İSTİNAF KARAR TARİHİ : 01/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 01/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili özetle, müflis ........ Ltd. Şti hakkında yürütülen Konya .... İcra (iflas) Dair…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 01/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 24/04/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVA : İkinci alacaklılar toplantısında oy kullanım hakkı olmadığının tespiti İSTİNAF KARAR TARİHİ : 01/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 01/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili özetle, müflis ........ Ltd. Şti hakkında yürütülen Konya .... İcra (iflas) Dairesinin ... İflas sayılı dosyasında bir dönem iflas idare memuru olarak görev alan Av. ........'in davalı şirketin paydaşlarından birisi olduğunu, adı geçen kişinin aynı zamanda hem alacaklı hem borçlu vekili olarak iflas dosyasında ve bir takım dava dosyalarında görev üstlendiğini, sıra cetvelinde kesinleşen alacakların büyük bir bölümünün davalı şirket tarafından temlik alınarak; alacaklılar toplantısında kullanılacak oylar yönünden ağırlıklı nisabın ele geçirildiğini, böylelikle diğer alacaklıların iflas masasının idaresine ilişkin haklarını kullanmasının ve iflas idaresinin denetlenmesinin önüne geçilerek müflis şirket ve paydaşları ile kamunun ağır zararlara uğramasına sebep olunduğunu ileri sürerek, ilgili iflas dosyasında gerçekleştirilecek alacaklılar toplantısında davalı şirketin oy kullanma hakkının batıl olduğunun tespitini dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davayayı görmeye asliye ticaret mahkemelerinin görevli olmadığını, hükümsüzlüğü talep edilen temliklerin toplam bedeli üzerinden harç ikmalinin gerektiğini, davacının, davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, temlik verenlerin davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının zarar iddialarının gerçek dışı olduğunu, bir an için zarar olduğu varsayılsa bile bu durumun temliklerin hükümsüzlüğü sebebi teşkil etmeyeceğini, temlik işlemlerine Av. ........'in taraf olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "...Yukarıda yer verilen İİK'nun 237. Maddesinde, alacaklıların tespitinin iflas idaresince yapılacağı, ikinci alacaklılar toplantısına davetin iflas idaresince yapılacağı, İİK'nun 221/4. Maddesinde, ilk alacaklılar toplantısında kullanılan oyların geçerli olup olmayacağı hakkındaki ihtilafın iflas bürosunca halledileceği ve büronun işlemlerine karşı ilgililerin icra mahkemesine şikayette bulunabileceği, İİK'nun 223. ve 225. Maddelerinde, alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görülmeyen bütün tedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görülmeyenlere karşı icra mahkemesine başvurulabileceği açıkça düzenlenmiştir. Söz konusu kanun hükümlerinden yola çıkıldığında, iş bu dosyada alacak temliklerin tümden iptali veya bir alacaklının sıra cetvelinden terkini dava edilmediğine ve talebin sadece alacaklılar toplantısındaki oy hakkının butlanı ile sınırlandığına göre, alacaklılar toplantısındaki oy hakkı ve oyların geçerliliği ile ilgili uyuşmazlıkların da icra mahkemesince karara bağlanması gerekmektedir. Nitekim, Konya .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin kesin nitelikli olarak verdiği 12/02/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile, dava konusu konusu iflas dosyası kapsamında gerçekleştirilen 28/11/2024 tarihli alacaklılar toplantısında Mahkememizdeki bu davanın konusu olan temliklere istinaden davalı şirket tarafından kullanılan oyların iptaline karar verildiği görülmektedir. Mahkememizin, iflas ve iflastan kaynaklı davalara bakmakla görevli olması, iflas masasının temsili ve teşkiline ilişkin uyuşmazlıkların çözüm yerinin ve ayrıca iflas idaresinin gözetim ve denetim yetkisinin Mahkememizde olduğu anlamına gelmemektedir. Asliye Ticaret Mahkemelerine, daha doğru ifadeyle iflas kararı veren Mahkemelere, örneğin, iflasın kapanması (İİK 254), iflasın kaldırılması (İİK 182) gibi iflas sürecinin sonlandırılmasına ilişkin bazı görevler yasa ile verilmiş ise de alacaklılar toplantısı gibi iflas sürecinin işleyişi ve yönetimine ilişkin görev yasada icra mahkemelerine verilmiştir. Zira yukarıda yer verilen İİK'nun 227. Maddesinde, icra mahkemesinin iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisine sahip olduğu açıkça belirtilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 1. Maddesinde buyrulduğu üzere, Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Bu itibarla davaya bakma görevinin İcra Hukuk Mahkemesinde olduğu netice ve kanaatine varılmıştır. Her ne kadar dava dilekçesinde, daha önce icra mahkemesine dava açıldığı ve icra mahkemesince davanın genel mahkemede görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği belirtilmiş ise de, celp edilip incelenen Konya .