T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1288 Esas KARAR NO : 2025/1434 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/322 Esas- 2023/257 Karar TARİH: 30/03/2023 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1288 Esas KARAR NO : 2025/1434 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/322 Esas- 2023/257 Karar TARİH: 30/03/2023 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... İnşaat arasında, şirket yöneticisi davalı gerçek kişinin şirketi temsilen, kendi adına asaleten imzaladığı 04/08/2011 tarihli protokol gereği verilen takibe konu 01/09/2011 ödeme tarihli, 1.000.000 TL bedelli bononun, alacaklı davalı ... İnş. tarafından İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine takibe konulduğunu, takibe konu bononun; kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğini ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu edilemeyeceğini, protokolde bononun davalı şirketin 3.şahıslardan yapacağı mal ve hizmet alımları için verildiğinin açıkça belirtildiğini, bono üzerindeki tanzim tarihi ile protokolde belirtilen tanzim tarihleri arasındaki farkın maddi hatadan kaynaklandığını, müvekkili aleyhine başlatılan takipte icra ve haciz baskısı altında takibe konu paranın ödendiğini beyanla İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yatırılan 1.976.452,45 TL'nin davalı ... İnşaat'tan istirdadına, aksi halde takip dosyasına ödenen paranın davalılar ... İnşaat ile davalı ...'dan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı gerçek kişinin takibin tarafı olmadığını, davacı tarafça tanzim edilen dava ve takip konusu bononun borca karşılık davalı ... İnşaata verildiğini ve akabinde ... İnşaat tarafından müvekkili şirkete olan borcuna karşılık verildiğini, müvekkili ile davalı ... İnşaat arasında ticari ilişki bulunduğunu ve müvekkilinin halen bu şirketten alacaklı olduğunu, müvekkili gerçek kişinin şahsi olarak bu işler ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafça ibraz edilen protokolün bono ile ilgilisi olmadığını, müvekkili şirketin ise iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, bononun AVM inşaatı için alındığını beyanla davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarih 2021/322 Esas- 2023/257 Karar sayılı kararında;"Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 07/02/2019 tarih ve 2017/696 E - 2019/94 K sayılı kararla davanın reddine karar verilmiş; verilen karar davacı tarafça istinaf edilmiştir....Davalı ... yönünden yapılan yargılama sonrasında; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, BAM kararı ve sonrasında alınan ve benimsenen bilirkişi kök ve ek raporu, toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre; davacı ile davalı ... İnş. ... A.Ş. arasında yapılan 04/08/2011 tarihli protokol gereği davacı tarafça anılan davalıya verilen dava ve takip konusu bonoya dayalı olarak davalı ... İnş. ... Ltd. Şti.tarafından davacı aleyhine takip başlatılmış ise de; alınan bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacının davalı ... İnş. ... A.Ş.'ye borcu bulunmadığı gibi; bu davalının da, takibe dayanak bononun verildiği takip alacaklısı diğer davalı ... İnş. ... Ltd. Şti.'ne borçlu olmadığı; incelenen sicil kayıtlarına göre davalı şirketler arasında yöneticilerin aynı kişi olması nedeniyle organik bağ bulunduğu, bu durumda takip alacaklısı davalı ... İnş. ... Ltd. Şti.'nin, takibe dayanak bonodan dolayı davacının davalı ... İnş. ... A.Ş.'ye borçlu olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu; bu durumda davacının, bononun lehtarı olan ... İnş. ... A.