11. Hukuk Dairesi 2023/5064 E. , 2024/6924 K. MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/672 Esas, 2023/680 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/200 E., 2021/72 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5064 E. , 2024/6924 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/672 Esas, 2023/680 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/200 E., 2021/72 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin "...+şekil" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkili şirketin "..." ibareli markalarıyla benzer olduğunu, müvekkilinin "..." kök markasını koruyarak seri markalar oluşturduğunu ve ibareye ayırt edicilik kazandırdığını, davalı markasının esas unsurunun da "..." ibaresi olduğunu, başvurudaki "Mart" ibaresinin herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu benzerliğin ortalama tüketici nezdinde karışıklık yaratacağını, davalı şirketin internet sitesinde "çocuk" ve "güzellik" kategorilerinin yer aldığını, müvekkil şirketin hedef kitlesinin de özellikle çocuklar ve kadınlar olduğunu, başvurunun müvekkili şirkete ait olduğu algısının oluşacağını, müvekkilinin ürünlerinin satışını internet sitesi aracılığıyla da yapabildiğini, davalı markasının müvekkili şirket markası ile iltibas oluşturduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK)'nun 2020-M-3465 sayılı kararının iptaline ve 2019/29571 sayılı "...+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markasının davacı markalarıyla herhangi bir benzerlik taşımadığını, davacı tarafın esas unsurun “...” müvekkili markasının esas unsurun “Mart” ibaresi olduğunu, “...” ibaresinin Fransızca’da “birleşmiş” anlamında geldiğini, yine İngilizce'de “...” kelimesinin “tek” anlamına geldiğini veya “birleşik” anlamına gelen “united” kelimesinin kısaltması olarak kullanıldığını, ibarenin anlam ve mahiyeti dikkate alındığında tek başına bir tarafın kullanımına sunularak sınırlandırılamayacağını, bu nedenle marka olarak esas olanın “...” ibaresi olmadığı, “...” olarak bütün ibare ve işaretin dikkate alınması gerektiğini, söz konusu tescilli markalarla aynı ya da benzer mal ve hizmetlere ilişkin faaliyetlerinin söz konusu olmadığını, davacı yanın kağıt ve kırtasiye üzerine faaliyette bulunduğunu, bu kapsamda tuvalet kağıdı, kağıt mendil, havlu, masa örtüsü, peçete, deterjan, sabun, bebek bezi, emzik vb. ürünlerin üretim ve ticareti ile iştigal ettiğini, müvekkilinin ise temelde elektronik ticaret olmak üzere, teknoloji ürünleri ticareti, finansal ve yönetim danışmanlığı, reklam, organizasyon, turizm ve acentelik vb. alanda faaliyetleri yürüttüğünü, bu anlamda davacı taraf ile aynı ya da benzer faaliyetlerin yürütülmediğini, markaların hitap ettiği kitle ve alıcı gruplarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taraf markaları arasında “...” ibaresinden başka bir yakınlaşma içerir ortak ibarenin mevcut olmadığı, dava konusu markayı bir bütün olarak gören tüketicinin aklına, davacının tanınmış markalarının gelme ihtimalinin bulunmadığı, tüketicinin taraf markaları ile karşılaştığında derhal ve hiç tereddütsüz iki ayrı marka karşısında olduğunu algılayacağı, bu durumda taraf markaları arasında ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, markalar benzer olmadığından tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, kötü niyete ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.