022/1048 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/04/2022 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025 Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü döneme ilişkin dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 27/03/2012 tarihinde 2012/213 Esas sayılı dosyası ile elektrik faturalarının tarifeye aykırı düzenlenmesi nedeni ile tazminat (fazla ödenen bedelin iadesi) davası açıldığını,davada 26/12/2013 tarihli ve 2013/777 Karar sayılı kararla 226.805,86 TL'nin davacıya ödenmesine karar verildiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2015 tarihli 2015/1524 Esas 2015/11626 Karar sayılı kararı ile onanan ilam uyarınca, ... Onkoloji Hastanesi'nin hesabına 17/07/2019 tarihinde 403.939,93 TL'nin müvekkili şirket tarafından zaruri olarak ödendiğini, yapılan ödemeden davalının sorumlu olduğunu bildirerek, 403.939,93 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...’tan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın rücu davası olup Borçlar Kanunun 73'üncü maddesi gereğince zaman aşımına uğradığını, fazla ödenen bir miktarın bulunmadığını, dava konusu edilen rücu talebine konu ödemelerin davacı ve davalı şirketin bilançosuna yansımış olmasına bağlı olarak davalı ... tarafından yapılmış bir ödeme anlamına geleceğinden mükerrer ödemenin söz konusu olacağını, davacının sözleşmeden kaynaklanan bir talep hakkının bulunmadığını, bir an için davacının haklı olduğu kabul edilse dahi müvekkili kurumun yalnızca mahkeme kararında belirtilen tutardan sorumlu olup icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflar ve faizden sorumlu olmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; İHDS tarihi olan 24/07/2006 tarihi öncesinde tahakkuk ettirilen fazla fatura miktarının 8.226,64 TL olduğu, bu fatura bedellerinin davalı tarafından tahsil edildiği, daha sonra açılan istirdat davasında Sağlık Bakanlığına ödeme yapanın davacı olduğu, davacının kendi sorumluluğunda olmayan dönem için yaptığı ödemeyi sözleşme hükümleri gereği davalıdan talep etmekte haklı olduğu gerekçesi ile 14.651,60 TL bakımından davanın kabulüne fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, Duruşmada tefhim edilen kısa kararda faiz başlangıcı olarak hem ödeme hem dava tarihi yazılmış ise de infazı mümkün olmayacak şekilde yazım hatası yapıldığından ödeme tarihi belirtilerek düzeltilmiş hali ile, gerekçeli kararda açılan davanın kısmen kabulüne, 14.651,60 TL' nin ödeme tarihi olan 17/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı kurum tarafından istirdat talepli olarak ikame edilen davada müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından, müvekkil şirketten mevzuata ve işletme hakkı devir sözleşmesine aykırı olarak tahsil edilen bedelin ...’a rücu edilmesi gerekmekte olup eksik ve hukuka aykırı şekilde tanzim edilmiş olan bilirkişi raporu esas alınarak verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...’ın hissedarı olduğu ... Elektrik, Bursa merkez olmak üzere Balıkesir, Çanakkale ve Yalova il sınırlarında faaliyet göstermek üzere, 01.03.2005 tarihinde ilan edilerek kurulduğunu ve ... ile ... Elektrik arasında 24.07.2006 tarihinde İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi akdedildiğini, 01.09.2010 tarihinde ise Hisse Alım Sözleşmesi imzalanmak ve ... Elektrik’in hisseleri satılmak suretiyle özelleştirilme süreci tamamlandığını, müvekkil şirket ve davalı ... arasında akdedilen Sözleşme gereğince, Sözleşme’nin imzalanma tarihinden önce gerçekleştirilen her türlü iş ve işlem bakımından ...’ın sorumlu olduğunu, bu nedenle, dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından ikame edilen davanın, ...’