İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, 25/08/2017 tarihinde, davalı ...'nın sürücüsü, ... A.Ş.'nin maliki o…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2025/2222 KARAR NO:2026/106 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:14/05/2025 NUMARASI:2024/740 Esas - 2025/389 Karar DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, 25/08/2017 tarihinde, davalı ...'nın sürücüsü, ... A.Ş.'nin maliki olduğu, davalı ... AŞ'ye ... poliçesi, ... AŞ'ye Genişletilmiş ... sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın müvekkillerinin desteği ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada ...'ın vefat ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... için 1.000,00-TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş. dışındaki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen; davacı eş ... için 50.000,00-TL, çocukları ... ve ... için 30.000'er-..., kardeşleri ..., ... , ... ve ... için 10.000'er TL manevi tazminatın ... AŞ dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 22/07/2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı ... için 23.314,01-TL olarak ıslah etmiştir.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçe limitinin 62.500-TL ile sınırlı olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumundaki tüm kusurun davacıların murisinde olduğunu, ayrıca kazaya sebebiyet verdiği beyan edilen ... plaka sayılı araç vekil edeni şirketin ise de dava konusu bu aracın uzun süreliğine dava dışı... Şirketi'ne kiraya verildiğini, kazanın da kiralama sözleşmesinin geçerlilik süresi içerisinde gerçekleştiğini, bu nedenle işleten sıfatı kalmayan müvekkilinin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kusuru kabul etmediğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı taleplerine ilişkin olarak müvekkil şirket tarafından 07/05/2018 tarihinde 21.526,55-TL ödeme yapıldığını, dolayısıyla davacı tarafın kaza nedeniyle müvekkili şirketten alacağının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı araç maliki.... A.Ş.'nin işleten sıfatı bulunmadığına ilişkin savunması üzerine, davacı tarafça HMK'nın 124.madde hükmüne dayanılarak irade taraf değişikliği talep edildiği ve mahkemece bu talep doğrultusunda ... Şirketi'nin davaya davalı sıfatıyla katılımının sağlandığı görülmüştür.... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, taleplerin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, ihbar taleplerinin olduğunu, davanın ... ,... A.Ş.'ye ihbar edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; -Maddi tazminata ilişkin davanın KISMEN KABULÜ İLE, -23.314,01-TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş.'den 07/05/2018 tarihinden itibaren, davalı ...'dan 25/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, -Davalı ... ... A.Ş. aleyhine açılan maddi tazminata ilişkin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, -Manevi tazminata ilişkin davanın KISMEN KABULÜ İLE, -Davacı ... lehine 12.500 TL, davacı ... lehine 7.500 TL ve davacı ... lehine 7.500 TL, davacı ... lehine 2.000 TL, davacı ... lehine 2.000 TL, davacı ... lehine 2.000 TL, davacı ... lehine 2.000 TL olmak üzere toplam 35.500 TL manevi tazminatın davalı ... A.Ş.'den 16/11/2017 tarihinden itibaren, davalı ...'dan 25/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Davalı ... A.Ş. aleyhine açılan manevi tazminata ilişkin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairece verilen 21/11/2024 gün, 2021/1254 Esas - 2024/1882 Karar sayılı ilamla; davanın aşamaları, taraf beyanları ile HMK'nın "Tarafta iradi değişiklik" başlıklı 124. maddesindeki düzenlemeler ve 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesindeki işleten tanımına ilişkin belirlemelere işaret edildikten sonra;"Eldeki davada, 01.05.2017 tarihli araç kiralama sözleşmesi, 07.08.2017 tarihli hak ediş raporu ( şoförsüz araç kiralama hizmeti) ve eki belgeler hep birlikte nazara alındığında, ... plakalı aracın ... A.Ş. tarafından ( 01-05.2017-2018 tarihleri arasında) 1 yıl süre ile... AŞ'ye kiralandığı, akabinde .... Aş tarafından, ( Haziran, Temmuz ve Ağustos 2017 tarihlerinde) 3 aylığına dava dışı ...'a kiralandığı (alt kira), bu halde aracın kaza tarihindeki işleteninin dava dışı ... olduğunun kabul edilmesi gerektiği, durumun yargılama sırasında ortaya çıktığı, davacı tarafça dava açıldığı tarihte bunun bilinemeyeceği, davacılar açısından bu hususun kabul edilebilir bir yanılgı oluşturduğu anlaşılmış olup, bir davada sadece bir defa iradi taraf değişikliği yapılabileceğine dair bir amir hüküm de bulunmamaktadır. Şu halde yerel mahkemece, HMK’nun 124. maddesi çerçevesinde, yargılamaya gerçek hasımla devam edilmesi gerektiği gözetilip, dava dışı ...'