T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:16/06/2025 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ :12/01/2024 BİRLEŞEN ... E. SAYILI DAVA DOSYASINDA DAVA:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:16/06/2025 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ :12/01/2024 BİRLEŞEN ... E. SAYILI DAVA DOSYASINDA DAVA:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili ... Esas sayılı dosyası dilekçesinde özetle; davacı şirketin orman ürünleri imalat işletmesi olduğunu, davalı tarafın ise Antalya ... sınırları dahilinde ihaleye girerek orman sahası alan ve aldığı bu orman sahalarından kestiği orman mamullerini biz ve bizim gibi firmalara 1.2 ve 3.sınıf kızılçam satışı yapan tedarikçi bir firma olduğunu, davacı firma davalı firmadan orman mamulleri alma maksadı ile teminat mektubu + nakit ödeme sureti ile toplamda 9.307.253,78-TL ödeme yapıldığını, davalı tarafın yalnızca 4.052.801,21-TL tutarında malı davacı şirkete gönderildiğini, kalan 5.254.452,15-TL'lik meblağ için yapılan görüşmeler neticesiz kaldığından Gaziantep 7. Noterliğinin 05.09.2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarı ile davalı/ borçlu taraftan bu tutarı davacı adına tarafına iade etmesi istendiğini, cari hesaptan kaynaklı iş bu alacağımızın taraflarına ödenmesi istendikten sonra davalı tarafça keşide edilmiş ve davacı firma adına düzenlenmiş ... ve ... faturalar taraflarına gönderilmiş ise de -bu faturalara istinaden davalı tarafça taraflarına herhangi bir mal gönderimi yapılmadığı gibi taraflarına bu faturalara istinaden bir mal teslimi de yapılmadığından- keşide edilen bu faturaların taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve cari hesaptan kaynaklı alacağımızın kötü niyetli şekilde sıfırlamaya çalışıldığı belirtilerek iş bu faturaların iptal edilmesi gerektiği Gaziantep 1. Noterliğinin 21.09.2022 tarihli ... yevmiye ihtar ile davalı tarafa iletildiğini, Gaziantep 7. Noterliğinin 05.09.2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarı ve Gaziantep 1.Noterliğinin 21.09.2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarında belirtilen hususlar nedeni ile davalı firma, taraflarınca ... Müdürlüğüne davalı taraf adına olmak üzere verilen 27.10.2021 tarihli ... referans nolu 2.870.986.00-TL meblağlı kesin ve süresiz teminat mektubuna istinaden 2.120.000,00-TL ödeme yapıldığını, daha önce 5.254.452.15-TL olan cari hesaptan kaynaklı bakiye alacağın iş bu ödeme ile 3.134.452.15-TL’ ye düştüğünü, cari hesaptan kaynaklı 3.134.452.15-TL tutarındaki bakiye asıl alacağımızın cebri icra marifeti ile tahsili için davalı hakkında Manavgat 2. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen ... E. sayılı dava dosyası dava dilekçesinde özetle; davacının toptan olarak orman ürünleri hazırlanması ve pazarlanması alanında faaliyet gösterdiğini, Antalyada ve komşu birçok orman kesin sahasının bulunduğu, yüklü miktarda orman ürününün davalıya satıldığını, davacı ile davalı arasında gerçekleşen cari işlem neticesinde 13/09/2022 tarihli 2.074.825,86 TL bedelli fatura ve 16/09/2022 tarihli 2.507.500,00 TL bedelli faturadan kaynaklı olarak davacı şirketin davalıdan anapara bakiye olarak 1.447.873,71 TL alacaklı olduğunu, davalı şirket tarafından Manavgat İcra Müdürlüğünün ... Esas (Kapatılan Manavgat 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinin haksız olması sebebiyle takibe itiraz ettiklerini, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, dosyada alınan bilirkişi raporundan davalının davacıya borcu olmadığının ve davacı şirketin davalıdan alacağının bulunduğunu belirterek dava dosyalarının birleştirilmesini, Manavgat İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili ... Esas sayılı dosyası cevap dilekçesinde özetle; davacının davalından alacağı bulunmadığını, aksine davalının alacaklı olduğunu, bu sebeple davalı aleyhine Manavgat 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, davacının taraflar arasındaki diğer ihtarnameleri mahkemeye bildirmediğini, taraflar arasındaki cari işlem uyuşmazlık sonucunun söz konusu faturaların davacı şirketçe ticari defterlerine haksız olarak işlenmemesinden kaynakladığını, davalı şirket tarafından ticari defterlere işlenmiş olan fakat, davacı şirketçe ticari defterlerine işlenmemiş olan; davalı şirket tarafından tarafınıza düzenlenen 13.09.2022 Tarihli, 2.074.825,86 TL