ın sorumluluğunda olmasına rağmen müvekkil şirketten haksız olarak tahsil edilen bedellerin tamamının rücuen ...’tan tahsili gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, davacının müvekkilinden ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, devre esas bilanço düzenlenmesiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, dava konusu bedelin davacı tarafından dava dışı kişiden tahsil edilen ve bu kişi tarafından açılan istirdat davası neticesinde ilgiliye iade edilen bedel olduğunu, paranın davacının kasasına girdiğini, davacı tarafından kullanıldığını, müvekkilinin tahsil ettiği bir bedelin bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 26/12/2013 tarihli, 2012/213 E. ve 2013/777 K. sayılı ilamı incelendiğinde; davacı Sağlık Bakanlığı tarafından davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine ikame edilen dava ile ... Onkoloji Hastanesi'nin hesabına 17/07/2019 tarihinde 403.939,93 TL'nin müvekkili şirket tarafından zaruri olarak ödendiğini, yapılan ödemeden davalının sorumlu olduğunu bildirerek, 403.939,93 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...’tan tahsili talep edildiği, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 26/12/2013 tarihli, 2012/213 E. ve 2013/777 K. sayılı ilamı ile davanın kabulü ile 226.805,86 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2015 tarih, 2015/1524 E. ve 2015/11626 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında Nitelikli Hesaplama Bilirkişisi ... tarafından tanzim olunan raporda özetle; Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/213 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davaya konu bu faturaların 2006, 2007, 2008, 2009 ve 2010 yıllarına ait faturalar olduğunun açıkça belirtildiğini, ödeme tarihleri tespit edilememekle birlikte, abonenin kamu hastanesi olduğu gözetildiğinde, fatura dönemlerinde ödeme yapıldığı kabul edilerek hesaplama yapıldığı görülmüştür. Davacı tarafça işletme hakkı devir sözleşmesi tarihi olan 2006 yılı itibari ile rücu edebileceği tutarları göstermek suretiyle Bursa 2 Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/213 E. ve 2013/777 K. sayılı dosyasına ilişkin yapılan 403.939,93 TL tutarındaki ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsil edilerek davacı şirkete ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece yukarıda yazılı şekilde hüküm tesis edildiği görülmüştür. Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. ... Genel Müdürlüğü ile Müessse Müdürlüklerinin ayrı tüzel kişi oldukları ve Müessese ile ilgili davalarda ...'a husumet düşmeyeceği yerleşmiş Yargı içtihadı haline gelmiştir. Bu konudaki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/03/2010 gün ve 2010/13-89 esas 2010/134 karar sayılı ilamında; Davalı ... AŞ. 233 sayılı KHK.nin 3.maddesi uyarınca TEK kurumundan ayrılarak iki ayrı iktisadi devlet kuruluşu olarak 15.9.1993 tarihli 21699 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile kurulduğu, 26.1.1994 günlü 21830 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ana statüsü ile organlarının görev alanlarının belirlendiği, 15.1994 gününde yöntemince tescili yapılıp ilan edildiği, bilahare kendi mevzuatı ve 233 sayılı KHK.nin 15 ve devamı maddeleri uyarınca müesseseler oluşturarak faaliyetine devam ettiği, bu müesseselerin de ticaret siciline kaydı yapılarak ilan edildiği ve tüzel kişiliğinin bulunduğu, kendine ait sermayesi ve yönetim organları bulunan müesseselerin kendi faaliyet alanlarında kalan işlemlerle ilgili olarak yasal hasım olarak gösterilmeleri gerekir. Davalılardan ... Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü izah edilen şekilde kurulan ve diğer davalıdan bağımsız tüzel kişiliği bulunması, kendi faaliyet alanındaki enerji nakil hatlarının bedellerinin tahsiline ilişkin davanın da bu ilgili müesseseye yöneltilmesi gerekir. Diğer davalı müessesenin faaliyet alanı içinde kalan enerji nakil hatları bedelinden doğan alacağı tahsili hakkında açılan davada davalı ...’a husumet yöneltilmesi mümkün değildir. (HGK. 2000/21-1668- 2000/1763) Açıklanan nedenle davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir...) gerekçesiyle Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnilmesi kararını aynı gerekçe atıfla bozmuştur. Müessese Müdürlüklerini faaleyetlerin sürdürürken bu kez; Enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği 4628 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile ... özelleştirme kapsam ve programına alınmış, davacı şirketinde dahil olduğu 20 şirket, Türkiyedeki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı ...'a ait olmakla birlikte, ...'tan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başlamıştır. ... tarafından 20 adet dağıtım şirketi kurulduktan sonra herbiri ile ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı şirket, tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 30/10/2009 tarihine kadar faaliyet göstermiş, bu süreçte özelleştirme işlemleri yürütülmüş, özelleştirmenin tamamlanmasıyla birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamı ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri Anonim Şirketi'ne devredilerek 30/10/2009 tarihli hisse satış sözleşmesi akdedilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/11/2006 tarih ve 2006/10-722 Esas 2006/730 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere anlatılan hukuki sürece göre 01/03/2005 tarihinden (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2000/21-1668 Esas 2000/1763 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzre ... genel müdürlüğü bağımsız tüzel kişiliği bulunan müessese müdürlüğü ve akabinde şirket) sonraki tüm iş ve işlemler ayrı bir tüzel kişilik olan dağıtım şirketi tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu dönemde dağıtım şirketlerinin hisselerinin tamamının ... genel Müdürlüğüne ait olması da şirketin ayrı bir tüzel kişisi olduğu gerçekliğini etkilememiştir. Nitekim bu kapsamda dağıtım şirketlerinin faaliyetlerinden kaynaklanan davalarda husumetin dağıtım şirketlerine düşeceği ve ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davaların husumet yokluğundan red edileceğine dair Yargıtay kararları yerleşmiş içtihat haline gelmiştir. Gerek özelleştirme öncesi dönemdeki müessse müdürlükleri gerekse özelleştirmeden sonra kurulan dağıtım şirketlerinin ayrı tüzel kişilikler olduğu ve kendi adlarına bağımsız iş ve işlemler yaptığı bunların iş ve işlemlerinden dolayı ... Genel Müdürlüğüne husumet düşmeyeceği açıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.11.2022 tarih ve 2020/11-593 Esas 2022/1517 Karar sayılı ilamında; "..14. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle işletme hakkının devrine ilişkin yasal düzenlemeler ile hukukî kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar vardır. 15. İşletme hakkının verilmesi 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 18/A-c maddesinde; “Kuruluşların bir bütün olarak veya aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla bedel karşılığında belli süre ve şartlarla işletilmesi hakkının verilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanun’un “Kamu Hizmetlerinin Gördürülmesinin Özelleştirilmesi” başlıklı 15. maddesi ile kamu hizmetlerinin gördürülmesinin özelleştirilmesinde, işletme haklarının verilmesi veya kiralanması ve mülkiyetin devri dışındaki benzeri diğer yöntemlerle özelleştirme usulü benimsenmiştir. Buna göre, işletme haklarının verilmesi veya kiralanması ve benzeri diğer yöntemlerle özelleştirme, anılan Kanun’a göre yapılacaktır. Ayrıca bu madde gereğince işletme hakkı verilmesi, kiralama veya benzeri diğer yöntemlerle kullanma hakkının devri süresi kırk dokuz yılı geçemez. 16. İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi de 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 18/A-c maddesinden doğan bir sözleşme türü olup işletme hakkının verilmesi ile gerçekleştirilen özelleştirme uygulamasıdır. İHDS kamu hizmetinin gördürülmesine yönelik birçok sektörde kullanılsa da en yaygın olarak kullanıldığı sektör, enerji piyasası ve özellikle de elektrik piyasasıdır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında, elektrik üretim, iletim ve dağıtım hizmetleri özelleştirme programına alınmış ve bütünleşik bir yapıda hizmet vermesi için düzenlemeler yapılan Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) bölünerek Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ), Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (...) adlı iktisadi devlet teşekkülleri oluşturulmuştur. 