ın yargılamaya dahil edilerek toplanmış ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacıların bu yöndeki talebi red edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. ( Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 2022/2704 Esas, 2022/9996 Karar sayılı ilamı) Kabule göre ise; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tarafta iradi değişiklik" başlıklı 124. maddesinin 4. fıkrasındaki “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” hükmü uyarınca davalı... AŞ. Lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Yine, davacılar vekilince dava dilekçesinde temerrüt faizi olarak avans faizi talep edilmiş olup, kazaya karışan davalı aracının ticari araç ( çekici) olduğu göz önüne alındığında avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır." denilmek suretiyle, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/4-6 hükmü uyarınca kaldırıldığı görülmüştür.Dairece verilen kaldırma kararından sonra mahkemenin 2024/740 Esasına kayıtlanan davada, davalı sıfatıyla dosyaya katılımı sağlanan ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; taraf değişikliği yolu ile müvekkiline dava yöneltilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca talep konusu olayın yaklaşık 8 yıl geçtikten sona vekil edeni şirketin davaya dahil edilerek savunma haklarını zamanında kullanmasının önüne geçilmesi suretiyle haklarının kısıtlandığını, ayrıca müvekkili yönünden davanın zamanaşımına uğradığını, tüm bunlardan ayrı kazaya karışan araç sürücüsü ...'nın vekil edeni şirketin çalışanı olmakla birlikte şirketin araç sürücüsünün eğitimi için her türlü desteği sağladığı gözetildiğinde 3. kişinin uğradığı zararın giderilmesi bakımından sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini, kaldı ki kazanın oluşumunda araç sürücüsüne atfedilebilecek bir kusurun da bulunmadığını, olsa dahi zararın giderilmesinden aracın ... ve ... sigortacısı olan davalı sigorta şirketlerinin sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle maddi tazminata yönelik talebin reddine karar verilmesi gerektiğini ve talep konusu manevi tazminat miktarının da çok fazla bulunduğunu savunmuştur.Mahkemece davacı taraf iddiaları, kaldırma kararı, kaldırma kararından önce ve sonra davalı tarafça yapılan yazılı ve sözlü savunmalar, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek;"... davaya konu kazanın meydana gelmesi ve neticesinde davacılar desteği ...'ın vefat etmesinde ... plakalı aracı kullanan mütevefaanın manevraları düzenleyen kurallara aykırı, tedbirsiz ve dikkatsiz olarak yaptığı manevralarla trafiği tehlikeye sokmuş olması nedeniyle 2918 sayılı KTK’nun 67, 46 ve 84/f maddelerini ihlal ederek asli ve %65 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı çekici sürücüsü davalı ...’nın ise kavşağa yaklaşırken hızını düşürmemiş olması, kavşakta trafik uyarı levhası ile belirlenmiş 50 km/saat hız sınırına uymaması, önünde tehlikeli manevra yapan araca karşı etkili fren ve direksiyon tedbiri alamamış olması ile 2918 sayılı KTK’nun 52/a ve b maddelerine aykırı araç kullanması ile tali ve %35 oranında kusurlu olduğu, kazaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/535 esas, 2020/20 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da müteveffanın asli kusurlu, davalı ...'nın tali kusurlu olduğu hususu tespit edilmekle ceza mahkemesi ve mahkememiz dosyasında alınan kusur raporları arasında çelişki bulunmadığı, destekten yoksun kalan davacı ...'nin maddi tazminatı aktüeryal hesaplama ilkelerine uygun olarak hesaplanmakla desteğin vefatı tarihindeki davacının yaşı nedeniyle yeniden evlenme şansı indiriminin yapılmadığı ve davalı ... Sigorta'nın 07/05/2018 tarihli 21.526,55 TL bedelli ödemesinin ödeme tarihi itibarıyla davacının zararını tamamen karşılamadığı anlaşıldığından ödemenin güncel tutarının tenzil edilmesi suretiyle davacı ...'nin talep edebileceği bakiye maddi tazminatın 23.314,01 TL olarak bulunduğu, hesaplanan meblağdan haksız fiil faili sıfatıyla davalı sürücü ... ile ... plakalı aracın ... sigortacısı ... Sigorta'nın ve diğer davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı yanın Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 esas, 2020/40 karar sayılı, 09/10/2020 tarihli iptal kararı kapsamında yeniden hesaplama yönünde talepte bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı ... adam çalıştıran olduğunu ve personele seçiminde objektif özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve sorumlu olmadığını ileri sürmüş olsa da davanın 2918 sayılı kanundan kaynaklandığı ve davalının işleten sıfatıyla sorumlu olduğu görüldüğünden bu savunmasına itibar edilmemiştir. Davalılar TBK'nun 56/2. maddesi uyarınca manevi tazminat isteminde bulunmakla, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutularak olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde, olayın oluş şekli, maddi tazminat isteyen davacıların sosyal ve ekonomik durumları ile davalı gerçek kişinini sosyal ve ekonomik durumu, olayın meydana gelişinde davacılar desteğinin davalıdan daha fazla kusurlu oluşu ile davacıların müteveffaya akrabalık/yakınlık durumları nazara alınarak duydukları acı ve elemin yoğunluğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde müteveffanın eşi davacı ... için 12.500 TL, müteveffanın çocukları davacı ... ve davacı ... için ayrı ayrı 7.500 TL, müteveffanın kardeşleri davacı ..., davacı ..., davacı ... ve davacı... için ayrı ayrı 2.000 TL olmak üzere toplamda 35.500 TL manevi tazminatın, kaza tarihini kapsayan poliçesine istinaden manevi tazminatı 62.500 TL'ye kadar teminat altına ... plakalı aracın ... sigortacısı davalı ... ile haksız fiil faili davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesi yerinde görülmüştür.Davalı ... yönünden sorumluluk nedeni haksız fiil olmakla, haksız fiillerde temerrüt haksız fiil tarihi itibarıyla söz konusu olacağından, bu davalı yönünden maddi ve manevi tazminat talepleri açısından kaza tarihi olan 25/08/2017 tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi, davalı ... Sigorta yönünden talep ödenmeyen bakiye tazminatın tahsiline ilişkin olduğundan hükmolunan maddi tazminat için önceki ödemenin yapıldığı 07/05/2018 tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi, davalı ... yönünden ise ... sigortasına dayalı talep hakkında 02/10/2017 tarihinde başvuru yapıldığı, bu başvuru ihbar kabul edilerek TTK'nun 1446. maddesi uyarınca başvurudan 45 gün sonraki 16/11/2017 tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerektiği anlaşılmakla kazaya karışan davalı aracının ticari araç olduğu..." şeklindeki gerekçeyle; -Maddi tazminata ilişkin davanın KISMEN KABULÜ İLE, -23.314,01 TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş.'den 07/05/2018 tarihinden itibaren, davalı ...'dan ve davalı ... ... A.Ş'den 25/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, -Manevi tazminata ilişkin davanın KISMEN KABULÜ İLE, -Davacı ... lehine 12.500 TL, davacı ... lehine 7.500 TL ve davacı ... lehine 7.500 TL, davacı ... lehine 2.000 TL, davacı ... lehine 2.000 TL, davacı ... lehine 2.000 TL, davacı ... lehine 2.000 TL olmak üzere toplam 35.500 TL manevi tazminatın davalı ... A.Ş.'den 16/11/2017 tarihinden itibaren, davalı ...'dan ve davalı ... .. A.Ş'den 25/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili, davalı ... Şirketi vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; vekil edeni ... için talep edilen maddi tazminatın ... dışında kalan diğer davalılardan tahsilinin istenildiği, yani maddi tazminata ilişkin davada ... Şirketi'ne husumet yöneltilmediği halde, ...Şirketi yararına ret vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre de vekil edenleri yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının son derece yetersiz bulunduğu ve manevi tazminat davalarında talebin kısmen kabulü halinde Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih, 2024/29 Esas - 2024/226 Karar sayılı ilamı gereğince davalı taraf yararına ret vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğinin de karar yerinde gözetilmediği hususlarına ilişkindir.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; kusur oranının ve tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğu, teselsül hükümlerine yanlış anlam verildiği, trafik kazası neticesinde oluşan bedensel zarara bağlı tazminatların öncelikle sigorta şirketleri tarafından karşılanması gerektiğinin karar yerinde gözetilmediği, faiz cinsi ve faiz başlangıcına ilişkin tespitlerin de doğru olmadığı ve yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin de usule aykırı biçimde belirlendiği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf nedenleri; davaya karşı koyma sebeplerine paralel olup, ayrıca gelirin ve kusurun da hatalı belirlendiği, bu nedenle fazla tazminata hükmolunduğuna yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçelerinde açıkça ileri sürdükleri sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; (1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, dairemizce verilen kaldırma kararında işaret edilen şekilde işlem ve değerlendirme yapılarak davalı ..., .... A.