T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1362 KARAR NO : 2026/345 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 23.03.2022 NUMARASI : 2021/168 Esas - 2022/253 Karar DAVA: İtirazın İptali (Nakliyat sigortası- rücu) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1362 KARAR NO : 2026/345 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 23.03.2022 NUMARASI : 2021/168 Esas - 2022/253 Karar DAVA: İtirazın İptali (Nakliyat sigortası- rücu) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı .... Ltd. Şti. vekil tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe 01.04.2018 başlangıç tarihli ve bir yıl vadeli Nakliyat Abonman Blok Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan ... ... A.Ş'ye ait olan ve ABD'den satın alınan emtianın, ABD'den İstanbul'a oradan da Bursa'ya nakliyesinin davalı şirketlerce üstlenildiğini, emtianın taşımacıların sorumluluğu altındayken hasar gördüğünü, alınan ekspertiz raporu ile belirlenen 4.560,10 Euro hasar bedelinin 14.02.2020 tarihinde ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, ödenen bedelin davalılardan tahsili amacıyla İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... .... A.Ş. vekili, savunmasında özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin yaptığı taşımaların ... A.Ş tarafından yurtiçi emtia taşımacılığı sorumluluk sigorta poliçesi ve taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davaya konu hasarın müvekkilinin taşıması sırasında gerçekleşmediğini, hasarın hava taşıması veya gümrükte boşaltma sırasında oluştuğunu, ayrıca emtiadaki hasarın sigortalı tarafından belirlendiğini, gerçek bir hasar olup olmadığının bilinmediğini, gönderenin yeterli ambalaj ve etiketleme yapmamasından kaynaklanan hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, 757,06 kg ağırlığındaki emtianın karton ambalajda gönderilmesi ve yeterli etiketleme yapılmaması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, sigorta poliçesinin genel şartlarında ambalaj yetersizliğinden kaynaklanan hasarların teminat dışı bırakıldığını, davacının poliçe dışında yaptığı ödemeyi geri isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili, savunmasında; müvekkili şirketin sadece hava yolu taşımasını organize ettiğini, emtianın ... 'dan İstanbul ... Havalimanı'na nakliyesinin ... tarafından yapıldığını, emtianın hava limanına gelişiyle hava taşımacılığının bittiğini, İstanbul'dan Bursa'ya kara taşımacılığının diğer davalı tarafından yapıldığını, hava taşımacılığı sırasında hasar oluşmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda 2 farklı türde taşıma bulunduğu, taşımanın ilk kısmının havayolu ile gerçekleştirildiği, bu bölümde fiili taşıyıcı ... olup taşıma işleri organizatörünün davalı .... A.Ş olduğu, havayolu taşımasının bitip emtiaların gümrüğe teslim edildiğinde düzenlenen havayolu konşimentosunda herhangi bir hasar kaydı olmadığının, bu durumda havayolu taşımasının hasarsız bittiği anlaşılmaktadır. Havayolu taşımasının sonlandırıldığına kanıt teşkil eden havayolu konşimentosu (...) incelenmiş olup, taşımanın bitip gümrüğe teslim edildiği noktada taşıma ile ilgili herhangi bir hasar ibaresine rastlanılmamıştır. Bu durum havayolu taşımanın hasarsız bitirildiğine dair kanı oluşturmaktadır. Havayolu taşımasının ... Konvansiyonu'na tabi olduğu dosyadan anlaşılmaktadır, bu konvansiyonun hasarla ilgili bölümü MADDE 26 da '1-Bagajın veya eşyanın, teslim almaya yetkili kişi tarafından şikayette bulunmaksızın kabulü, bunların taşıma belgesine uygun olarak ve iyi durumda teslim edildiği hususunda, aksi sabit oluncaya kadar geçerli delil sayılacaktır. 2- Hasar halinde, teslim almaya yetkili kişinin, hasarın fark edilmesinden sonra derhal taşıyıcıya şikayette bulunması ve bu şikayetin, alınışlarından itibaren bagaj için en geç 3 gün, eşya için en geç 7 gün içinde yapılması gereklidir. Gecikme halinde şikayetin, bagaj veya eşyanın kendi eline geçtiği tarihten itibaren en geç 14 gün içinde yapılması gerekir. 