T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:19/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:02/11/2022 ASIL VE KARŞI DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:19/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerle…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:19/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:02/11/2022 ASIL VE KARŞI DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:19/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 03/02/2017 tarihli devir vaadi sözleşmesi ile tarafların ... Mahallesi ... İşhanı No:... Muratpaşa/Antalya adresinde bulunan dükkanın devri konusunda 150.000,00 TL bedel üzerinden anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin anlaşma gereği 20.000,00 TL'yi nakit ödediğini, kalan 130.000,00 TL'yi ise tarafların 14/02/2017 tarihinde ödeyecekleri konusunda anlaştıklarını, işbu anlaşma sonrasında tarafların karşılıklı olarak bu devirden vazgeçtiklerini, davalı tarafın söz konusu dükkanı bir başka kişiye devrettiğinden ödenen 20.000,00 TL'yi müvekkiline iade edeceğini belirttiğini, ödenen miktarın iadesinin yapılmadığını, söz konusu 20.000,00 TL için Serik 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, zaman kaydı yaşamamak adına taraflarınca takipten vazgeçilerek işbu alacak davasını açmak durumunda kaldıklarını beyan ederek, 03/02/2017 tarihli sözleşme doğrultusunda müvekkili tarafından yapılan peşin ödemenin sözleşmenin ifa edilememesi nedeni ile sebepsiz zenginleşmeye yol açması nedeni ile 20.000,00 TL bedelin davalı ...'ten dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALI/KARŞI DAVACININ İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı/karşı davacı vekili, devir vaadi sözleşmesi işyeri devrine ilişkin olup, söz konusu davanın TTK'nın ilgili hükümleri gereğince asliye ticaret mahkemesinin görev alanında olduğunu, davacı tarafın sunduğu sözleşme suretindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacı taraf ile müvekkilinin davaya konu dükkanın devri için görüştüklerini ve anlaştıklarını, müvekkilinin bu anlaşmayı sözleşmenin 3. maddesinde belirlenen 150.000,00 TL'nin yine aynı sözleşmenin 4. maddesinde düzenlenen ödeme şekli kısmında peşinat olarak verilecek 20.000,00 TL'sini kendisine ödenmesi ile imzalayacağını söyleyerek imzalamadığını, 20.000,00 TL ödenmediğinden müvekkili tarafından işbu sözleşmenin imzalanmadığını, ancak davacı tarafın müvekkiline parayı ödediğini iddia ettiğini, davacı/karşı davalının işbu ödemesini ispatla yükümlü olduğunu, davacı/karşı davalının ödediğini iddia ettiği meblağın senetle ispat zorunluğu sınırının üzerinde olduğunu ve senetle ispat zorunluluğuna tabi olduğunu, tanın delili ile ispatın usulen mümkün olmadığını, tanık dinletilmesine muvafakatlerinin olmadığını, davacı taraf daha sonra müvekkilinin ailesini rahatsız ettiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğunu, ancak delil yetersizliğinden takipsizlik kararı aldığını, müvekkilinin zararının tam hesabının bilirkişi hesabı ile ortaya çıkacağını, müvekkilinin 9 ay boyunca işletmeyi devir edemediğini, işletmeyi davalı ile anlaştığı bedelin yarısı değerine devir etmek zorunda kalmasından ve alamadığı faiz bedelinden dolayı zararın belirleneceğini beyan ederek, söz konusu davada asliye ticaret mahkemeleri görevli olmasından dolayı görev yönünden reddine, asıl dava kabul edildiği takdirde karşı dava incelenerek kabulü ile, davacı tarafın sözleşme edimlerini yerine getirmemesinden dolayı munzam zararları hesaplanarak belirlenen miktar üzerinden ıslah ve harç tamamlama hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'nin sözleşme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...fotokopi belge üzerinden imza incelemesi yapılması mümkün olmadığı gibi tanık dinlenmesi, dinlenilen tanıkların beyanlarının hükme esas alınması istekleri hukuken yerinde bulunmamıştır. Davacı tarafın davasını miktar itibariyle kesin delille ispet etmesi gerekmekte olup, yemin deliline de başvurmamıştır. Bu nedenle asıl davanın sübut bulmadığı anlaşıldığından reddine karar vermek gerekmiştir. Karşı dava yönünden ise; davalı-karşı davacı öncelikle davanın reddine karar verilmesini, mahkeme kabul kararı verdiği takdirde sözleşmenin ifa edilmemesi nedeni ile oluşan zararlarına yönelik karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Buna göre asıl davanın reddine karar verildiğinden, karşı davanın da reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle asıl ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı/karşı davalı vekili ve davalı/karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı/karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sundukları belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu ve bu durumda tanık dahil her türlü delil ile ispatın mümkün olduğu göz ardı edilerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, mahkemece fotokopi belge üzerinden imza incelemesi yapılamayacağı gerekçesiyle kaldırma öncesinde alınan bilirkişi raporuna da itibar edilmediğini ancak fotokopi belge üzerinden de imza incelemesi yapılabileceğini ve fotokopi belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davada davacının haklılığını ispat edemediğini ve asıl davanın reddedildiğini, davacının haksız olduğunun ortaya çıkması nedeni ile niteliği gereği terditli olarak açılan karşı davanın görülmediğini, bu nedenle müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılarak, karşı davanın reddi kararının düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Asıl ve karşı dava; alacak istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, aslı ibraz edilmeyip fotokopisi ibraz edilen ve diğer tarafça kabul edilmeyen fotokopi belge üzerinde imza ve yazı incelemesi yapılamayacağı gibi yapılmış olsa bile bu rapora itibar edilemeyeceğine yönelik mahkeme değerlendirmesinin isabetli olmasına (Aynı yönde içtihat için bakınız: Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2008/3556 Esas, 2009/2468 Karar sayılı ilamı), imzası inkâr olunan fotokopi belge yazılı delil başlangıcı kabul edilerek, bu belgeye dayanılmak suretiyle tanık dahi dinlenememesine (Aynı yönde içtihat için bakınız:Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21/04/1993 tarih, 15-17/1170 sayılı ilamı), bu sebeplerle asıl dava davacısının istinaflarının yerinde olmamasına, karşı davası reddedilen karşı davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince ayrı ayrı alınması gerekli 732,00'şer TL maktu istinaf karar harçlarından, ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 80,70'er TL harçların mahsubu ile ayrı ayrı bakiye 651,30'ar TL istinaf karar harçlarının taraflardan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Tarafların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...