Ş. yönünden ileri sürdüğü bedelsizlik def'isini, TTK'nın 778/1-a md yollamasıyla aynı yasanın 687.md gereğince diğer davalı ... İnş. ... Ltd. Şti.'ne karşı da ileri sürülebileceği; kaldı ki, davalı ... İnş. ... Ltd. Şti.'nin diğer davalı ... İnş. ... A.Ş.'den de herhangi bir alacağının bulunmadığı, dolayısıyla davaya dayanak yapılan 04/08/2011 tarihli protokol gereği davacı tarafça davalı ... İnş. ... A.Ş.'ye verilen dava ve takip konusu bonoya dayalı davalı ... İnş. ... Ltd. Şti.tarafından davacı aleyhine başlatılan takipten dolayı davacının borçlu olmadığı gibi takip alacaklısı davalı şirketin de açıklanan nedenlerle iyiniyetli hamil olarak değerlendirilemeyeceği; bu durumda, davacı tarafça borçlu olmadığı halde takip dosyasına ödenen paranın takip alacaklısı davalı ... İnş. ... Ltd. Şti.'den İİK'nın 72/7.md gereğince istirdadının gerektiği anlaşıldığından, takip dosyasına yatırılan 1.976.452,45 TL'nin ödeme tarihi olan 14/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... yönünden yapılan inceleme sonrasında; Davacı taraf, takip dosyasına ödediği paranın davalı ... İnş. ... Ltd. Şti.'nden istirdadı mümkün olmadığı takdirde anılan davalıdan tahsilini istemiş ise de; davacı tarafın bu yöndeki isteminin, HMK'nın 111.maddesindeki düzenleme göz önüne alındığında terditli dava olarak nitelendirilemeyeceği; davacı aleyhine başlatılan takipte anılan davalının alacaklı sıfatının bulunmadığı gibi takibe dayanak bononun da tarafı olmadığı, dolayısıyla eldeki davada bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği anlaşıldığından bu davalıya yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... İnş. ... A.Ş. yönünden yapılan inceleme sonrasında; Bu davalı yönünden ise, az yukarıda değinildiği gibi istemin terditli dava olarak değerlendirilemeyeceği; davacı tarafın, davalı ... İnş. ... Ltd. Şti. yönünden talebinin yukarıda açıklandığı üzere tamamen karşılanmış olması karşısında, bu davalı yönünden talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı anlaşılmakla, bu davalıya yönelik açılan davanın da reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, '' 1-Davalı ... İnşaat ....A.Ş ve Davalı ...'ya yönelik Açılan Davanın Reddine,2-Davalı ... İnşaat Gıda....Ltd. Şti'ye yönelik Açılan Davanın Kabulü ile;'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılardan ... ile bu şahsın temsil ettiği ... İnşaat ve Gayrımenkul …A.Ş. arasında imzalanan 04.8.2011 günlü “Protokol’ dikkate alındığında, bu davalılar aleyhinde açılmış olan davanın da kabulüne karar verilmesi gerektiğini, protokolde yer alan hal ve şartlar altında verilen senedin lehdarı ... İnşaat…A.Ş. olup, takip alacaklısı ... İnşaat…Ltd.Şti.ve yetkilisi ...'nun, lehdar adına başlatılacak takipte ileri sürülecek def’ilerden kurtulmak amacıyla senedi ciro ettiğini, hakim ortağı ve temsilcisi olduğu ... İnşaat…Ltd.Şti. adına, İstanbul 24.İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında icraya koyduğunu;Yargılama ile görüldüğü üzere, dava konusu bono sebebiyle müvekkilinin hiçbir borcunun bulunmadığını, 04.8.2011 günlü Protokol'ün 2.maddesine göre, borcu olmayan müvekkilinden bono bedelinin tahsil edilmesi halinde, bono karşılığı ödenen bedelin, davalılardan ... İnşaat..A.