7. Hukuk Dairesi 2016/7753 E. , 2016/15984 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının davalı işyerinde extruder operatörü olarak çalışmaktayken 27.11.2014 tarihinde güvenlik elemanlarınca işyerine alınmadığını, işten çıkartıldığının söylendiğini, yazılı fesih b
**7. Hukuk Dairesi 2016/7753 E. , 2016/15984 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının davalı işyerinde extruder operatörü olarak çalışmaktayken 27.11.2014 tarihinde güvenlik elemanlarınca işyerine alınmadığını, işten çıkartıldığının söylendiğini, yazılı fesih bildirimi yapılmadığını, fesih öncesinde raporlu olduğunu, gerçek fesih sebebinin davacının bir kısım arkadaşlarıyla birlikte ... Tekstil İşçileri Sendikası’na üye olması ve mesai saatleri dışında sendikal faaliyette bulunması olduğunu, işverenin sendikal oluşumu engellemek amacıyla davacıyla birlikte üye işçileri işten çıkardığını, işverenin sonrasında gönderdiği fesih yazısında davacının sağlık raporu olduğu sürede noter aracılığıyla tutanak tutularak tespit yapıldığını ve üretimin durduğundan bahsedildiğini, noter görevlisinin yanıltılarak tespit yapıldığını, davacının 27.11.2014 tarihinde ...’a başvurusunun bulunduğunu, davalı ...’in taşeron firma olduğunu, taşeronluk ilişkisinin muvazaaya dayalı olduğunu ve gerçek işverenin davalı ... olduğunu, bu sebeplerle feshin geçerli bir nedene dayanmadığını belirterek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesi ile 6356 sayılı yasanın 25. maddesi uyarınca 1 yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı ... …A.Ş vekili, davacının iş akdinin diğer davalı şirketçe haklı nedenle feshedildiğini, işverenin çuval üretimi yaptığını ve kış aylarında siparişlerin artması sebebiyle üçlü vardiyada çalışıldığını, 17.11.2014 tarihinden itibaren hafta tatilinin hafta içine alındığını ve davacının bu şekilde 17.11.2014-22.11.2014 tarihleri arasında çalıştığını, 7’li vardiya sistemi ile çalışılması gereken ilk Pazar günü olan 23.11.2014 günü her vardiyada 6’şar kişi çalışması gerekirken 3’er işçi geldiğini ve 2 makine yerine 1 makinenin çalıştığını, 24.11.2014 tarihinde davacı ve birlikte hareket eden 7 kişilik grubun 7’li vardiya şeklinde çalıştığını ancak bu şekilde çalışmak istemediğini, bu 7 kişilik grubun 25.11.2014 tarihinde 08:00-16:00 vardiyasına gelmeyerek işi durdurduğunu, devam eden 16:00-24:00 vardiyasına da 3 kişinin gelmediğini, eksik personel sebebiyle üretim yapılamadığını ve bu hususun noter marifetiyle tespit edildiğini, 26.11.2014 tarihinde ise davacının rapor alarak işe gelmediğini, iş akdinin bu sebeple feshedildiğini, savunma veren diğer işçilerin ise çalışma sistemini kabul etmediklerini ve bu sebeple işe gelinmediğini belirttiklerini, davacı ve diğer işçilerin iş barışını bozmak ve diğer işçileri kışkırtmak amacıyla 27.11.2015 ve 28.11.2015 tarihlerinde işyeri önünde eylem yaptıklarını ve kamera kayıtları ve polis tutanaklarının bulunduğunu, bazı işçilerin çalışma şartlarını değiştirmek için önceden anlaşarak işe gelmediklerini, aynı bölümde çalışan 9 işçinin aynı gün rapor almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, raporların aynı aile hekimliğinden ve aynı zamanda alındığını, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali sebebiyle 2014/76080 Haz. Numaralı dosyada suç duyurusunda bulunulduğunu, işverenin üretimin durması sebebiyle maddi kaybı olduğunu, cezai şart ödediğini, zararın 30 günlük ücreti aştığını, ... 3. İş Mahkemesi 2014/4 D.