3-Her şikayetin, yukarıda belirtilen süreler içinde, taşıma belgesi üzerine yazılmak suretiyle veya ayrı bir bildirim halinde yazılı olarak gönderilmesi gereklidir .4- Yukarıda belirtilen süreler içinde şikayette bulunulması halinde, hilesi dışında, taşıyıcı aleyhine takibat yapılamaz.' şeklinde açıklanmıştır. Ancak dosyada bulunan evrakların incelenmesi sonucunda havayolu taşıma belgesinin üzerinde, yahut ayrı bir tutanak halinde ya da hava taşıma firmasına malın hasarlı olduğuna dair bir şikayetin bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda konvansiyonun 26.4. bendine göre taşıyıcı (...) aleyhine tatbikat yapılamayacağını göstermekte olduğu buna göre sigorta yetkilileri ile ara taşımacı firma arasındaki yazışmalarda, ara taşımacının malı hasarlı olarak aldıkları iddia edilmekte ve hasarlı olduğunu gösteren fotoğrafların çekildiği görülmekle birlikte hasarlı olduğuna dair bir tutanağın bulunmadığını ifade ettikleri de görülmekte olup taşıma işleri organizatörü olan davalılardan .... A.Ş.'nin havayolu taşımacılığı ile yapılan taşıma tarafında kusuru bulunmadığı anlaşılmıştır. TTK 858. Maddesinde '1-İki tarafça imzalanan taşıma senedi, taşıma sözleşmesinin yapıldığına, içeriğine ve eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığına kanıt oluşturur. 2- İki tarafça imzalanan taşıma senedi, eşyanın ve ambalajının, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı sırada, dış görünüşü bakımından iyi durumda bulunduğuna ve taşınan paketlerin sayısının, işaretleri ile numaralarının, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygun olduğuna karinedir; meğerki, taşıyıcı taşıma senedine haklı bir sebeple çekince koymuş olsun. Çekince, taşıyıcının, kayıtların doğruluğunu denetleyecek, uygun araçlara sahip olmadığı sebebine de dayandırılabilir.' hükmü amirdir. Mahkememiz dosyasına İstanbul - Bursa arasındaki taşımaya ilişkin taşıma senedi sunulmamış olup, ara taşıma yapılması amacıyla emtiaların teslim alınıp herhangi bir tutanak tutulmamış olması emtiaların hasarsız olarak teslim alındığı anlaşılmaktadır. Hasar ile ilgili tutulan tutanağın ara taşıma bittikten sonra dava dışı sigortalı şirket tarafından tutulduğundan hasarın hangi aşamada meydana geldiği tespit edilememiş olsa da önceki aşamalarda hasar ile ilgili tutanak bulunmadığından sorumluluk ara taşımacı olan davalı ... .... A.Ş.'ye yüklemektedir. TTK 882. Maddesinde '1-Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. 2- Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. 3-Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. 4- Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.' hükmü uyarınca mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davaya konu taşıması yapılan 7 adet şanzımanın 2 adedinin hasarlı ve kullanılmaz olduğu, 2 adet taşınmazın brüt ağırlığının 216,30 kg. olduğu dikkate alındığında; 216,30 kg. * 8,33 SDR/kg = 1.801,779 SDR, 1.801,779 SDR*12,0237=21.664,05-TL olarak taşıyıcının sorumlu olduğu miktar hesaplanmış ve ara taşıyıcı olan davalı ... .... A.Ş.'nin sorumluluğunun 21.664,05-TL olduğu sonucuna ulaşılarak, bu hesaplama uyarınca takip tarihindeki kur (6,53) baz alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacının talep edebileceği miktarın 3.317,61-EURO olduğu anlaşılmış olup az yukarıda açıklanan nedenlerle davanın davalı .... A.Ş. yönünden reddine, davanın davalı ...LTD. ŞTİ. Yönünden kısmen..." gerekçesiyle davalı .... AŞ'ye yönelik davanın reddine; davalı .... Ltd. Şti.'ne yönelik davanın kısmen kabulü ile bu davalının İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 3.317,61 Euro üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı isteminin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı .... Ltd. Şti. vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalılar için tek vekalet ücreti verilmesi gerekirken iki farklı vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması talebinin dikkate alınmadığını, rapora yönelik itirazların da mahkemece değerlendirilmediğini, Mahkemenin hava taşımacısına ilişkin tespitinin hatalı olduğunu, hasarın hangi aşamada gerçekleştiğine dair net bir tespit yapılmadığını, eksper raporundan hava yolu nakliyesinin bu davalı tarafından, ara kara yolu nakliyesinin ise .... Ltd. Şti tarafından yerine getirilmesi nedeniyle davalıların oluşan hasardan sorumlu olduklarının belirlendiğini, Davalı .... Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen reddinin hatalı olduğunu, sigortalıya ödenen 4.560,10 Euro tazminattan 449,44 Euro sovtaj tutarı düşüldüğünde 4.111,33 Euro üzerinden rücu istendiğini, sınırlı sorumluluk hesabında rapor tarihi olan 13.09.2021 tarihindeki SDR kurunun esas alındığı, ...'nin 23/7. maddesi gereği SDR hesabının karar tarihindeki kurdan yapılması gerektiğini, buna göre 22.03.2022 tarihli SDR kurunun 20,4390 TL olarak hesaplanması ile takip tarihindeki Euro kurundan çevrilmesi ile toplam 5.665,62 Euro alacak bulunduğunu, müvekkilinin bu miktardan az talepte bulunması nedeniyle davanın ve icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı .... Ltd. Şti. Vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Takibin dayanağı olan hasarın müvekkilince yapılan taşıma sırasında gerçekleşmediğini, müvekkil şirketin emtiaları diğer davalıdan teslim alınarak taşıdığını, müvekkilinin teslim aldığı emtiayı araca yükleme, istifleme, bağlama, sabitleme, yükleme ve boşaltma yükümlülüğü olmadığını, hasarın diğer davalının taşıması sırasında veya gümrükte boşaltma sonrasında oluştuğunu, İki adet şanzımanda hasar bulunduğunun sigortalı tarafından belirlendiğini, bir kişinin kendi davasında aynı zamanda bilirkişi olamayacağını, ekspertiz raporunun da sadece hasarlı parçaların fotoğraflarının incelenmesi ile hazırlandığını, emtianın fiziken incelenmediğini, gönderen tarafından yeterli ambalaj ve etiketleme yapılmamasından kaynaklanan sorumluluğun taşımacıya yüklenemeyeceğinin TTK'nın 787.maddesende kabul edildiğini, emtianın ağır otomobil parçası olmasına rağmen karton ambalajla taşındığını ve yetersiz ambalaj bulunduğunu, ekspertiz raporunda ambalajlama ve işaretleme eksikliğine ilişkin bir değerlendirmede bulunulmadığından, raporun dikkate alınamayacağını, poliçede ambalaj yetersizliğinden meydana gelen hasarların teminat dışı bırakılması nedeniyle davacının lütüf ödemesi yaptığını, sınırlı sorumluluk belirlenirken TTK'nın 882/son maddesindeki düzenlemenin dikkate alınmadığını, eşyanın taşınması için müvekkiline teslim edildiği tarihin 25.02.2019 olduğunu ve bu tarihte TCMB SDR kurunun 7.4007 TL olması nedeniyle bu miktar üzerinden hüküm ukrulması gerektiğini, bu durumda 216,30x8,33x7,4007=13.334,42 TL, döviz kurunun 6,53 olarak alınması ile 2.042,02 Euroya hükmedilmesi gerektiğini, davacının sınırlı sorumluluğa yönelik itirazının yerinde olmadığını, taşımanın ... kapsamında yapılmadığını, yurt içi taşımaya TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ABD'den İstanbul'a hava yolu ile oradan da Bursa'ya kara yoluyla taşınan otomobil parçası emtiasında oluşan hasar bedelini nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamında ödeyen davacının, bu zararı hava yolu ve yurt içi kara yolu taşımasını yapan davalılardan rücuan tahsili amacıyla başlattığı ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı ... Ltd. Şti.'ne yönelik davanın reddine, davalı .... Ltd. Şti.'ne yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ne ait Amerika'dan ithal edilen otomobil yedek parçalarının nakliye rizikolarına karşı 01.04.2018 başlangıç tarihli bir yıl vadeli nakliyet abonman blok poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığı, poliçeye ilişkin zeyilnamelerin de dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Taşımaya ilişkin spesifik blok poliçenin 20.02.2019 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Dava konusu olayda emtia davalı ... A.Ş tarafından hava yoluyla İstanbul'a getirilmesi işinin üstlenildiği ve taşıma işinin fiilen ... (...) tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. Hava yoluyla uluslararası taşımaya ilişkin bu kısma ... Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Emtianın hasarsız şekilde hava yoluyla taşındığı, hava taşıma işinin sona erdiği ve diğer davalı .... Ltd. Şti.'nin emtianın Bursa'ya taşınması işini üstlendiği, bağımsız nitelikteki bu taşıma için TTK'nın yurt içi taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Hasar sonrası davacı tarafından yapılan ekspertiz incelemesi sonucu hava yolu nakliyecisinin 216,30 kg yük için 8.33 SDR üzerinden 27.170 TL, ara nakliye için ise aynı ağırlık ve SDR'ye göre 497.645 TL üzerinden sorumlu olduğu belirlenmiştir. Davacı tarafından hasar bedeli sigortalıya ödenerek TTK'nın 1470.maddesine göre sigortalının haklarına halef olunmuştur. Ayrıca dosyada bulunan ibraname ile davacı tarafından ödenen nakliye hasarının sigortalı tarafından 4.560,10 Euro olarak davacıya devir edildiği ve davacının yazılı şekilde düzenlenen alacağın devri sözleşmesi ile de sigortalının haklarına halef olduğu, bu nedenle sigortacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiş olup, takibin alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular .... A.Ş. ile .... Ltd. Şti. aleyhine 4.111,33 Euro asıl alacak 0,87 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.112,20 Euro üzerinden takip başlatıldığı, her iki borçlunun süresi içinde borç ve ferilerine itiraz ettiği, itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafından hem hava yolu taşımacısına hem de emtianın İstanbul'dan Bursa'ya taşınmasını sağlayan yurt içi karayolu taşımacısına karşı dava açılmıştır. Ekspertiz raporu Sigortacılık Kanunu'na göre delil niteliğinde olmakla birlikte emtianın havayolu taşıması sonrasında hava konşimentosu ile taşımanın bitirilip emtianın gümrüğe teslim edildiği ve bu aşamada yükte herhangi bir hasar bulunduğuna ilişkin bir tutanak veya bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır. ... Konvansiyonu 26.maddesine göre 7 veya 14 günlük süreler içinde hasar ihbarının yapılmamış olması nedeniyle emtianın hava taşıma kısmının hasarsız tamamlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece hava taşımacısı olan .... A.Ş'ye yönelik olan davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Diğer yandan dava taşıma sırasında meydana gelen hasarın rucüen tazmini istemine ilişkin olup alacağın likit olmaması nedeniyle İİK'nın 67.maddesi gereğince davanın kabulü halinde alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gibi reddi halinde borçlu yararına kötü niyet tazminatına da hükmedilemeyecektir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Bu tür bir tazminatta alacak miktarının borçlu tarafından bilinmesi mümkün olmadığından alacağın likit olmadığı kabul edilmesi yerindedir. Diğer yandan mahkemece hakkındaki dava tamamen reddedilen hava taşımacısı olan davalı için HMK'nın 326.maddesi gereğince yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yerindedir. Davalı .... Ltd. Şti. hakkındaki davanın farklı sebeple kısmen reddedilmesi nedeniyle aynı madde uyarınca reddedilen kısım bakımından davalı, kabul edilen kısım bakımından davacı lehine vekalet ücreti takdiri yerinde görülmüştür. Davalı .... Ltd. Şti.'nin taşımanın İstanbul Bursa arasındaki etabını üstlenmiştir. Bu nedenle uyuşmazlığa TTK'nın taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir. TTK'nın 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasında genel sebepler ve özel sebepler ayrımı yapılmış olup, taşıyıcı ancak TTK'nın 875/3, 876 ve 878. maddesinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulur. TTK'nın 876. maddesine göre, zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Bunun dışında, TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için hasarın, gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlamadan veya gönderen yahut gönderilen tarafından yapılan yükleme ve boşaltma işleminden kaynaklanması gerekir. Bu noktada ispat yükü taşıyıcıya aittir. Taşıyıcının sorumluluğu kural olarak eşyayı teslim ettiği anda son bulur. Buradaki teslimden, taşıma sözleşmesi veya senedinde gönderilen olarak belirtilen kişi ya da sonradan gönderen veya gönderilenin talimatı üzerine teslimi istenen üçüncü kişi tarafından eşyanın