Ş.'nin işleten sıfatıyla sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasının doğru bulunmasına, davalı araç sürücüsü ... aleyhine verilen ve kaldırma kararına konu olan önceki mahkeme kararına karşı, davalı ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmadığı, yani ilk derece mahkemesince verilen önceki karara konu maddi ve manevi tazminatlara karşı konulmadığı dikkate alındığında, davacı taraf yararına oluşan usulü kazanılmış hak gözetilerek, önceki kararda olduğu gibi davalı araç sürücüsünün davacı ... yararına belirlenen 23.314.01-TL maddi ve tüm davacılar lehine takdir olunan toplam 35.500,00-TL manevi tazminattan diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasında herhangi bir isabetsizlik olmamasına;Her ne kadar ilk derece mahkemesince verilen önceki kararda hüküm altına alınan tazminatlar bakımından yasal faiz uygulanmış ise de, iş bu önceki karara karşı davacılar vekili tarafından uygulanan faizin avans faizi olması gerektiği ileri sürülerek istinaf yasa yoluna başvurulduğu ve bu başvuru değerlendirilerek Dairece verilen kaldırma kararında da işaret edildiği üzere, kazaya sebebiyet veren aracın ticari bir araç olduğu gözetildiğinde, hüküm altına alınan tazminatlara, maddi ve manevi tazminatlar bakımından herhangi bir ayrım yapılmaksızın avans faizi uygulanmış olmasının yerleşmiş yargısal uygulamalara uygun ve doğru bulunmasına;Bundan ayrı; kaldırma kararından önce temin edildiği anlaşılan aktüer bilirkişi ve kusur bilirkişisi raporlarındaki düzenlenmelerine sebep teşkil eden konulara ilişkin tüm belirleme değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermeleri, karşısında hükme esas alınmalarında istinaf edenlerin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre herhangi bir isabetsizlik tespit edilememesine ve dahi kaldırma kararından sonra HMK'nın 124.madde hükmü gereğince usulüne uygun şekilde gerçekleştirilen iradi taraf değişikliği ile görülmekte olan davada davalı sıfatını kazanan ...'a dava dilekçesi ile birlikte tensip zaptının, önceki kararın, Dairece verilen kaldırma kararının usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve kendisine cevap dilekçesi sunmak üzere ek süre dahi verildiği gözetildiğinde, yapılan yargılamada savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemeyecek olmasına;Tüm bunlardan ayrı; ölümle sonuçlanan talep konusu kazanın 25/08/2017 tarihinde meydana geldiği, davanın 07/06/2018 tarihinde açıldığı ve ...'ın davaya 21/12/2024 tarihine katılmasının sağlanıldığı görülmekle, eldeki dava bakımından uygulanması gereken 15 yıllık uzamış zaman aşımı süresinin dolduğundan söz edilemeyecek bulunmasına göre; davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından az yukarıda açıklanan hususları amaçlayan istinaf başvurularının yerinde olmadığı, ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (2) Davacılar vekilinin maddi tazminat bakımından davalı ... Şirketi lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin ve dahi reddedilen manevi tazminatlar bakımından davalı taraf yararına ret vekalet ücretine hükmedilmiş bulunmasının hatalı olduğuna ilişkin istinaf itirazı ile davalı ... vekilinin yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin usule aykırı biçimde belirlendiğine ilişkin istinaf başvurusu birlikte incelendiğinde; (a) Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca reddedilen manevi tazminat talepleri bakımından davalı taraf yararına ret vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının, ilk derece mahkemesi karar tarihinde henüz yürürlüğe girmemiş olması nedeniyle kural olarak bir isabetsizlik bulunmamakta ise de;Dava açan dilekçede maddi tazminata ilişkin talebin kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen ... plaka sayılı aracın sürücüsüne, işletenine ve ... sigortacı olan ... Şirketi'ne yöneltildiği, ... Şirketi'ne ise sadece manevi tazminat talepleri bakımından husumet yöneltildiği anlaşılmakta olup, esasen bu hususta taraflar arasında da herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Bu durumda, maddi tazminat talepli dava bakımından kendisine husumet yöneltilmeyen ... Anonim Şirketi'nin leh veya aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmamakla, açıklanan hususun atlanması neticesinde maddi tazminat talep edilmeyen davalı...Şirketi lehine, davacı ... aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi isabetsiz olduğundan bu yönü amaçlayan davacı taraf istinaf başvurusunun yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. (b) Bundan ayrı, yargılama giderlerinin paylaştırılmasında istinaf yasa yoluna başvuran davalı ... aleyhine oluşturulmuş her hangi bir yanılgı tespit edilememiş olmakla birlikte, mahkemece yapılan yargılama sonucunda manevi tazminata ilişkin hüküm bölümünde; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri doğru biçimde değerlendirilerek görülmekte olan davada ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunan her bir davacı yararına doğru biçimde, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiş olmasına rağmen; her bir davacı aleyhine de ayrı ayrı ret vekalet ücreti takdir edilmek yerine davalı taraf yararına tek ret vekalet ücreti belirlenmiş olması doğru olmadığından, davalı ... vekilinin açıklanan hususu amaçlayan istinaf itirazının ilk derece mahkemesi karar tarihinde geçerli AAÜT hükümlerine göre yerinde bulunduğu değerlendirildirilmiştir. (3) Tarafların hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf itirazlarına gelince;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Bu durumda, kazanın oluşumunda kazaya karışan ... plaka sayılı araç sürücüsü olan müteveffa ... asli (%65), davalı araç sürücüsü ... tali (%35) kusurlu ise de, kazanın meydana geldiği tarih (-25/08/2017), oluş şekli, ölümün karşılaşılabilecek en ağır sonuç oluşu, ölen ile davacıların yakınlıkları, ölenin yaşı kaç olursa olsun davacıların eş, baba ve kardeş kaybına bağlı olarak yaşam tecrübelerine göre duyacakları elem ve ızdırabın ağırlığı, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması gereği yanında manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması, gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde; ölümle sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre, fazla olmadığı, ancak yetersiz bulunduğu, daha yüksek manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği anlaşılmakla; manevi tazminatın miktarının fazla belirlendiğine ilişkin davalı taraf istinaf başvurusunun yerinde olmadığı reddi gerektiği, davacı taraf istinaf başvurusunun ise yerinde bulunduğu sonucuna varılmıştır.Ancak; hüküm altına alınan maddi tazminat bakımından ... Şirketi yararına vekalet ücreti takdir edilmesi hali ile manevi tazminat miktarının belirlenmesi bakımından davacı taraf aleyhine gerçekleştirilen isabetsiz değerlendirmelerin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının az yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle, davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise; (3) nolu bendin (b) fıkrasında açıklanan sebeple kabulü ile; ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.3531-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar ve harcın da kamu düzeninden olduğu gözetilerek; maddi tazminata ilişkin hüküm bölümünün esasına dokunulmaksızın (-yazımdan kaynaklanan maddi hatalar hariç) sadece maddi tazminata ilişkin olarak davalı ... Şirketi lehine takdir edilen vekalet ücretine ait hükmün karar yerinden çıkartılarak; davacı eş ... için 25.000,00-TL, davacı ... ve davacı ... için ayrı ayrı 10.500,00'er-TL, davacı kardeşler ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 3.500,00'er-TL manevi tazminata hükmedilmek ve sonuç karara ve karar tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuata göre tarafların harç ve vekalet ücretine ilişkin sorumlulukları yeniden belirlenmek suretiyle esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,(I) İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2025 tarih ve 2024/740 Esas - 2025/389 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle; davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise (3) nolu bendin (b) ile gösterilen bölümündeki sebebe münhasır KABULÜNE; davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının ise (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ayrı ayrı REDDİNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ... tarafından yatırıldığı anlaşılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde adı geçen davacıya iadesine, b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırıldığı anlaşılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde adı geçen davalıya iadesine, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ...'tan alınması gereken 4.017,58-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından yatırıldığı anlaşılan 1.004,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.013,00-TL harcın davalı ...'tan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, ç/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, (II) İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2025 tarih ve 2024/740 Esas - 2025/389 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, (A) Davacı ... tarafından açılan maddi tazminata ilişkin davanın KABULÜ İLE, 1/23.314,01-TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş. bakımından 07/05/2018 tarihinden, davalı ... ve davalı ... ... A.