17. Üretim tesisleri ile dağıtım bölgeleri arasındaki (elektrik enerjisinin gerilim seviyesi 36 kV üzerindeki hatlar üzerinden naklini içeren) iletim hizmetinin zorunlu tekel konumu gözetilerek iletim hizmeti TEİAŞ bünyesinde yürütülmek üzere özelleştirme kapsamı dışında tutulmuş; elektrik üretim ve dağıtımında ise rekabetçi bir piyasanın oluşması benimsenmiştir. Bu kapsamda elektrik üretimi kamu hizmetinin, ruhsat usulü ile özel hukuk kişilerine gördürülmesi benimsenirken, elektrik dağıtımı kamu hizmetinin ise Danıştay’dan alınan görüşe uygun olarak, özelleştirilmesinin işletme hakkı devri usulü ile yapılması benimsenmiştir. 18. Özelleştirme İdaresi Başkanlığının talebi üzerine, dağıtım bölgelerinde gerçekleştirilecek özelleştirme uygulaması da dahil elektrik özelleştirilmelerinde izlenecek modelin belirlenebilmesi açısından, elektrik üretim tesislerinden hidroelektrik ve akarsu santralleri ile termik santrallerin ve ...’a ait elektrik dağıtım bölgelerinin mülkiyetinin devri suretiyle özelleştirilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı hususunda istenilen görüşe Danıştay 1. Dairesinin 05.03.2004 tarihli ve 2004/17 E., 2004/24 K. sayılı kararı ile dağıtım bölgelerinin mülkiyetinin devri dışında işletme hakkının devir suretiyle özelleştirilmesinin mümkün bulunduğu belirtilmiştir. Bunun üzerine ..., Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Bu karar gereğince dağıtım bölgesi sınırları içerisinde dağıtım hizmetlerini görmek üzere dağıtım şirketi kurularak bu şirkete kırk dokuz yıl süre ile dağıtım lisansı ve işletme hakkı verilmesinin, dağıtım tesisleri dışında kalan duran varlıkların da (araç, bina, taşıt, demirbaş vb.) bu şirkete devir edilmesinin ve söz konusu bu şirketin hisselerinin satışı suretiyle özelleştirilmesinin mümkün olup olmadığı hususu Danıştay 1. Dairesinin 26.11.2004 tarihli ve 2004/444 E., 2004/409 K. sayılı kararı ile uygun bulunmuştur. 19. Danıştay 1. Dairesinin 26.11.2004 tarihli ve 2004/444 E., 2004/409 K. sayılı kararı ile kabul edilen özelleştirme modeline uygun olarak, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesine “...’ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme varlıkları üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ile ... ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir” hükmü ikinci fıkra olarak eklenmiştir. 20. Öte yandan özelleştirmenin işletme hakkı devir usulü ile yapılacağının kararlaştırılmasından sonra tüm ülkede elektrik dağıtımı hizmeti veren müesseselerin bir araya getirilmesi ile oluşturulan ... muhafaza edilerek, bu kez yirmi ayrı bölgede %100 hissesi ...’a ait olan Elektrik Dağıtım A.Ş.’ler (EDAŞ) kurulmuş; bu şirketler dağıtım lisansına sahip olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle ticaret siciline tescil edilmek suretiyle faaliyet göstermeye başlamıştır. 21. 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14/2 maddesine istinaden ... ile %100 hisselerine sahip olduğu yirmi EDAŞ arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin olarak ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli İHDS imzalanmıştır. ... ile EDAŞ’lar arasında imzalanan İHDS’nin “Üçüncü Kişilerin Hak İddiaları” başlıklı 7. maddesi ile üçüncü kişilere karşı sorumluluk paylaşımı yapılmıştır. ... ile EDAŞ’lar arasındaki, üçüncü kişilere karşı sorumluluk paylaşımını gerektiren maddi olaylar; kamulaştırmasız el atma, dağıtım faaliyeti ya da dağıtım tesislerinin işletilmesi nedeni ile üçüncü kişilere verilen zararlar (örneğin, elektrik telinin kopması ile bir tarlanın yanması ya da direğin araba üzerine düşmesi vb.) gibi olaylardır. İHDS’nin 7. maddesinde üçüncü kişilerin, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemler (7.4) ile dağıtım tesislerinin mülkiyetinden (7.1, 7.2) ve işletilmesinden (7.6) doğan tazminat taleplerinin, bu talepleri doğuran olay İHDS öncesinde doğmuş ise EDAŞ’lar tarafından ...’a, bu talepleri doğuran olay İHDS sonrasında doğmuş ise ... tarafından EDAŞ’lara rücu edilebileceği düzenlenmiştir. 22. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 07.11.2005 tarihli ve 2005/125 sayılı kararı ile; özelleştirme programına alınan ...’ın özelleştirilmesi ile ilgili olarak; sermayesinin %100'ü ...'a ait olan ve elektrik dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansı ile ...'ın uhdesinde bulunan dağıtım sisteminin işletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacak dağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olarak satış yöntemi ile özelleştirilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda özelleştirmeler, blok satışı ile yöntemi ile yapılarak yirmi ayrı EDAŞ’ın hisselerinin satışı ile gerçekleştirilmiş; en erkeni 2009 olmak üzere 2013 yılında özelleştirmeler tamamlanmıştır. EDAŞ’ların hisselerinin satışına ilişkin hisse satış sözleşmelerinin 9.4. maddesinde, alıcının ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümlerin saklı olduğu belirtilmiş; ayrıca özelleştirme sürecinde, ihale şartnamelerinin 24/f maddesinde de, alıcının ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı olduğu yer almıştır. 23. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; elektrik dağıtımına ilişkin özelleştirmenin işletme hakkı devir usulü ile yapılacağının kararlaştırılmasından sonra yirmi ayrı bölgede %100 hissesi ...’a ait olan Elektrik Dağıtım A.Ş.’ler (EDAŞ) kurulmuş; bu kapsamda davacı şirkette %100 hissesi ...’a ait olarak 01.03.2005 tarihi itibariyle ticaret siciline tescil edilmek suretiyle faaliyet göstermeye başlamıştır. Davacı şirketin ...’a ait olan %100 oranındaki hissesi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 31.08.2010 tarihli “Hisse Satış Sözleşmesi” ile ... Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.’ye devredilmiştir. 24. Hisse satışından sonra davacı şirket, eldeki dava ile dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde davalının yaptığı hatalı işlem neticesinde ödemek zorunda kaldığı toplam 24.473.595,30 TL'nin İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalıdan tahsilini talep etmektedir. Dosya kapsamından dağıtım faaliyetinin ... tarafından müesseseler aracığıyla yapıldığı dönemde dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.’ye hatalı olarak iletim sistemi kullanım bedeli tahakkuk ettirildiği, anılan şirketin bu bedelleri Nisan 2003 ile Ağustos 2006 tarihleri arasında her ay ödediği anlaşılmaktadır. ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından fazla yapılan tahsilatın iadesi amacıyla Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/52 E. sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne karar verilmiş, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi üzerine davacı tarafından 12.06.2014 tarihinde ödeme yapılmıştır. 25. Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalının yaptığı hatalı işlem neticesinde tahakkuk ettirilen iletim sistemi kullanım bedellerinin ödemesinin bir kısmı davalının bölgedeki müessesesine yapılmış, bir kısmının ödemesi ise davacının ayrı bir tüzel kişilik kazandığı 01.03.2005 tarihinden sonra davacı şirkete yapılmıştır. 26. Hemen belirtilmelidir ki 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 2/4 maddesinde müessese; sermayesinin tamamı bir iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna ait olup, ona bağlı işletme veya işletmeler topluluğu olarak tanımlanmıştır. Anılan KHK’nın 15. maddesi gereğince; sermayesinin tamamı Devlete ait teşebbüsler, işletmelerini müessese hâlinde teşkilatlandırabilirler. Müesseseler, statülerinin ticaret sicillerine kayıt ve ilanı ile tüzel kişilik kazanır (233 sayılı KHK m. 15/5). Yukarıda da bahsedildiği üzere Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılı kararı ile bölgede dağıtım faaliyetini yürüten müesseseler varlıklarının sürdürmeye devam ederken dağıtım bölgesi sınırları içerisinde dağıtım hizmetlerini görmek üzere Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olan %100 hissesi ...’a ait ayrı birer anonim şirket kurulması kararlaştırılmıştır. Nitekim davacı şirketin esas sözleşmesinin geçici 3. maddesinde şirket sermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceye kadar Balıkesir, Bursa, Çanakkale ve Yalova müesseseleri idari, hukukî ve malî açıdan davacı şirkete bağlanmıştır. 