Ş.ile ... tarafından ödeneceğinin beyan, kabul ve taahhüt edildiğini, bu durumda bu davalılar aleyhinde açılmış olan davanın da kabulüne karar verilmesi için istinaf yasa yoluna başvurulması gerektiğini beyanla davalılar ... ve ... İnşaat ve Gayrımenkul Geliştirme Yatırım Anonim Şirketi aleyhinde açılan davanın reddine karar verildiğinden, bu davalılar hakkında verilen davanın reddine yönelik kararın kaldırılmasını, tüm davalılar aleyhinde açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından verilen kararla müvekkili ... İnşaat Gıda Turizm Ve Reklamcılık Ltd. Şti. açısından davanın kabulüne müvekkili ... açısından ise davanın reddine karar verildiğini, müvekkili ... İnşaat Gıda Turizm Ve Reklamcılık Ltd. Şti. açısından davanın kabulü hatalı olup bu bakımdan kararın kaldırılması gerektiğini;Yerel mahkeme tarafından ilk yapılan yargılamada 2019/94 K. sayılı kararın verildiğini, bu kararda davanın her iki müvekkili açısından da reddedildiğini, BAM tarafından verilen kararın bozulduğunu, Yerel mahkemenin burada ispat külfetini davalı ... İnşaata yüklemesi gerekirken müvekkili ... İnşaat ve ...'ya yüklediğini, zira davaya sundukları beyanlarında da izah ettikleri üzere müvekkili davalı ...'nun şirketi temsil ve ilzamının hiç bir zaman mümkün olmadığını, davalı ... Şirketinin faaliyet adresinin davacının kendi mülkü olduğunu, müvekkili davalı ...'nun şirketin faaliyet adresine sokulmadığını, davaya konu edilecek tüm belgelerin de bu adreste bulunduğunu, mahkemeye sundukları göz önüne alınmayan mahkeme kararlarından ve ihtarnamelerden de görüleceği şekilde genel kurulların toplanmasına dahi mani olunduğunu, davalı ... İnşaatın 2009-2010-2011-2012-2013 yıllarında olağan genel kurulunun toplanamadığını, davacı yanca şirketin kilit duruma getirildiğini, kilit duruma gelen şirketin çalışır duruma getirilmesi için müvekkili davalı ...'nun oğlu olan hissedar ... tarafından mahkeme kanalı ile olağanüstü genel kurulun toplantıya çağrıldığını ve şirketin çalışır vaziyete getirilmeye çalışıldığını, müvekkili davalı ...'nun yönetim kuruluna seçildiğini;Davaya konu edilen bono ise 01/08/2011 tanzim, 01/09/2011 ödeme tarihli, 1.000.000 TL bedelli bono olup bu tarihte ticari işlerin de davacıların temsil ve ilzamında olduğunu, bu tarihlerde de şirketin organsız kaldığını, organsız kalmadan önce şirketi davacının murisi ...'un temsil ettiğini, hak bu şekilde iken müvekkilinin mahkeme kararı ile ancak 20.03.2013 tarihinde şirketi temsil ve ilzam etmeye imkanı olduğunu, ama müvekkilinin hiçbir kaydı ve defteri alamadığını, mahkemenin bu hususu değerlendirmediğini, bu belgelerin sunulmasının kendilerinden beklendiğini, bu kararın hatalı olduğunu, bononun iddia edildiği gibi teminat amaçlı olarak verildiğinin kanıt yükü kendisinde olan davacı tarafça kesin delillerle kanıtlanamadığını;Ayrıca müvekkili ...'nun şirketi temsil ve ilzamının engellendiğini ve şirketin tekrar kilit duruma getirilmeye çalışıldığını, söz konusu şirketin hali hazırda çalışır durumda olmadığını, son yönetim kurulunun görev süresinin dolduğunu, hali hazırda şirketin yönetim kurulunun görev süresinin bitmiş olması sebebiyle davalı ...'nun yönetim kurulunda olmaması ve yukarıda da izah ettikleri üzere şirketin faaliyet adresinin davacı yanın mülkü olması ve faaliyet adresinde bulunan ticari defter ve kayıtların, adrese girişi engellenen davalı ...'dan talep edilemeyeceğinin alenen ortada olduğunu, davalı müvekkilinin uhdesinde bulunmayan kayıtların kendisinden istenmesinde ve ibrazı beklenmesinde hukuki uyarlık bulunmadığını, ayrıca uyuşmazlık konusu bononun tanzim tarihinde yönetim kurulunda davacı ... ... ve ...'un bulunduğunu, davalı müvekkili Yaşar'ın tüm iyiniyetiyle temsil ve ilzamı engellenmesine rağmen temin edebildiği elinde bulunan şirkete ilişkin kayıtları bilirkişiye takdim ettiğini, şirketin asıl istenen ticari defter ve