bedelli, ... numaralı fatura ve 16.09.2022 Tarihli, 2.507.500,00 TL bedelli, ... numaralı fatura nedeni ile alacaklı olduğunu, belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili birleşen ... E. sayılı dosyası cevap dilekçesinde özetle; davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, ... tarihli bilirkişi raporuna göre 3.134.452,15TL alacaklı olduklarını, davacının dayandığı faturaların cari alacağı sıfırlamak için gönderilen faturalar olduğunu, faturalarda belirtilen malların tesliminin yapılmadığını, kötü niyetli olarak düzenlendiğini, belirterek birleşen davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı faturalı cari alacağına istinaden ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Mahkememizin ... E. sayılı dava dosyasının işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Dava, itirazın iptali davası olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı/iş gören tarafından gönderilen faturanın alıcı/karşı taraf tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura alıcının/karşı tarafın ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı/iş gören alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. Davacı yapılan işlere ilişkin yazılı bir sözleşmesi sunamamıştır. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin geçerliliği ilke olarak herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Senetle ispat zorunluluğuna ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 200 vd. maddelerindeki düzenlemelerin sonucu olarak sözleşme ilişkisi kurulması hukuki işlem niteliğinde olduğundan kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlanması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince iddia eden, iddiasını ispat yükümlülüğü altındadır. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp sözleşmenin ifası safhasıyla ilgili olduğundan, faturanın sözleşmeyi değiştirir nitelikte olmaması ve sözleşmeye uygun biçimde düzenlenmesi gerekir. Bu nedenle, sözleşmeye aykırı düzenlenmiş faturaya itiraz edilmemesi aleyhe sonuç doğurmaz. Ancak fatura kabul edilerek ticari defterlere işlenmiş ise, faturadaki miktar kadar iş bedeli bulunduğunu, iş sahibi kabul etmiş sayılacağından ticari defterlere itibar edilerek iş bedeli miktarı belirlenir. Başka bir ifade ile fatura, sözleşme hükümlerinden farklı ise, sözleşmenin faturada yer alan yönde değiştirilmesine ilişkin bir öneri (=icap) niteliğindedir. Böyle bir faturaya itiraz edilmeyip ticari deftere kaydedilmesine, söz konusu sözleşme değişikliği önerisinin, irade faaliyetiyle kabulü sonucu bağlanabilir. Taraflar verilen süre içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yeri bildirmiştir. Tarafların ticari defterlerini inceleyen bilirkişi raporlarına tarafların ticari defterleri "davalı/ birleşen davacı davacı/ birleşen davalı adına düzenlediği 13/09/2022 tarih ve ... seri nolu 2.074.825.86TL bedelli fatura ile 16/09/2022 tarih ve ... seri nolu 2.507.500.00TL bedelli toplam 4,582.325.86TL bedelli faturalar" dışında bir biri ile uyumludur. Anılan faturalar davacı/ birleşen davalının ticari defterinde kayıtlı değildir. Davalı/ birleşen davacı faturalarda yer alan ürünlerin davacı/ birleşen davalıya teslim edildiğini davacı/ birleşen davalıyı temsile yetkililerin imzasını taşıyan bir belge ibraz edememiştir. Karşı taraf tanık dinletilmesine muvafakat etmediğinden miktar itibari ile de tanık dinlenmesi mümkün değildir. Davalı/ birleşen davacı kendi adına düzenlenmiş orman nakliye tezkeresi ile dava dışı üçüncü kişiler tarafından düzenlenen nakliye faturaları, davacı/ birleşen davalının defterinde kayıtlı olmayan faturalarda ürünlerin davacı/ birleşen davalıya teslim ettiğini ispata elverişli değildir. Davalı/ birleşen davacının delilleri arasında yemin delili olması nedeni bu hakkı hatırlatılmış verilen süre içinde davalı/ birleşen davacı bu hakkını kullanmadığından davacı/ birleşen davalının ticari defterinde yer almayan faturalardaki ürünlerin davacı/ birleşen davalıya teslim edilmediği ve sonuç olarak davacı/ birleşen davalının davalı/ birleşen davacıdan 3.134.452.57TL alacaklı oluğu kabul edilmiştir. Davacı/ birleşen davalı takipten önce davalı/ birleşen davacıya ihtarname keşide ederek temerrüte düşürdüğünden işlemiş faiz talep edebilecek olması, takipte talep edilen işlemiş faiz hesaplamalarının yerinde olması nedeni ile mahkememizin ... E. sayılı dava