İş dosyası ile zarar tespiti için dava açıldığını, sendikal sebep iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sendikaya üye olan işçilerin isimlerinin işverence bilinmediğini, iş akdinin iş sözleşmesinin ve işinin yerine getirilmemesi sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında 31.12.2014 tarihinde alt işverenlik ilişkisinin sona erdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, dinlenen davacı tanık beyanları ile davacı tanık beyanlarını teyid eder mahiyetteki davalı tanık beyanlarına ve alınan sağlık raporlarına göre davacının sağlık raporunu iş yerindeki uygulamaya tepki olarak aldığı, davacı ile diğer işçi arkadaşlarının işe gelmemesi hususundaki ısrarcı davranış şeklinin eylemin 4857 sayılı yasanın 25/2-e maddesine göre güveni kötüye kullanma, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış ölçüsünde olduğu anlaşıldığından işveren feshinin haklı görüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ve arkadaşlarının topluca işe gelmemelerinin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı ve yine davacı ile arkadaşlarının işe gelmedikleri tarihleri kapsayan sağlık raporlarının geçerli olup olmadığı, feshin sendikal nedenle yapılıp yapılmadığı ve davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Aynı olay nedeniyle ve aynı sebeple davalı işverence işten çıkarılan başka bir işçinin dosyasında Dairemizce verilen kararda “…Dosya içeriğine göre 25/11/2014 ve 26/11/2014 tarihlerinde bir gün veya iki gün raporlu olan davacıların sağlık raporları nedeniyle işyerine gitmemeleri söz konusudur. Doktor raporları resmi evrak niteliğinde olup sahteliği ispat edilinceye kadar geçerlidir. Davalı işveren bu raporların davacı ve arkadaşlarının topluca işe gelmedikleri günlere ilişkin olarak yaptıkları eylem sonrası işe gelmemelerini meşru göstermek için kamu kurum ve kuruluşlarını kullanarak yalan söylediklerini ve raporların gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüşse de raporun sahteliği konusunda şikayette bulunulmadığı, raporun sahteliğinin davalı tarafça ispatlanamadığı ayrıca işverence rapor alanlardan ... ve ...'ın iş akdinin feshedilmediği, dosya kapsamı nazara alındığında işveren feshinin 4857 sayılı Yasanın 25/2. maddesindeki haklı fesih şartlarını taşımadığı gibi geçerli fesih de oluşturmadığı anlaşılmaktadır. Feshin haklı nedene dayandığı ve sendikal nedene dayanmadığı kabul edilmişse de, söz konusu karar eksik araştırmaya dayanmaktadır. Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu da yeterli değildir…” denilerek sendikal neden araştırması yönünden kararın bozulduğu görülmüştür. (7. HD-2016/7317 E, 2016/12886 K) Dosya içeriğine göre, yukarıda belirtilen emsal kararımız gereği, mahkemece davalı işverence yapılan feshin haklı olduğu yönündeki değerlendirme yerinde değildir. İlk derece mahkemesinin, “davacı tanık beyanlarını teyid eder mahiyetteki davalı tanık beyanları”na göre davacının devamsızlık yaptığı tarihlere ilişkin raporun işyerindeki uygulamaya tepki olarak alındığı yönündeki tespitine dair davacı tanıklarının herhangi bir beyanda bulunmadıkları, davalı tanıklarının da davacının aldığı raporla ilgili olarak herhangi bir açıklama yapmadıkları hep birlikte değerlendirildiğinde; işveren feshinin haklı neden taşımadığı ve davacının işe iadesine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Öte yandan, davacının davalılar arasındaki alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğu ve feshin sendikal nedenle yapıldığı yönünde de iddiaları bulunmakta olup; bu talepler ile ilgili olarak taraf delilleri toplanılıp gerekirse tanıklar etraflıca dinlenildikten sonra çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06.10.2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.