kayıtlarının davacının mülkü olan şirketin faaliyet adresinde olduğunu, davacı yanın dayandığı delili kendi mülkü olan şirket faaliyet adresinde yani uhdesinde olmasına rağmen dosyaya ibrazının müvekkili Yaşar'dan istediğini, zira ispat yükünün davacı tarafta olduğunu;Davaya konu bu bononun müvekkilinin ortak olduğu davalı ... İnşaata verildiğini, davalı ... Şirketi'nin Muğla İli Bodrum İlçesi Ortakent köyü ... numaralı Pafta,... numaralı parselde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak için anlaşma yaptığını, fakat ortakların vefat etmesi, sermayenin yetmemesi üzerine ortaklardan borç almaya başladığını, bu arada şirketten en fazla alacaklı olanın müvekkili ... olduğunu, kat karşılığı inşaat yapılan yere ait işlerin bir kısmının yapıldığını, projenin neredeyse tamamlandığını, fakat sözleşmede temerrüte düşülmesi nedeni ile tamamlanamadığını, bu konuda toprak sahiplerinin çektiği ihtarnameler ve tespit raporlarının mevcut olduğunu, Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/87 D. İş dosyasından da tespit mevcut olduğunu, neticesinde davalı ... Şirketi burada yapılan işi tamamlayamadığından ve temerrüte düştüğünden sözleşmesinin feshedildiğini;Bu durumda kalan davalı ... şirketinin ortaklardan senet ve para aldığını fakat işi tamamlayamadığını, inşaatın diğer davalı müvekkili ... şirketi tarafından yapıldığının da açık olduğunu, ... şirketine ait kayıtlar üzerinde mahkemece inceleme yapılabileceğini, ... şirketi tarafından kesilen hakkediş faturalarının da ekte olduğunu, bu faturalardan ve tespit raporlarından da görüleceği şekilde müvekkilinin işi ifa ettiğini fakat ortakların sermaye koymamaları ve davacının şirketi kitlemesi nedeni ile işin tamamlanamadığını;İlk derece mahkemesi tarafından dosyaya celp edilen davalı ...'nin 2011-2012 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamesinin hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerektiği gibi incelenmediğini, ilgili kurumlar vergisi beyannamesinin salt başlı başına da hukuki ihtilafı çözecek nitelikte bir belge olmadığını, bu şekilde bir senedin kayıtlara girip girmediğinin tespit olunamayacağını; Anonim şirketlerde bilançonun onaylanmasının genel kurulun görevlerinden olduğunu ve dolayısıyla bu hususun bir genel kurul kararı olduğunu, diğer pay sahiplerinin şirket çalışmalarına engel olması sebebiyle söz konusu süreçte genel kurul toplantısı yapılamadığını, yıllık olarak genel kurul onayına sunulması gereken bilançoların gerektiği gibi hazırlanamadığını ve genel kurul onayına sunulamadığını, işbu bilançoların görüşülemediğini, şirket faaliyetleri sekteye uğradığı ve bu süreçte şirket yönetim kurulunun temsil yetkisi dolduğu için ancak İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/272 E. Sayılı dosyadan alınan mahkeme kararı ile genel kurul toplantısı yapıldığını, bu toplantının ise 2013 tarihine denk geldiğini, tüm bu belgeler ilk derece mahkemesi dosyasında mevcut iken bilirkişi tarafından yanlı rapor tanzim edilmesi ve bu niteliksiz raporun hükme esas alınmasının kendileri tarafından anlaşılamadığını;Ayrıca ilk derece mahkemesince hükme esas alınan raporda bilirkişi tarafından inceleme konusu yapılan ve gerektiği gibi hazırlanamayan bilançoya dayalı olarak verilen ilgili yıllara ait kurumlar vergisi beyannamelerinden işbu davaya konu senet bedeline dayalı olarak verilen bononun ne amaçla verildiğinin tespitinin yapılamayacağının izahtan vareste olduğunu, bu kayıtlara bakılarak bu senedin ne olduğunun görülemeyeceğini, hükmün bu rapora göre kurulamayacağını; Vergi dairesine