dosyasının kabulüne ve aynı nedenlerle birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi; birleşen dosyada ise davanın reddine karar verilmekle birlikte davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatının reddi yönününde karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı - Birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirketin davacı-birleşen davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını aksine cari işlemler neticesinde müvekkil şirketin davalı-birleşen davalı şirketten alacaklı olduğunu, yerel mahkemenin hatalı olarak tam tersi yönde karar verdiğini, yargılama sürecinde karşılıklı çekilen ihtarname ve cevaplarının dosyaya alınmadan karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, davacı-birleşen davalı şirketin bazı faturaları ticari defterlerine kötü niyetli olarak işlemediğini, bu durumun hayatın olağan akışına ve basiretli tacir ilkelerine aykırı olduğunu, davacı-birleşen davalı şirketin mal teslim almadan 9.000.000 TL üzerinde ödeme yaptığı iddiasının mantıksız olduğunu ve yazılı sözleşme olmaksızın yapılan ödemelerin var olan borca ilişkin olduğunu ispat külfetinin davacı-birleşen davalı tarafta olmasına rağmen yerel mahkemenin bunu göz ardı ettiğini, teslimatların orman işletme kayıtları ve nakliye belgeleri ile ispat edilebileceği halde mahkemenin bu hususları dikkate almadığını, müvekkil şirket tarafından haricen ulaşılan nakliyecilerin bilgilerinin mahkeme dosyasına bildirilmesine rağmen bu konuda tanık dinlenmediğini, dosyaya ek bilirkişi raporu sunan bilirkişinin teminat mektubuna ilişkin tespitlerine dayalı gerekli müzekkereler yazılması gerekirken ve yine bilirkişinin uzmanlık alanı dışında kalan hususlar için ek uzman görüşü alınması gerektiği kanaatini belirtmesine rağmen yerel mahkemenin bu yönde inceleme yapmamasının hatalı olduğunu, müvekkil şirketin kendi imkanlarıyla ulaştığı nakliye belgelerinin dosyaya sunulmasına rağmen tanık dinlenmesi taleplerinin dahi hukuki dinlenilme hakkına aykırı şekilde reddedildiğini, icra takibine dayanak faturaların e-fatura olmasının teslim karinesini oluşturmasına rağmen yerel mahkemenin bunu değerlendirmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davacı-birleşen davalı tarafın davasının reddine ve müvekkil şirket lehine açılmış olan birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Asıl dava, ticari satım sebebiyle oluşan açık hesap alacağının tahsili amaçlı başlatılan takibe vaki itirazın iptali; birleşen dava ticari satımda düzenlenen fatura alacaklarının tahsili amaçlı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının mal teslimi karşılığı önceden avans ödemesi yaptığına ilişkin hususun, davalının çektiği ihtarnamelerinde ve birleşen davaya konu takipte açıklama kısmında davalı tarafça kabul edilmiş olmasına, bu nedenle avans ödemelerine karşılık mal teslimi yapıldığına ilişkin ispat yükünün davalıya ait olmasına, taraf defterlerindeki tek uyuşmazlığın davalının düzenlediği 13.09.2022 ve 16.09.2022 tarihli iki faturaya ilişkin olmasına, bu faturalara konu ürünlerin davalı tarafça davacıya teslim edildiğinin yazılı delillerle ispat edilememiş olmasına, sunulan nakliye tezkere ve dökümlerinin orman işletme müdürlüklerince davalı adına düzenlenmiş olup davacıyı bağlayan bir teslim kaydı içermemesine, belgelerin fatura tarihlerinden çok önceye ait olmasına, HMK'nın 200.maddesi uyarınca senetle ispat zorunluluğu bulunan konularda tanık dinlenmesinin gerekli olmamasına, davacı tarafından davalı adına verilen teminat mektuplarının bedellerinin davacı tarafından ödenmiş olmasına, yalnızca 2.120.000,00-TL'lik kısmın davalı tarafından karşılanmış olup, bu ödemenin de davacının cari hesabındaki alacaktan düşüldüğünün anlaşılmasına, bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamasına, asıl ve birleşen davada verilen kararların usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre;davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı Birleşen davada Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 237.197,72TL TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59.309,00 TL nispi ve 615,40 TL maktu harçların mahsubu ile bakiye 177.273,32 TL istinaf karar harcının davalı birleşen davada davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalı birleşen dosya davacısı istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...