11. Hukuk Dairesi 2010/3629 E. , 2011/14980 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/10/2009 tarih ve 2008/400-2009/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2010/3629 E. , 2011/14980 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/10/2009 tarih ve 2008/400-2009/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu, şirkette bulunan 4 kardeşin paylarının daha önceden eşit miktarda bulunduğunu, sonradan sermaye artırımı yoluyla çoğunluk payının davalı yönetim kurulu başkanı ...'a geçtiğini, bu durumdan 2007 yılında haberi olduğunu, bu bağlamda 03.06.1984 tarihli genel kurulda sermayenin 19 kat artırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin toplantıya çağrılmadığını, haberdar edilmediğini, müvekkilinin bu sırada askerlik görevini ifa ettiğini, toplantıya katılmasınında fiilen mümkün olmadığını, yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'un çağrı merasimi konusunda yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle zarara uğradıklarını, hisse senetlerine mahsuben yapılan kar payı ödemelerinin de doğruyu yansıtmadığını ileri sürerek, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararlarının yokluğunun tespitini, kar payının doğru olarak dağıtılmaması nedeniyle oluşan zarara karşılık şimdilik 10.000 TL'nın davalı ...'tan TTK'nun 336. maddesi gereğince tahsilini talep ve dava etimşitr. Davalılar vekili, TTK'nun 381. maddesi gereğinde genel kurulun iptaline ilişkin davaların 3 ay içinde açılması gerektiğini, dava konusu genel kurulun 1984 yılında yapıldığını, davacının bu genel kurula katıldığı gibi yeni pay da aldığını, buna ilişkin kayıtların ticaret sicilde mevcut olduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin 22 ortağın iştiraki ile kurulduğunu, davalı ...'un diğer ortakların payını devir alarak hisselerini artırdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ortağı olduğu şirketin kendisine haber vermeden genel kurul toplantısı yaparak sermaye artırımı kararı aldığı, bu nedenle payının azaldığını iddia ederek işbu davayı açtığı, ancak iptali istenin genel kurulun 1984 yılında yapıldığı, üzerinden 24 yıl gibi bir sürenin geçtiği, genel kurulun iptaline ilişkin davaların üç ay içinde açılması gerektiği, ayrıca davacının iddialarını ispatlar delil de ibraz etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı şirketin 1984 ve daha sonraki yıllarda yapılan sermaye artırımlarına ilişkin genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti ile buna bağlı olarak eksik ödendiği iddia olunan kar payının tahsili istemine ilişkin olup, her ne kadar TTK’nun 381. maddesi uyarınca iptal davalarının genel kurul tarihlerinden itibaren 3 ay içinde açılması gerekli ise de bu süre iptal davaları için söz konusu olup, genel kurul kararlarının yoklukla malul olması sonucunu doğuracak bir sakatlık durumunda anılan süreye bağlı olmadan alınan kararların yokluğunun tespiti için MK’nun 2. maddesi ihlal edilmemek kaydıyla her zaman dava açılabilir. Bu bağlamda davacı taraf, sermaye artırımına ilişkin genel kurullara çağrılmadığını ileri sürdüğüne göre mahkemece, ticaret sicil memurluğundan davalı şirketin 1984 ve daha sonraki yıllarda sermaye artırımına ilişkin genel kurul tutanaklarının, hazirun cetvelleri ile birlikte istenip, keza gerektiğinde ticaret sicil dosyası aslı veya sureti celbedilip, söz konusu genel kurulların yokluğu sonucunu doğuracak bir durumun bulunup bulunmadığı, dava konusu genel kurullarda ortakların ne şekilde toplantıya çağrıldığı, çağrısız bir toplantı yapılmış ise TTK’nun 370. madde koşullarının bulunup bulunmadığı incelenip neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.