sunulan bilançolarda kalem halinde (detaylı olarak) mükellefin kime borçlu ve kimden alacaklı olduğunun görülemeyeceğini, kül halinde alacak ve borç tutarları gösterilerek beyannamenin doldurulduğunu, vergi dairesine gönderildiğini, raporu düzenleyen bilirkişi tarafından toptancı bir yaklaşımla 2011 ve 2012 yıllarında 331-Ortaklara Borçlar hesabının bakiyesinde değişiklik olmadığından bahisle bononun ortak tarafından bir borca mahsuben verilmediği şeklindeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, vergi mevzuatını ilgilendiren bu belgelerdeki açıklamalara dayalı olarak istirdat davasında karar verilemeyeceğini, mükelleflerin vergi dairesine karşı hazırlamış oldukları beyannamelerin vergi mevzuatını ilgilendirdiğini, hukuk yargılamalarında esas alınacak belgelerden olmadıklarını;Müvekkillerinden ... istirdata konu bedelin mesnedini oluşturan bonoyu iktisap etmekte kötü niyetli olmayıp söz konusu bononun müvekkili tarafından yapılan işin karşılığı olarak alındığını, kaldı ki bilirkişi raporunda ... İnşaat tarafından fatura kesildiğinin de belirtildiğini, bu kesilen faturaların da mahkemeye sunulduğunu, ama Yerel mahkemenin bu faturaları incelemediğini, davacının kurulan şirketlerin arasında ilişkinin olduğunu, bir kişinin birden fazla şirkete ortak olduğunu, bu nedenle de kötü niyetli olduğunu iddia ettiğini, müvekkili ...'nun iyi niyetli olarak davacının kötü niyetle sermaye koymamasından sonra işin batmaması ve projenin yapılması için elinden geleni yaptığını, para almadan inşaatı tamamlamaya çalıştığını, fakat ne yazık ki temerrüte düşerek sözleşmenin feshi durumu ile karşı karşıya kaldığını;Yapılacak olan incelemede davalı ... İnşaat ve Gayrimenkul Geliştirme Yatırım A.Ş.'nin hiç bir gelirinin olmadığı, sadece konulan sermaye ile iş yapmaya çalıştığı ve yapılan imalatın da tamamının bedelinin müvekkili ... İnşaat Gıda Turizm ve Reklamcılık Ltd.Şti.tarafından ödendiğinin görüleceğini, bu durumda iyi niyet sorgulaması yapıldığında davacının kötü niyetli olduğunun açıkça görüleceğini;Davacı ... ... ve murislerinin ... İnşaat ve Gayrimenkul Geliştirme Yatırım A.Ş.'ne koyduğu sermayenin belli olduğunu, şirketin borçlarının artması nedeni ile bu kez de ortaklardan sermaye ve borç alınmak istendiğini, dava dışı olması gereken müvekkili ... tarafından şirkete sürekli borç verilerek destek olunmaya çalışıldığını, davalı ... İnşaat ve Gayrimenkul Geliştirme Yatırım A.Ş. alt taşeron olarak verdiği müvekkili ... İnşaat Gıda Turizm ve Reklamcılık Ltd. Şti. 'ne ödediği rakamın belli olduğunu, bu hususun ilk derece mahkemesine sundukları belgelerle de açıkça belli olduğunu;Davacı tarafından tanzim edilen bu senet davalı ... İnşaat ve Gayrimenkul Geliştirme Yatırım A.Ş.'ne borcu nedeni ile ortaklardan ... ... tarafından verilmiş, bu senedin verilmesinden sonra da senet ... İnşaat ve Gayrimenkul Geliştirme Yatırım A.Ş. tarafından müvekkili ... İnşaat Gıda Turizm ve Reklamcılık Ltd. Şti.'ne borcuna karşılık verildiğini, davacının, senedin protokol hükümlerine göre verildiğini iddia ettiğini, bu konuda icra hukuk mahkemesine itiraz ettiğini, itirazının kabul edildiğini fakat Yargıtay tarafından bu kararın bozulduğunu, bu kararda senedin hatır senedi olduğu, borç içermediği, ekli protokol diye bahsedilen müvekkilinin kabul etmediği protokün imzalandığının iddia edildiğini, kararda davacının iddialarının reddedildiğini, davacının öne sürmüş olduğu protokol ile bu senedin de ilgisinin bulunmadığını;Müvekkili ...'nun şahsi olarak bu işler ile ilgili bir sorumluluğunun olmadığını, bu