27. Görüldüğü üzere dağıtım faaliyetini yürüten müesseselerin ayrı birer tüzel kişiliği olsa da faaliyetlerini ... kapsamında yürütmektedirler. Oysa 01.03.2005 tarihinde tescil edilen EDAŞ’ların %100 hissesi ...’a ait olsa da müesseselerden farklı olarak ayrı tüzel kişiliğe sahiptirler. Dolayısıyla hatalı olarak iletim sistemi kullanım bedeli tahakkuk ettirilen dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş.’nin hatalı işlem nedeniyle ödemelerini Nisan 2003 ile Ağustos 2006 tarihleri arasında yaptığı gözetildiğinde bu ödemelerin 01.03.2005 tarihinden önce ve sonra yapılanların ayrı olarak değerlendirilmesi gerekir. 28. Bu kapsamda dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından 01.03.2005 tarihinden önce yapılan ödemelerin davacıya aktarıldığı davalı tarafından ispatlanmadığına göre taraflar arasında düzenlenen İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalının dava konusu ödemenin tümünden sorumlu olabilmesi için dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından 01.03.2005 tarihinden sonra yapılan ödemelerin davalıya aktarıldığının davacı tarafından ispatlanması gerekir. Dosya kapsamında davacı bu hususu iddia ve ispat edememiştir. Bu itibarla taraflar arasında düzenlenen İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalı sadece dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından 01.03.2005 tarihinden önce yapılan ödemelerden sorumludur. Zira müesseseler ile EDAŞ’lar ayrı tüzel kişilikler olduklarından 01.03.2005 tarihinden sonra yapılan ödemeler davacıya yapılmış olup davacı 12.06.2014 tarihinde aldığı bir kısım ödemeleri iade etmiş bulunmaktadır. 29. O hâlde mahkemece, müesseseler ile EDAŞ’ların ayrı tüzel kişilikler oldukları, dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından bir kısım ödemenin davacının tüzel kişilik kazandığı 01.03.2005 tarihinden sonra davacıya yapıldığı, davacının kendisine yapılan ve davalıya iade edildiği ispat edilemeyen bu ödemeyi İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalıdan talep edemeyeceği gözetilerek 01.03.2005 tarihinden önce ve sonra yapılan ödemeler tespit edilip, anılan işlem nedeniyle ödenen yargılama giderleri de buna göre oranlanıp sonucuna göre karar verilmelidir. 30. Öte yandan her ne kadar Özel Dairece bozma ilamının üçüncü bendinde, davacının dava dışı şirkete ödeme yaparken 4.026.285,19TL’yi mahsup ettiği, ancak davalıdan bu tutarı hesaba katarak talepte bulunduğu, bu hususun karar yerinde tartışılmadığı belirtilmiş ise de bölge adliye mahkemesince bu hususun gerekçeli kararda tartışıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten de davacı, dava dışı şirkete kesinleşen mahkeme kararı gereğince ödeme yaparken 4.026.285,19TL’yi mahsup etmiştir. Ancak mahsup edilen bu bedel dava dışı şirketin, başka bir mahkeme kararı gereğince davacıdan alacağına ilişkin olup bu miktarın eldeki davada davalıdan tahsilinin talep edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 31. Hâl böyle olunca direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerekmiştir...." denilmek suretiyle müesseseler ile EDAŞ’ların ayrı tüzel kişilikler oldukları, dava dışı ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından bir kısım ödemenin davacının tüzel kişilik kazandığı 01.03.2005 tarihinden sonra davacıya yapıldığı, davacının kendisine yapılan ve davalıya iade edildiği ispat edilemeyen bu ödemeyi İHDS’nin 7.4. maddesi gereğince davalıdan talep edemeyeceği gözetilerek 01.03.2005 tarihinden sonra yapılan ödemelerin davalıdan talep edilemeyeceği kabul edilmiştir. "Dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin sorumluluğunun ...’a ait olduğu, ... tarafından yürütülmüş bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu, bu talepleri konu alan icra takibi ve davaların ... tarafından