teslim alınması anlaşılmalıdır. TTK'da öngörülen sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcı, TTK'nın 876. maddesi uyarınca ''çok tedbirli bir taşıyıcının gösterebileceği özeni göstermiş olsaydı yine de zıya, hasar veya gecikmenin oluşacağını'' ya da zararın TTK’nuın 878. maddesinde sayılan özel durumlardan birinden kaynaklandığını ispatlamalıdır. Aynı yasanın 879. maddesi uyarınca, taşıyıcı, adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Davalı karayolu taşımacısı yükün hasarlı olarak kendisine teslim edildiğini, hasarın hava taşıması sırasında veyahut gümrükteki indirme-bindirme sırasında gerçekleştiğini savunmaktadır. Oysa yukarıda açıklandığı gibi hava konşimentosunda hasara ilişkin bir çekince veya hasar kaydı bulunmadığı gibi, emtianın yurt içi taşıması için davalıya teslim edildiği anda emtiada hasar bulunduğuna veyahutta emtianın ambalajının yetersiz olduğuna ilişkin bir çekince ileri sürülmemiştir. Emtiadaki hasarın yetersiz ambalaj veya etiketlenmeden kaynaklandığına ilişkin dosyada hiç bir kanıt bulunmamaktadır. Kaldı ki ambalaj yetersizliği kabul edilse bile basiretli bir tacir olan taşımacının bu hususu taşıma öncesinde gönderene bildirmemesi en azından mütarafik kusur teşkil eder. Dosyada hasarın ambalaj veya etiket, istif, sabitleme hatasından kaynaklandığına ilişkin bir hasar bulunmamaktadır. Taşımacının sağlam teslim aldığı emtiayı hasarlı şekilde teslim ettiği açık olduğundan ve taşımacının sorumluluktan kurtulmasını gerektirir nedenler kanıtlanmadığından, taşımacı bu zararlardan sorumludur. TTK'nın 875. maddesin göre, taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. TTK'nın 886. maddesine göre, zarara, kasten veya pervasızca davranışla veya böyle bir zararın meydana gelmesi bilinciyle işlenmiş bir fiilin veya ihmalin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişileri bu kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır. Somut olayda taşımacının bu madde kapsamında bir eyleminin bulunmadığı açıktır. Bu nedenle taşımacının TTK'da düzenlenen sınırlı sorumluluk hükümlerine göre zarardan sorumlu tutulması gerekmektedir. Sorumluluğun sınırları TTK'nın 882.maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddenin 4.fıkrasında özel çekme hakkı, eşyanın taşınma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki TCMB tarafından belirlenen değerine göre Türk lirasına çevrilir düzenlemesi bulunmaktadır. Taşımaya ilişkin çeşitli mevzuatlarda taşımacının sorumluluk tarihi farklı şekillerde belirlenmiştir. ...'nın 23/7.maddesinde, bu değer karar tarihinde veya taraflar arasında mutabık kalınan tarihte cari kur değeri üzerinden belirlenir düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'da ise emtianın taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki kur üzerinden hesaplama yapılacağı belirtilmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporunda farklı tarihteki bir kurun dikkate alınarak hesaplama yapılmış olması hatalıdır. Yukarıda belirtildiği gibi ekspertiz raporu Sigortacılık Kanunu kapsamında delil niteliğinde olup dosyada alınan bilirkişi raporunda da emtiada hasar oluştuğu belirlenmiştir. Hasarın ilk olarak yükün alıcısı olan sigortalı tarafından belirlenmiş olması emtiada hasar oluşmadığı anlamına gelmez. Yukarıda belirtildiği gibi ambalajlama veya etiket hatası nedeniyle hasar oluştuğuna ilişkin bir kanıt bulunmamaktadır. Hava yolu taşıması sırasında herhangi bir zarar oluşmadığından, hava yolu taşımacısına ilişkin davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Sınırlı sorumluluğun tespitinde yurt içi taşıma bakımından TTK'nın 282/4.maddesine göre yükün taşımacıya teslim edildiği tarihin dikkate alınması gerekmektedir. Bu durumda davacı vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri ile davalı .... Ltd. Şti.vekilinin sorumluluk miktarının belirlenmesine ilişkin istinaf sebebi dışındaki tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. .... Ltd. Şti.'nin TTK'nın 880.maddesine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde ise yukarıda belirtildiği gibi yurt içi taşıma bakımından uygulanması gereken TTK'nın 880/4.maddesine göre yükün taşıyıcıya teslim edildiği tarihin dikkate alınması gerekir. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında 216,30 kg yükün hasarlandığı anlaşılmıştır. Bu miktarın 8,33 SDR ile çarpımı sonucu taşıyıcının sorumlu olduğu hasarın TTK'nın 882/1.maddesine göre 1.801,779 SDR olduğu anlaşılmaktadır. Yükün, .... Ltd. Şti.'ne teslim edildiği 25.02.2019 tarihindeki SDR kuru 7.4007 TL'dir. Bu durumda bilirkişi raporunda belirlendiği üzere anılan tarih itibariyle hasar 13.313,34 TL'dir. Bilirkişinin yaptığı bu hesap yerine rapor tarihi olan 13.09.2021 tarihindeki SDR kurunun esas alınması hatalıdır. 13.313,34 TL'nin bu tarihte bir Euro 6.0244 TL olup, tazmini gereken hasar bedeli 2.209,90 Euro olduğundan mahkemece bu miktar yönünden davalı .... Ltd. Şti. yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Belirtilen eksikliğin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacının tüm, davalı .... Ltd. Şti. diğer istinaf başvuru nedenlerinin esastan reddine, davalı .... Ltd. Şti. vekilinin zarar miktarının tespitine ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı .... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davalı ... A.Ş.'ne yönelik davanın reddine, 2-Davalı ...Ltd. Şti.'ne yönelik davanın kısmen kabulü ile bu davalının İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 2.209,90 Euro asıl alacağın icra takip tarihinden itibaren işleyecek (yıllık %20,85 oranını aşmamak kaydıyla) 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif alış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına, Fazlaya ilişkin itirazın iptali istemin reddine, 3-Alacak likit olmadığından, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, 4-Davanın reddedilen kısmı bakımından davacı takibinde kötü niyeti sabit görülmediğinden, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 5-Alınması gereken 909,43 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 324,32 TL ile takip için ödenen 133,68 TL toplamı 458,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 451,43 TL harcın davalı ...Ltd. Şti.'nden tahsili ile Hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafça yapılan 392,12 TL harç giderinin davalı ...Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından bu dava sebebiyle yapılan ve ayrıntısı UYAP'ta bulunan 2.459,72 TL yargılama giderinin, kabul red oranına göre takdir edilen 1.264,13 TL'lik bölümünün davalı ...Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesaplanan 13.313,34 TL vekalet ücretinin davalı ...Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı ...Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 13.539,33 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ltd. Şti'ne verilmesine, 10-Davalı ... AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 26.852,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .... AŞ'ye verilmesine, 11-Artan Gider Avansının yatıran taraflara iadesine, 12-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle Hazineden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ret oranınlarına göre; 674,27 TL'lik bölümünün davalı ...Ltd. Şti'den, kalan 676,73 TL'nin ise davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 13-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden: a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b-Davalı ...Ltd. Şti. tarafından sarf edilen istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; bu davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının ilk derece mahkemesince bu davalıya iadesine, c-Davalı ...Ltd. Şti.tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf başvuru harç gideri ile 33,50 TL posta tebligat gideri olmak üzere toplam 254,20 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, d-Davacının yaptığı kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 14-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353.1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava değeri itibariyle karar kesindir.