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, ilgili iflas dosyasındaki sadece 28/11/2024 tarihinde gerçekleştirilecek alacaklılar toplantısına temlik alan ve vekillerinin katılmasının engellenmesinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda ... Esas, ... Karar sayılı 28/11/2024 tarihli karar ile henüz toplantı yapılmadan bir usulsüzlük tespitinin yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bahse konu dosyada, mahkememiz dosyasında olduğu gibi yapılacak olan tüm alacaklılar toplantısında davalının oy hakkının olmadığının tespiti yönünde bir talebin olmadığı anlaşılmıştır. Aynı zamanda gerekçeli kararda davanın genel mahkemelerce karara bağlanması gerektiği şeklinde bir gerekçeye yer verilmediği gibi görevsizlik kararı da verilmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla karşı görevsizlik değil, ilk defa görevsizlik kararı verilmesi gerektiği değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekli olmuştur. Davanın mahkememizin görevli olmaması nedeniyle HMK nun 114/1-c maddesi ve HMK nun 115/2. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, HMK nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, verildiği anda kesin olan kararlarda kararın tebliği tarihinden, süresinde kanun yoluna başvurulmadığından kesinleşen kararlarda kararın kesinleştiği tarihten ve kanun yoluna başvurulan kararlarda da kanun yolu başvurusunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren yasal iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ İCRA HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece her ne kadar icra hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle usulden ret kararı verilmiş ise de bu karardan önce davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müflis şirketin ortağı olan davacının müflis şirketin borçlarının temliki işleminde gerek müflis şirketin gerekse de müflis şirketin ortağı olan davacının menfaatini etkileyen bir durumun olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davacın ilgili alacakların hükümsüzlüğünü talep etmede hukuki yararı olmadığı, ilgili sözleşmelerde müflisin ve davacının menfaatini etkileyen bir durum olmadığı, temlik sözleşmeleri sonrasında müflisin borç miktarının aynı kaldığı, sadece alacaklı tarafın değiştiği dikkate alındığından davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine, aksi kanaat durumunda ise işbu davada hükümsüzlüğü talep edilen temlik sözleşmelerine konu alacakların işçi-işveren ilişkisi kapsamındaki işçilik alacakları olduğundan yerel mahkemenin görevsizliği ile iş mahkemesinin görevli olduğuna, yine aksi kanaat durumunda, işbu davada genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri görevli olduğundan davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas dosyasına kesinleşmiş masa alacakları olan ".........., ....., ....., ..... , ....., ....., .....,....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....."in tarafından müflis paydaşı ve zıt menfaatli avukatça temsil edilen ........ A.Ş.’ye TBK m.27, İİK m.227/1 göndermesi ile İİK m.11-sona ve İİK m.333, Av. Kan. m.38 ve 47'ye aykırı bir şekilde yapılan usulsüz temliklerin Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas dosyası açısından hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline karar verilmesini, bu vesileyle temliklerin Konya .... İflas Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında kullanılmasının ve düzenlenecek alacaklılar toplantılarına katılmalarının dava sonuna kadar "ihtiyaten ve tedbiren önlenmesine" karar verilmesini, aksi kanaat durumunda ise ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak asliye ticaret mahkemesine yeniden incelenerek hüküm kurulması amacıyla gönderilmesini, bu taleplerinin de kabul görmemesi halinde görev hususunun incelenerek görevli mahkemenin tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 24/01/2025 tarihli talep açıklama dilekçesinde, açtıkları davanın, dava dilekçesinde sözü edilen temliklerin butlanına ilişkin bir talebi içermediğini, temliklerin muvazaalı olduğuna dair bir iddialarının bulunmadığını, sadece temlikler gereğince davalının alacaklılar toplantısındaki oy kullanma hakkının olmadığının tespitini dava ettiklerini belirtmiştir. Somut uyuşmazlıkta, sıra cetvelinde yer verilen bir kısım alacakları temlik alan davalı şirketin, iflas dosyası kapsamında gerçekleştirilecek alacaklılar toplantısında oy kullanma hakkının olmadığının tespiti talep ve dava edilmiştir. Alacak temliklerinin muvazaalı olduğu iddiasıyla tümden batıl olduğuna yönelik bir talep ve iddianın olmadığı dosyaya sunulan 24/01/2025 tarihli talep açıklama dilekçesinden anlaşılmaktadır. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun; İcra Mahkemesi başlıklı, 4. Maddesi: "İcra ve iflâs dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hâkimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından yapılır."hükmünü, İflas idaresi ve iflas dairesinin vazifeleri başlıklı 223. Maddesi: "...