yürütülüp sonuçlandırılacağı, bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün ... tarafından karşılanacağı" düzenlenmesi varsa da Dairemiz bu atfın ve özellikle her türlü iş ve işlemlerin sorumluluğunun ...’a ait olduğu belirtmesinin ayrı bütçelere sahip özelleştirme sonrasında kurulan şirketlerin kasalarına giren paraları da kapsamadığı düşüncesindedir. Sözleşme hükmü sorumluluğu kapsamakta ancak kasadaki paranın sonuçlarını kapsamamaktadır. Dairemiz, ... Genel Müdürlüğü 7.4 ve 7.6 maddelerine göre 3. kişilerin açtığı dava ve takiplerin muhatabı ise de ödenen para dağıtım şirketinin bütçesinde ve kasasında ise davacının bu tutarı davalıya rucu edemeyeceği görüşüne dayanmaktadır. Bu aşamada üçüncü kişiden fazla tahsil edilen iletim bedeli ayrı bir tüzel kişiliğe sahip müessese müdürlüklerinin tescil ve ilanı, dağıtım şirketlerinin kurulması ve akabinde hisselerinin satılması sürecinde Davalı ... Genel müdürlüğüne aktarılmamış ise halen dağıtım şirketinin kasasında bulunmakta olup davacı dağıtım şirketi bu parayı iade etmekle kasasına haksız girmiş paranın hak sahibine iadesini sağlamıştır. Anılan tutarın bu kez ...'tan istenilmesi ise davacının bu tutar kadar sebepsiz zenginleşmesine sağlayacaktır. Davacı tarafından anılan tutarın ... Genel Müdürlüğüne aktarıldığı iddia ve ıspat edilmediği gibi davalı ... da bu tutarların genel müdürlüğe gönderilmediğini savunmaktadır. Bu nedenle 01/01/2006'dan sonra fazla tahakkuk ettirilen elektrik fatura bedelinden ötürü dava dışı üçüncü kişi tarafından söz konusu ödemenin davacı dağıtım şirketine yaptığı, davacı şirketin anonim şirket olarak kurulduktan sonra tahsil edilen tutarların ... genel müdürlüğüne aktarıldığını iddia ve ispat etmediği, ayrıca davacı şirketin İHDS imzalanmasından sonra tahsil edilen tutarları zaten davalıya rucu da edemeyeceği, davacı şirketin kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bu bedeli ödemesinin kendinde bulunan (haksız tahsil edilmiş) paranın hak sahibine iadesi olduğu, eş anlatımla davacı kasasında bulunan ve davalıya aktarıldığına ilişkin iddia ve belge bulunmayan haksız tahsil edilmiş parayı hak sahibine iade etmekle kendi kasasındaki haksız tahsil edilmiş paranın iadesini sağladığı, kesinleşen ilam ile üçüncü kişiden haksız olarak fazla tahsil edildiği karar altına alınan tutarın (fazla alınan iletim bedelinin) davalıya önceden aktarıldığı ispatlanamadığına göre davacının ödediği paranın davalıdan tahsiline karar verilmesinin davacı tarafı sebepsiz zenginleştireceği, diğer bir anlatımla iletim bedeli olarak fazla alınan paranın yerini bu kez davalıdan tahsil edilecek paranın alacağı, bu durumda mahkemece, davacı şirketin kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bedeli daha sonra mahkeme ilamının icra takibine konulması sonucu ödemesi kendinde bulunan (haksız tahsil edilmiş) paranın hak sahibine iadesi olduğu, haksız tahsil edilen para ve faizinin davalıya rücu imkanı bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/10/2022 tarih 2021/3576 Esas 2022/7514 Karar sayılı ilamı). Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davacının davasının reddine, kaldırma gerekçesi dikkate alındığında da davacının istinaf itirazlarının tümden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2022 tarih ve 2022/258 Esas 2022/1048 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, C)1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 6.898,29 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 6.282,89 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından bakiye karar ve ilam harcı adı altında yatırılan 56,80 TL'nin davalıya iadesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödemesine, 7-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, D)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf maktu karar harcı ve 56,80 TL bakiye karar harcının ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf başvuru giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/11/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -