12. Hukuk Dairesi 2008/26849 E. , 2009/6921 K. "" MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/08/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Bonolara dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup borçlu, icra mahkemesine başvurusunda ödeme em…
**12. Hukuk Dairesi 2008/26849 E. , 2009/6921 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/08/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Bonolara dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup borçlu, icra mahkemesine başvurusunda ödeme emri tebliğ tarihinde İstanbul dışında tatilde bulunduğunu ve tebligata 18.8.2008 günü mutali olduğunu bildirerek gecikmiş itirazının kabulünü istemiş ve dilekçesinde itiraz nedenini de bildirmiştir. İİK. 65. maddesine göre gecikmiş itirazdan söz edilebilmesi için tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak borçlunun kusuru olmaksızın bir mani nedeniyle itiraz edememiş olması gerekir. HUMK. 76. maddesine göre hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan borçlunun dilekçesinde gecikmiş itirazdan söz etmiş olmasının bağlayıcılığı yoktur. Somut olayda örnek 10 nolu ödeme emri “muhatap tevziat saatlerinde adreste bulunmadığından komşusu S. E.. imzadan imtina edip tatilde olduğunu beyan ettiği" şerhi ile yapılmıştır. Tebligat Kanununun 21. maddesine göre muhatap veya adına tebligatı kabule kanunen yetkili kimseler adreste yok ise tebliğ imkansızlığının söz konusu olduğu bu durumda tebliğ memuru, Tebligat Tüzüğünün 28. maddesine göre tahkik işlemini yapmalıdır. Zira Tebligat Kanununun 21. maddesine göre kapıya yapıştırma tarihinin tebliğ tarihi kabul edilebilmesi için muhatap sadece tebligatın yapılacağı sırada adreste bulunmamalı ve fakat tevziat saatlerinden sonra o adrese geleceği belirli olmalıdır. (HGK. 13.10.1965 tarih ve 2/793-360; 16.09.1981 tarih ve 7/2371-604) Bu durumda borçluya yapılan tebliğ işlemi “muhatabın tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği” anlaşılamadığından usulsüzdür. 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesine göre (tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur.) düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece borçlunun tebligatı öğrendiğini bildirdiği 18.08.2008 tarihi tebliğ tarihi olarak düzeltilerek takip şekline göre süresinde icra mahkemesine yapılmış olan itirazın esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir. SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 31/03/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.