Ş bakımından ise 25/08/2017 tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte adı geçen bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 2/Maddi tazminata yönelik olarak alınması gerekli 1.592,58 TL karar harcından davacının peşin yatırdığı 384,49-TL'nin (381,07-TL'si ıslah harcı da dahil) mahsubu ile 1.208,09-TL ilam harcının davalı ... A.Ş., davalı ... ve davalı ... ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3/Davacı tarafından yatırılan 3,42-TL peşin, 35,90-TL başvurma harcı ve 381,07-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 420,39-TL harcın, ... A.Ş., davalı ... ve davalı ... ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak ...'a verilmesine, 4/Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 23.314,01-TL vekalet ücretinin davalılar ... A.Ş., davalı ... ve davalı ... ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, (B) Manevi tazminata ilişkin davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1/Davacı eş ... lehine 25.000,00-TL, davacı ... lehine 10.500,00-TL , davacı ... lehine 10.500,00-TL, davacı kardeş ... lehine 3.500,00-TL, davacı kardeş ... lehine 3.500,00-TL, davacı kardeş ... lehine 3.500,00-TL, davacı kardeş ... lehine 3.500,00-TL olmak üzere toplam 60.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... A.Ş bakımından 16/11/2017 tarihinden, davalı ... ve davalı ... .. A.Ş' yönünden ise 25/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iş bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine, 2/Manevi tazminata yönelik olarak alınması gerekli 4.098,60-TL karar harcından davacılar tarafından yatırıldığı anlaşılan 515,75-TL harçtan maddi tazminat yönünden hesaplanan 3,42-TL'nin düşümü ile kalan 512,33-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 3.586,27-TL bakiye karar ve ilam harcının davalı ... A.Ş., davalı ... ...A.Ş ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3/Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 512,33-TL harcın davalı ... A.Ş., davalı...A.Ş ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 4/Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre davacı ...'a bakımından belirlenen 25.000,00-TL, davacı ... bakımından belirlenen 10.500,00-TL, davacı ... bakımından belirlenen 10.500,00-TL, davacı ... bakımından belirlenen 3.500,00-TL, davacı ... bakımından belirlenen 3.500,00-TL, davacı ... bakımından belirlenen 3.500,00-TL ve davacı ... bakımından belirlenen 3.500,00-TL vekalet ücretlerinin davalı ... A.Ş.', davalı ...' ve davalı ... .. A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, 5/Davalılar ... A.Ş, davalı ... ve davalı ... A.Ş manevi tazminat talepli dava bakımından vekille temsil edilmiş iseler de; ret edilen manevi tazminatlar bakımından takdir olunacak vekalet ücretlerine ilişkin AAÜT'nin 10/2 maddesindeki düzenleme, Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 gün ve 2024/29-226 sayılı kararına dayanılarak 08/01/2026 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren AAÜT hükümleri uyarınca iptal edilmiş olması ve Anayasa Mahkemesi Kararlarının usulü kazanılmış hak kuralının istisnası bulunması nedeniyle davalılar ... A.Ş., davalı ... ve davalı ... .. A.Ş lehine ret vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6/Davacılar tarafından yapılan 3.390,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre yapılan hesaplama sonucunda hesaplanan 1.150,39-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (-davalı ... A.Ş'nin 694,25-TL ile davalı ... Sigorta 455,94-TL ile sorumlu tutulmasına) 7/Davalı ... tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre hesap edilen 33,03-TL'sinin davacılardan müşterereken ve müteselsilen tahsili ile bu davalı ...'ya verilmesine, (III) Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının ilgilisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026