hususun ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada da sübuta erdiğini, müvekkili ... İnşaat Gıda Turizm ve Reklamcılık Ltd. Şti.'nin de iyi niyetli üçüncü şahıs olduğunu, bonoyu hali hazırda imalat yaptığı bedeli ödenmeyen AVM inşaatı için aldığını, bu protokol olarak sunulan evrak müvekkilinden sadır olmadığı gibi senetle de alakası olmadığını, alacağının olmadığı kötü niyetli olduğunun iddia edilemeyeceğini, davacının hiç bir iddiasının kabule şayan olmadığını;İlk derece mahkemesi başkanlığı tarafından adil yargılanma, savunma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, eksik yargılama neticesinde, niteliksiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak müvekkili aleyhine açılan davanın kabulüne karar verildiğini, ilgili kararın hukuka, yasaya ve hakkaniyete aykırı olup bozulması gerektiğini, dosyada mevcut bilirkişi kök ve ek raporları arasında ağır çelişkiler mevcut olduğunu, ek raporun hükme esas alınmasının bu sebeple de bozma sebebi olduğunu, Yargıtay kararları doğrultusunda itirazlarının da incelenmesi için dosyaya yeni bir bilirkişinin atanması ve çelişkilerden uzak ari bir rapor tanzim edilmesi gerekirken, itirazlarının dinlenmediğini, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini;Müvekkili ile diğer davalı ... arasında akdedilen sözleşme kapsamında yapılan iş belli olup, ilgili işe ilişkin mahkeme tarafından gerekli incelemenin yapılmadığını, sözleşme kapsamında işin yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa ne kadar yapıldığı, sözleşmenin ifa edildiğinin tespit edilmesi halinde de taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olup olmadığına yönelik reel bir araştırma yapılması gerekirken, sadece vergisel kayıt özelliği taşıyan ve kalem kalem borç alacak ilişkisini göstermeyen ...'nin 2011-2012 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamesi incelenerek müvekkili açısından davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla müvekkilİ ... İnşaat Gıda Turizm Ve Reklamcılık Ltd. Şti. açısından verilen kararın istinaf incelmesi ile kaldırılması ve davanın bu müvekkil açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, kambiyo senedine dayalı takipte, icra dosyasına ödenen bedelin takip alacaklısından istirdadı, aksi halde ise senet lehtarı olan şirket ile şirket yetkilisinden tahsili talebine ilişkindir.Davacı taraf, davalı ... İnşaat Şirketi ve şirketin yetkilisi davalı ... ile aralarında imzalanan protokol gereği, ortağı olduğu davalı şirkete teminat senedi olarak dava konusu senedi verdiğini, senedin, davalı şirket tarafından, organik bağı olan diğer davalı şirkete ciro edildiğini, bu davalı şirket tarafından da icra takibine konulduğunu, davalı ... İnşaat Şirketi'ne herhangi bir borcunun bulunmadığını, senedin teminat senedi olduğunu, diğer davalı şirketin de bu durumu bildiğini iddia ederek, icra baskısı altında ödediği bedelin öncelikle takip alacaklısı davalı ... İnşaat Şirketi'nden istirdadına, aksi halde ise protokol gereği diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı ... İnşaat Şirketi davaya cevap vermemiş, diğer davalılar ise senedin davalı ... İnşaat Şirketi'nden olan alacağın karşılığında verildiğini, davalı ... İnşaat Şirketi tarafından aralarındaki ticari ilişkiye istinaden davalı ... İnşaat Şirketi adına fatura düzenlendiğini, davalı ... İnşaat Şirketi'nin iyi niyetli hamil olduğunu, senedin teminat senedi olmadığını ve davacı tarafından ortağı olduğu davalı ... İnşaat Şirketi'ne olan borcuna karşılık verildiğini, davalı ...'nun ise pasif husumetinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuşlar, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafça davalı ... İnşaat Şirketi'ne karşı açılan davanın, senedin teminat senedi olduğunun kesin delillerle ispat edilememesi sebebiyle, davalı ... İnşaat Şirketi'nin senedin iktisabında kötü niyetli olduğunun ispat edilememesi ve davalı ...'nun takibin ve senedin tarafı olmaması sebebiyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin, 2019/1242 Esas, 2021/341 Karar sayılı kararı ile; davalılar ... İnşaat Şirketi ile ...'nun, senedin davacı tarafından davalı ... İnşaat Şirketi'ne olan borcu nedeniyle verildiğinin savunulması ve davada senet bedelinin anılan şirketten tahsilinin de talep edilmiş olması sebebiyle, bu yönden araştırma yapılması için davalı ... İnşaat Şirketi'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması, davacının yemin delili de değerlendirilerek davalı ... İnşaat Şirketi'ne borçlu olup olmadığının tespiti, ardından davalı şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı ve davacının ödediği bedeli davalılardan isteyip isteyemeyeceği hususunda bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle HMK'nın 353/1-a6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, Dairemizin kaldırma kararı sonrası devam eden yargılamada İlk derece Mahkemesince bu kez, yukarıda açıklanan gerekçe ile davalı ... İnşaat Şirketi yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden ise reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... İnşaat Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davalı ... İnşaat Şirketi vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davada ispat yükünün davacıda olduğu, davalı ... İnşaat Şirketi'nin ticari defterlerinin şirketin yönetim kurulu başkanı olan davalı müvekkili ...'da bulunmadığı, buna rağmen Mahkemece ticari defterlerin ibrazının bu davalıdan ve davalı ... İnşaat Şirketi'nden beklenmesinin hukuka aykırı olduğu, bilirkişi tarafından davalı ... İnşaat Şirketi'nin usulünce onaylanmamış bilançolarına dayanan ve vergi hukuku ile ilgili olan beyannamelerine göre davacının borçlu olup olmadığının ve yine davalı ... İnşaat Şirketi'nin davalı ... İnşaat Şirketi'nden alacaklı olup olmadığının tespit edilemeyeceği, Mahkemece, taraflarınca sunulan faturalar, yapılan inşaata ilişkin belgeler vs delilin incelenmediği, eksik inceleme yapıldığı, senedin teminat senedi olmadığı, davalı ... İnşaat Şirketi'nin senedi alacağına mahsuben aldığını ve kötü niyetli olmadığına;Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ise; dosyaya sunulan protokol uyarınca davalılar ... İnşaat Şirketi ile ...'nun da ödenen bedelin iadesinden sorumlu oldukları ve bu davalılar yönünden de davanın kabulü gerektiğine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; davalı ... İnşaat Şirketi'nin münferiden yetkili yönetim kurulu başkanının davalı ... olduğu, Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece usulüne uygun şekilde davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde, davacının alacak-borç durumu ile davalı şirketler arasındaki alacak-borç durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bu karara istinaden davalı ... İnşaat Şirketi ile şirketin yetkilisi olan ...'ya ticari defter ve belgelerin ibrazı için tebligat çıkarıldığı, tebligata rağmen ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği, davalı ...'nun şirketin 2008 yılında kuruluşundan itibaren şirketin yönetim kurulu başkanı ve yetkilisi olduğu, dolayısıyla şirketin ticari defter ve belgelerin akıbetinin kendisi tarafından