11. Hukuk Dairesi 2023/4217 E. , 2024/5934 K. MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/571 Esas, 2023/456 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkındaki hükümle davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/56 E., 2020/47 K. Taraflar arasındaki marka ile ilgili Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ka…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4217 E. , 2024/5934 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/571 Esas, 2023/456 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkındaki hükümle davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/56 E., 2020/47 K. Taraflar arasındaki marka ile ilgili Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "GR" ibareli markasının Türkiye’de tescili için 2018/30220 nolu başvuruyu yaptığını, Markalar Dairesi Başkanlığınca dava dışı firmalara ait "GR", "GR CAFE", "GR Danışmanlık" markaları gerekçe gösterilerek başvurunun 09, 14, 18, 25, 41 ve 43. sınıflar bakımından kısmen reddine karar verildiğini, bu karara karşı itirazlarının da YİDK kararı ile hatalı olarak reddedildiğini, müvekkilinin markasının reddi yönündeki kararın yasaya ve Yargıtay’ın istikrar kazanmış kararlarına aykırı olduğunu, oysa söz konusu markalar arasında çok ciddi görsel farklılıklar bulunduğunu ve markalarda yer alan cafe, danışmanlık gibi ibarelerin bahse konu markalar arasındaki ayırt edilemeyecek dar benzerlik ihtimalini mutlak surette engellediğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının "ç" bendinin dar yorumlanması gerektiğini ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-10940 sayılı ret kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 09, 14, 18, 25, 41 ve 43. sınıflar açısından yapılan değerlendirmede, markalar arasında aynı/aynı tür malların/ hizmetlerin yer aldığı, Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının "ç" bendinin uygulanması için aranan mal ve hizmetlerin aynı tür olma koşuluğunu sağladığı, ancak tek başına mal ve hizmet benzerliğinin yeterli olmadığı, her ne kadar işaretler arasında GR esas unsurlarından kaynaklanan bir benzerlik bulunmakta ise de davacı markasında bulunan siyah-kırmızı renk kompozisyonu ile redde mesnet markaların figüratif yazım stili ve bu markalarda yer alan cafe, danışmanlık kelimelerinden kaynaklanan görsel, işitsel ve semantik farklılıklar karşısında davaya konu markaların gözde ve kulakta bıraktığı intibaın farklılaştığı, bu farklılıkların davacının marka başvurusunu redde dayanak gösterilen markadan ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaktan çıkardığı, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının "ç" bendi anlamında aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları gerekçesi ile davanın kabulü ile YİDK'in 2018-M-10940 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının "ç" bendi kapsamında mutlak ret sebebine dayanılarak reddi için gereken, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması koşulu ve önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal/hizmetlerin bulunması koşullarının her ikisinin birden somut olayda gerçekleştiğini, tescili istenilen “GR” ibaresinin daha önce tescil edilmiş olan markalar ile görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer durumda olduğunu, anılan bent anlamında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının "ç" bendi uyarınca aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği, redde mesnet alınan dava dışı şirkete ait markaların "GR", "GR CAFE", "GR Danışmanlık" ibarelerinin bulunduğu, markalardaki esas unsurun ise "GR" ibaresi olduğu, GR ibaresinin markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, diğer unsurların ikinci planda kaldığı, anılan ibarenin doğrudan vasıf bildirici veya jenerik niteliğinin bulunmadığı, marka olarak somut ve soyut olarak ayırt ediciliğinin yüksek seviyede olduğu, başvuru konusu işaretin de "GR" ibare ve biçimli olduğu, işarette de "GR" sözcüğünün markanın esas ve ayırt edici unsuru olduğu, başvurunun zemin renginin de ayırt edicilikte ikinci planda kaldığı, markalar arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğu, yukarıda ifade edildiği üzene başvurunun kapsamında bulunan reddedilen ürünlerin ve hizmetlerin tamamının, redde mesnet markaların kapsamında yer aldığı, başvuru konusu işaretin anılan Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının "ç" bendinde yazılı mutlak ret nedenini aşmasının olanaksız olduğu, bu itibarla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması sureti ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında görsel, işitsel ve fonetik bir benzerliğin bulunmadığını, ilave ibarelerin ayniyet ve ayırt edilemeyecek derecede benzerliği ortadan kaldırdığını, yüksek mahkemece de 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının "c" bendindeki benzerlik olgusunun oldukça dar yorumlanmasının gerektiğinin istikrarlı şekilde vurgulandığı, karma marka başvurularında bu hususlara dayanılarak YDİK kararlarının iptal edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.