İflâs idaresi toplantıları, idare memurlarının veya herhangi bir alacaklının gündem belirlemek suretiyle yapacağı talep üzerine iflâs dairesi müdürünün toplantı gününden en az yedi gün önce göndereceği çağrı üzerine yapılır. İflâs idaresi, kararlarını çoğunlukla alır; ancak toplantıya her üç iflâs idare memurunun da katılmaması hâlinde iflâs dairesi müdürü iflâs idaresinin görevini yüklenir ve iflâs idaresi adına tek başına karar alır. Toplantıya iflâs idaresi memurlarından birinin veya ikisinin iştiraki hâlinde iflâs dairesi müdürü de bu toplantıya katılır. Karar alınamaması hâlinde iflâs dairesi müdürünün oyu doğrultusunda işlem yapılır. İflâs masasına alacaklı olarak müracaat eden alacaklılar, tebligata elverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlığınca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflâs idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında iflâs idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas idaresi, iflas dairesinin murakabesi altındadır. Bu halde iflas dairesi aşağıdaki görevleri yerine getirir: 1.Alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görmediği bütün tedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görmediklerine yedi gün içinde icra mahkemesine müracaatla itiraz etmek. 2.İflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap pusulalarını icra mahkemesinin tasdikine arz etmek.." Toplanmada verilen kararlar başlıklı 224. Maddesi: "...Alacaklılar toplanması, bilhassa müflisin sanat veya ticaretinin devamı, fabrikaları, imalathaneleri ve üretime yönelik sair yerleriyle mağazalarının, eşya depolarının, perakende satış dükkânlarının faaliyetlerine devam edip etmemesi, muallak davalar ve pazarlıkla satışlar hakkında müstacel kararlar verebilir.."hükmünü, Kararlar aleyhine müracaat başlıklı 225. Maddesi: "Alacaklılar toplanmasının kararlarından dolayı her alacaklı tarafından yedi gün içinde icra mahkemesine şikayet olunabilir. İcra mahkemesi iflas Dairesinin mütalaasını aldıktan ve icabında şikayet edeni ve dinlenmelerini istiyen alacaklıları da dinledikten sonra kısa bir zamanda kararını verir..." hükmünü, İflas idaresinin vazifesi başlıklı 226. Maddesi: "...Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir. İdare, ikimilyar liraya kadar olan alacaklardan doğrudan doğruya, daha ziyade alacaklardan alacaklılar toplanmasının vereceği yetkiyle sulh olabilir ve tahkim yapabilir...." hükmünü, İflas idaresinin vazife ve mes’uliyeti başlıklı 227. Maddesi: "...İcra mahkemesi, iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisine sahip olup gerektiğinde iflas idaresini teşkil edenlerin görevine son verebilir..." hükmünü, içermektedir. Her ne kadar dava dilekçesinde, daha önce icra mahkemesine dava açıldığı ve icra mahkemesince davanın genel mahkemede görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği belirtilmiş ise de, Konya .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, ilgili iflas dosyasındaki sadece 28/11/2024 tarihinde gerçekleştirilecek alacaklılar toplantısına temlik alan ve vekillerinin katılmasının engellenmesinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda ... Esas, ... Karar sayılı 28/11/2024 tarihli karar ile henüz toplantı yapılmadan bir usulsüzlük tespitinin yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bahse konu dosyada, mahkeme dosyasında olduğu gibi yapılacak olan tüm alacaklılar toplantısında davalının oy hakkının olmadığının tespiti yönünde bir talebin olmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda davalı şirketin, iflas dosyası kapsamında gerçekleştirilecek alacaklılar toplantısında oy kullanma hakkının olmadığının tespiti talep ve dava edilmesine ilişkin talebin Davanın, sadece alacaklılar toplantısındaki oy kullanım hakkına ilişkindir temliklere konu olan alacakların işçi alacağı olduğu, bu yönüyle davanın mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinin bulunmadığı görülmektedir. Yukarıda yer verilen İİK'nun 237. Maddesinde, alacaklıların tespitinin iflas idaresince yapılacağı, ikinci alacaklılar toplantısına davetin iflas idaresince yapılacağı, İİK'nun 221/4. Maddesinde, ilk alacaklılar toplantısında kullanılan oyların geçerli olup olmayacağı hakkındaki ihtilafın iflas bürosunca halledileceği ve büronun işlemlerine karşı ilgililerin icra mahkemesine şikayette bulunabileceği, İİK'nun 223. ve 225. Maddelerinde, alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görülmeyen bütün tedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görülmeyenlere karşı icra mahkemesine başvurulabileceği açıkça düzenlenmiştir, dosyada alacak temliklerin tümden iptali veya bir alacaklının sıra cetvelinden terkini dava edilmediğine ve talebin sadece alacaklılar toplantısındaki oy hakkının butlanı ile sınırlandığına göre, alacaklılar toplantısındaki oy hakkı ve oyların geçerliliği ile ilgili uyuşmazlıkların da icra mahkemesince karara bağlanması gerekmektedir. Bu itibarla davaya bakma görevinin İcra Hukuk Mahkemesinde olduğu netice ve kanaatine varılması doğrudur Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına,tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddinin gerektiği düşünülmektedir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı ve davalı tarafça yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) ve İİK 265/son maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/12/2025 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.