T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1975 KARAR NO : 2025/1040 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2021 NUMARASI : 2011/336 Esas 2021/904 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 01/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Dava…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1975 KARAR NO : 2025/1040 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2021 NUMARASI : 2011/336 Esas 2021/904 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 01/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı S.S.Üniversiteliler Beşiktaş Konut yapı kooperatifinin müvekkili ... başkanlığında 1999 yılında kurulduğunu, 1999 yılından 2003 yılına kadar müvekkilinin huzur haklarının ödendiğini, 2004 yılından 10.800,00 TL, 2007 yılından 18.000,00 TL ve 2008 yılından 21.000,00 TL olmak üzere toplam 49.800,00 TL huzur hakkı alacaklarının ödenmediğini, müvekkilinin alacağının temini için İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... E.Sayılı dosyasından 49.800 TL ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının süresinde yapmış olduğu borca ve icra dairesinin yetkisine dair itirazı üzerine dosyanın Küçükçekmece Nöbetçi İcra dairesine gönderildiğini, Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasına davalı tarafça itiraz edildiğini, haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve %40' dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının 2004 yılı huzur hakkı talebinin BK.m.126/1.b.4 gereği zaman aşımına uğradığını, davacının müvekkili kooperatiften hiçbir alacağının bulunmadığını, davacının müvekkili kooperatif aleyhine başkaca icra takipleri yaptığını, tamamen kötü niyetli olarak mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını, görevde bulunduğu dönemde müvekkili kooperatifi borçlu gösteren bonolar düzenleyerek kooperatifi zarara uğrattığını, kambiyo taahhüdünde bulunmanın özel temsil yetkisini gerektirdiği buna rağmen düzenlenen bonolardan,bonoları keşide edenin şahsen sorumlu olacağının izahtan vareste olduğunu, davacının tamamen kötü niyetli olarak ve müvekkili kooperatifi zarara uğratmak kastıyla hareket ettiğini, davacı vekilinin 20.01.2011 tarihli dilekçesinde “müvekkilimin kooperatiften huzur hakları mevcut olup senetlerde huzur hakkına ve de kooperatifin işlerini yürütebilmek için kooperatife verilen ve harcanan para karşılıklarıdır.”şeklinde beyanda bulunarak esasında işbu davada mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığını ikrar ettiğini,davacının görevde olduğu dönemde kendi huzur hakkının kendisine ödenmesi hususunda zaten hem yetkili hem de görevli olduğunu, davacının görev ve sorumluluklarını ihmal ederek müvekkili kooperatifin doğal borç kalemlerinden biri olan 2004, 2007 ve 2008 yılları huzur hakkını almamasının ve özellikle davacının davalı kooperatif kurulunca görevden alındıktan sonra kooperatif aleyhine icra takibi yapmasının davacının kooperatif ana sözleşmesinin 48.maddesinde belirlenen özen ve titiz çalışma sorumluluğunu da ihlal ettiğinin ispatı olduğunu beyanla davanın usulen reddi ile takibin iptalini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, "...Defter ve belgelerinin incelenmesinde; 31.12.2009 tarihinde davalı kooperatifin tasfiye bilançosunun yapıldığı, bu bilanço da " eski hakkı huzur ücretleri olarak ..." açıklamalı 8.000,00 TL davacının alacaklandırıldığı ve bu karar altında davacının imzası da yer aldığı, bu karar da davacının herhangi bir itirazın yer almadığı ve bu miktar dışında ayrıca davacıya herhangi bir ödeme yapılmasını gerektirir tasfiye bilançosu kaydı bulunmadığı, bu belirtilen miktarın ödenmesine yönelik davacıya senet verildiği ve bu miktarın Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında icra takibine konu olduğu görüldüğü, bu haliyle artık davacı tarafın iddiasını ispat edemediği ve hak ettiği miktarın da kendisine ödendiği " gerekçesiyle açılan davanın reddine, tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Dosyada mübrez 07.05.2010 tarihli yönetim kurulu kararında, geçmiş yani dava konusu huzur hakkı ücretlerinin hesaplara yatırılmasına ve de fazla huzur hakkı ücreti olan 8.000 TL'nin ayrıca ödenmesine karar verildiğini, durum bu iken, sayın bilirkişi, ek raporunda, hangi sebep ve nedenle, geçmiş ücretlerini kalmadığı yorumunu yetkisizce yaptığı tarafımızca anlaşılamadığını, ayrıca hukukta paranın ödendiğinin ispatı külfeti, ödeyen kişide olduğunu, yani huzur hakkının var olduğu ortada ise, bunun ödendiğinin ispatı da ödeyen kişi olan davalı kooperatifte olduğunu, sayın bilirkişi anlaşılmaz bir şekilde, davalının ödediğini ispat etmesini araması gerekir iken, müvekkilimin bu güne kadar ses çıkarmamasına, “almıştır” anlamı yüklenemeyeceğini ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, huzur hakkı alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki kısmı itirazın iptali istemine ilişkindir.Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacının, davalı kooperatif aleyhine 2004-2007 ve 2008 dönemlerine ait huzur hakkına istinaden toplamda 49.800,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %15 gecikme faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçtiği, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşmazlık; davacının, davalı kooperatifte görev yaptığı dönemlerden kaynaklı takip tarihi itibariyle huzur hakkı alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 04/06/2012 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle ; "Davacının yönetim kurulunun 21/11/1998 tarihli toplantısında yönetim kurulu başkanı seçildiği, 09/05/2010 tarihli genel kurul toplantısında yeni adayların yönetim kuruluna seçilmesi ile yönetim kurulu başkanlığı sona erdiği, davacı kooperatifin 2004-2007-2008 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanaklarında huzur hakkı ücretlerin belirlenmesine dair alınan kararların incelenmesinde davacının davaya konu yıllar için toplam 49.800,00 TL huzur hakkı ücreti hak ettiği ancak 31/12/2009 tarihli tasfiye bilançosunun 9. Maddesinde 8.000,00 TL alacaklı gösterildiği, 01/01/2009 -01/04/2009 tarihli bilançosunun incelenmesinde huzur hakkı alacağına dair hiç bir kayıt düşülmediği görüldüğü, davalı kooperatif yönetiminden huzur hakları ödemelerin takip edildiği cari hesap kayıtları istenmiş olup bu kayıtlarında tutulmadığı beyan edildiği, yukarıdaki tespit ve değerlendirmeler sonucu Davacı ...'in davalı kooperatifin 31/12/2009 tasfiye bilançosunun 9.maddesine göre davalı S.S.Üniversiteliler Konut Yapı Kooperatifinden 8.000 TL huzur hakkı alacağı olduğu " yönünde kanaate varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/10/2012 tarihli ek raporda; "Küçükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/1251 esas, 2011/704 karar sayılı kararında davacı tarafından yapılan icra takibinde istenen paraların içinde huzur haklarının da bulunduğu ikrar edildiği, takip talebinin incelenmesinde de 8.000,00 TL'lik 30/07/2010 vadeli senet alacağı gözüktüğü, 07/05/2010 tarihli yönetim kurulu kararında da ...'e huzur hakkı alacağının olduğu ve yapılan icra takibi ile istenen 8.000 TL alacağında huzur hakkı ile ilgili olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; davacı taraf 2004 yılında yapılan genel kurulda alınan karar gereği 900 x12 = 10.800,00 TL, 2007 yılında yapılan genel kurulda alınan karar gereği 1.500 x12 = 18.000,00 TL, 2008 yılında yapılan genel kurulda alınan karar gereği 1.750 x12 = 21.000,00 TL olmak üzere toplam 49.800,00 TL huzur hakkı alacağının ödenmediğinden bahisle önce Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatmış, takibe itiraz edilmesi nedeniyle huzurdaki davayı açmıştır. Davalı vekili öncelikle 2004 yılı huzur hakkı alacağının zamanaşımına uğradığına beyanla zamanaşımı definde bulunmuştur. Alacağın doğduğu tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 126/4 maddesi uyarınca davacının talepleri 5 yıllık zamanaşımına tabi olup 2004 yılına ait 10.800,00 TL huzur hakkı alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu kısmından dahil edilerek esastan inceleme yapılması hatalı olmuştur. Bunun dışında davacı 2007-2008 dönemine ait huzur hakkı alacaklarının kendisine ödenmediğini iddia etmiş ise de mahkeme kararında ifade edildiği gibi 31.12.2009 tarihinde davalı kooperatifin tasfiye bilançosunun yapıldığı, bu bilançoda "eski hakkı huzur ücretleri olarak ..." açıklamalı 8.000,00 TL davacının alacaklandırıldığı ve bu karar altında davacının imzası da yer aldığı görülmüştür. Yine davacının imzasının bulunduğu 07/05/2010 tarihli yönetim kurulunun 1 nolu kararında "yönetim kurulu üyelerinin 2004-2005-2006-2007 ve 2008 tarihlerinde yapılan genel kurullarda görülen ve bütçelerde kabul edilen huzur hakkı ücretlerinin aidat karşılığı tahakkuk ettirilerek ..., ... ve ...'ın hesaplarına yatırılmasına, ayrıca ...'e ait 8000 TL fazla huzur hakkı ücretinin kendisine ödenmesine, bunun için ...'e 30/07/2010 tarihli 8.000,00 TL'lik bir adet senet verilmesine karar verildiği" görülmüştür. İncelenen 07/05/2010 tarihli yönetim kurulu kararında, davacı eski huzur haklarının aidat karşılığı olarak tahakkuk ettirildiği, bunun dışında davacıya 8.000 TL fazla huzur hakkı dolayısı ile senet verildiği anlaşılmıştır. O halde davacının 31.12.2009 tarihli tasfiye bilançosuna göre toplam 8.000,00 TL bakiye huzur hakkı alacağı bulunmaktadır. Bakiye 8.000,00 TL huzur hakkı için verilen senet öncesinde takibe konulduğundan bu kısım yönünden davacının tekrardan takibe koymasında hukuki yararı bulunmadığından 8.000,00 TL alacak yönünden hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.Sonuç olarak, ilk derece mahkemesinin kararı her ne kadar sonuç itibariyle doğru ise de gerekçenin yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince gerekçenin düzeltilmesi cihetine gidilerek yeniden hüküm tesis edilmesine, karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/09/2021 tarihli ve 2011/336 Esas 2021/904 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK;2-Davalının Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın KABULÜ ile, takibe konu 49.800,00 TL alacaktan 10.800,00 TL'lik kısmın zamanaşımı nedeni ile reddine, 8.000,00 TL'nin kısmın hukuki yarar yokluğundan reddine, bakiye kalan 31.000,00 TL'lik kısmın esastan REDDİNE, 3-Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ilam harcından yatırılan 490,55 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 124,85 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafça yapılan 320,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,İstinaf giderleri yönünden;1-İstinaf başvurusunun kabul sebebine göre başvurma harcının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,2-İstinaf başvurusunun kabul sebebine göre istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/10/2025