11. Hukuk Dairesi 2011/11044 E. , 2012/17395 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.05.2011 tarih ve 2010/643-2011/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakl…
**11. Hukuk Dairesi 2011/11044 E. , 2012/17395 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.05.2011 tarih ve 2010/643-2011/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı anonim şirketin ortağı iken 27.05.1997 tarih ve 11 no’lu şirket kararı ile ortaklık hissesinin tümünü şirket ortaklarından davalı ... ile şirkete yeni ortak olan davalı ...’a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, hisse devrine ilişkin koşulların davalı anonim şirket ile müvekkili arasında imzalanan 26.05.1997 tarihli protokolde belirlendiğini, sözleşme gereği davalı şirket adına olan 2 bağımsız bölüm ile yapılacak binadan şirkete isabet edecek 3 bağımsız bölümün davacıya verilmesi gerekirken davalı şirket tarafından taşınmazların büyük kısmının satıldığının öğrenildiğini ileri sürerek, davalı şirket adına olan numaraları yazılı 3 bağımsız bölümün, bunun mümkün olmaması halinde aynı yer A ve B blokta yer alan davalı şirkete ait 3 adet bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 100.000 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı tarafın dayandığı sözleşmenin davalı şirket ile imzalanmış olup davalı ... ve ...’a husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın sunduğu 26.05.1997 tarihli sözleşmenin resmi şekilde olmayıp, bu belgeye dayanarak taşınmaz devrinin istenemeyeceğini, 26.05.1997 tarihinde müvekkili şirket ile protokol yapılmasının ardından 27.05.1997 tarihinde, şirketin diğer ortaklarının davacıya hisse karşılığında şirket taşınmazlarının verilmesi yerine nakit ödeme yapılarak hissenin alınması yolunda fikir birliğine vardıklarını ve davacıya hissesinin karşılığında elden nakit olarak ödeme yapıldığını, 27.05.1997 sözleşme ile 26.05.1997 tarihli protokolün geçersiz hale geldiğini, hisse devir bedelinin davacıya tümü ile ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.