bilinmesi gerektiği, defterlerin zayi olduğuna dair bir iddia ve delil sunulmadığı gibi, şirket ortağı olan davacı tarafta bulunduğuna dair iddianın ispatı hususunda da herhangi bir delil sunulmadığı, ticari defterlerin ibraz edilmemesi sebebiyle bu kez Mahkemece, davalı ... İnşaat Şirketi'nin ilgili yıllardaki vergi beyannameleri üzerinde inceleme yaptırıldığı, davalı ...'nun beyannamelerin hazırlandığı tarihlerde şirket yetkilisi olduğu, şirketin kendisi tarafından, ticari defter ve kayıtlarına göre hazırlanarak resmi kuruma sunulan ve bu kurum tarafından esas alınan beyannamelerdeki kayıtlara göre değerlendirme yapılmasında usul ve yasaya aykırılık olmadığı, bilirkişi raporunda, dava konusu senedin düzenlendiği tarihteki beyannamelere göre, davalı ... İnşaat Şirketi'nin, davacı ve diğer ortaklardan alacaklı olmadığının tespit edildiği, davalı ... İnşaat Şirketince, davacının, diğer davalı ... İnşaat Şirketi'ne borçlu olduğu ve senedin bu borç için verildiği iddiasına yönelik başkaca bir delil ise sunulmadığı, ayrıca davalının aşamalardaki beyanlarında ve istinaf dilekçesinde açık bir şekilde, davalı ... İnşaat Şirketi'nin inşaat işlerinin tamamlanması için ortaklarından para ve senet aldığını beyan ettiği, daha açık bir ifade ile davalı şirketin ortaklarına borçlandığını kabul ettiği, buna göre her ne kadar davacı taraf, senedin 04/08/2011 tarihli protokol gereği düzenlendiğini ispat edememiş ise de, iddia ve savunmanın ileri sürülüş şeklinde göre, senedin borç nedeniyle düzenlenmediğini, senet tarihinde davalı şirkete borçlu olmadığını ispat ettiğinden ve davalı ... İnşaat Şirketince senedin, davacının borcuna karşılık düzenlendiği ispat edilemediğinden, ayrıca davalı ...'nun davalı ... İnşaat Şirketi'nin kurucu hissedarı ve kuruluştan itibaren yetkilisi, 20115 yılından itibaren münferit yetkilisi, davalı ... İnşaat Şirketi'nin 2008 yılından itibaren münferit yetkilisi olması karşısında, davacının, davalı ... İnşaat Şirketi'ne senet nedeniyle borcunun bulunmadığı olgusunun, senedi ciro yolu ile iktisap eden davalı ... İnşaat Şirketi'nce bilinmediği iddiasının kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, Mahkemece, davalı ... İnşaat Şirketi'nin, senedin ciro yoluyla iktisap edilmesinde TTK'nın 687. maddesi uyarınca kötü niyetli olduğu kabul edilerek, bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ve davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacı tarafça dava terditli olarak açılmış olup, öncelikle takip alacaklısı olan davalı ... İnşaat Şirketi'nden icra dosyasına ödenen bedelin istirdadının, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise, icra dosyasına ödenen bedelin diğer davalılardan protokol hükümleri gereği tahsilinin talep edildiği, her üç davalıdan müteselsilen tahsil talebinde bulunulmadığı, Mahkemece ilk talebin kabul edilmesi sebebiyle ikinci talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi hatalı ise de, sonuca bir etkisinin bulunmadığı, aksi halde dahi, davacının, senedin 04/08/2011 tarihli protokol gereği verildiği iddiasını ispat edememesi ve davalı ...'nun senet ve protokolde taraf dahi olmaması karşısında, protokol hükümleri uyarınca bu davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı ...'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 135.011,47 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 33.752,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 101.258,6 TL'nin davalı ...'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 18/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.