İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2025 Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... nolu nakliyat emtia taşıma sigor…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1527 KARAR NO : 2025/1636 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/04/2024 NUMARASI: 2023/990 Esas - 2024/358 Karar DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2025 Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... nolu nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile güvence altına alınan ve ... Tekstil Ticaret ve San LTD.ŞTİ.ye ait hazır giyim emtiasının Türkiye-Almanya taşımasının davalı şirket tarafından ... plaka sayılı TIR ile yapılan taşıması sırasında hasarlandığını, hasarın taşıma belgesi üzerine düşülen şerh ile taşıma sürecinde meydana geldiğinin sabit olduğunu, sair belgelerin de bu hususu doğruladığını, davalı şirketin söz konusu hasardan sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz çalışması sonucu belirlenen 12.899,00 TL hasar bedelinin 23.12.2022 tarihinde müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile tazmin edildiğini beyanla 12.899,00 TL'nin ödeme tarihi olan 23.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten rücuen tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresinin geçmesinde sonra açıldığını, eksper raporunun 3. sayfasında eksikliğin nedeni konusunda herhangi bir belge bulunmadığı, ...'de yazan miktar kadar yükleme yapıldığı dikkate alındığında nakliye sırasında bir hırsızlık meydana gelmiş olduğu anlaşıldığı" tespitinin bulunduğunu, bu tespite göre hırsızlığın meydana geldiği yer ve sebebin belli olmadığını; emtianın teslim tarihinin 12.08.2022 ve dava tarihinin ise 20.20.2023 olduğunu, hasar ve kusurun ispat edilebilmesi gerektiğini, emtianın eksik olduğu tespitinin emtianın tesliminden sonra anlaşıldığını, herhangi bir tutanak bulunmadığını, buna göre hasarın meydana geliş şekli ve yerinin belirli olmadığını, davacı yanın eksper raporunda da görüleceği üzere emtianın eksik yüklenmesi veya teslimden sonra antrepoda çalınmasının mümkün olduğu, sigortalının, hasarı davacı sigortacıya (hasar tarihinden dört ay sonra) geç bildirmiş olduğunu, 3 ay sonra yapılan tespitlere göre ödeme yapılmasının ex gratia niteliğinde olduğunu, sigorta sözleşmesinin 5. Sayfasında her türlü ölçüm, tartım ve fireden doğan zararların teminat dışı bırakıldığını ve dava konusu emtianın eksik olmasından dolayı sayım hatası olduğunu ve çalınma sonucu eksilmenin ispat edilmediğini, eksper raporunda hasar yerinin İstanbul-Adalar olarak tespit edilmesini anlayamadıklarını, bu durumun eksik yüklemeyi gösterdiğini, süresinde yapılmış bir hasar ihbarı bulunmadığını, malların yüklemesinin gönderici tarafından yapıldığını, taşımanın DAP teslim şeklinde gerçekleştiğini bu nedenle boşaltma işleminin de gönderilen tarafından yapıldığını, hasarın tahliye esnasında olmasının da mümkün olduğunu; dolayısıyla taşıyıcının herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun ... m.23 gereği sınırlı sorumluluk olduğunu, hasarlı emtianın 46,9 kg olarak tespit edildiğini, ancak herhangi bir veri almamasından dolayı buna itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ait eşyanın davalı tarafça taşınması sırasında oluşan zarar nedeniyle sigortalısına ödenen bedelin davalıdan tahsili için dava açılmıştır. Söz konusu zararın taşıma sırasında meydana gelmesi nedeniyle 1 (bir) yıllık dava zaman aşımı süresinin olması ve dava konusu emtianın 12/08/2022 tarihinde teslim edildiği anlaşıldığından 12/08/2023 tarihine kadar dava açılması gerekirken 13/09/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunun anlaşılması ve 13 koli emtia çalınmasının tek başına pervasızca hareket olarak değerlendirilememesi, davalı tarafın kötü niyetli veya pervasızca davranış kusuru ile hasara sebebiyet verdiğine dair delil sunulmaması nedeniyle 3 (üç) yıllık zaman aşımının uygulanma ihtimalinin olmaması gözetildiğinde davanın zaman aşımına uğraması nedeniyle reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda zamanaşımı tarihi başlangıcının, emtianın teslim tarihi olan 12.08.2022 tarihi olduğunu ve davacı şirket tarafından 13.09.2023 tarihinde Arabuluculuk yoluna başvuruluğunu, 3 yıllık zamanaşımı uygulandığında davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığının anlaşılmakta olduğunu, Yerel Mahkmem tarafından 3 yıllık zamanaşımı süresinin uygulnamaması nedeniyle davanın zamanaşımı sebebiyle red edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı taşıyıcının pervasızca hareket ettiğini, hasarın hırsızlık olayı sebebiyle ve emtianın yüksek miktar ve sayıda eksik çıkması şeklinde meydana geldiğinden dava konusu hasarın meydana gelmesinde davalı taşıyıcının tam kusurlu olduğunu, davada 3 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Yerel mahkemenin hukuka aykırı kararında davacı şirket aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, davacı şirketin telafisi imkansız zararları doğmaması için yargılama sonuna kadar icranın geri bırakılmasının talep edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava; Nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında uluslararası taşımıma esnasında meydana geldiği iddia edilen hasarı sigortalısına ödeyen sigortacının taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. lk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.İstinafa konu uyuşmalık temelde; dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin geçip geçmediğidir. Davaya konu taşıma Almanya-Türkiye arasında gerçekleştiğinden somut uyuşmazlığın ... Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Bu durumda, işbu davada ileri sürülen zamanaşımı def’inin karşılanmasında dava dışı sigortalı ile davalı taşımacı arasındaki taşıma ilişkisi bakımından uygulanması gereken sözü geçen uluslararası sözleşmenin (...) 32. maddesi hükmünün nazara alınması gerektiğinde kuşku yoktur. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında TTK hükümleri esas alınacaktır. 6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. ... Konvansiyonun 17/1. maddesinde taşımacının, eşyayı teslim aldığı andan teslim edinceye kadar tam veya kısmi ziyadan, hasardan teslimdeki gecikmeden sorumlu olduğu; 3. maddesinde taşımacının, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden, sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olacağı düzenlenmekle; 29. maddesi de aynen "Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu dışlayan veya sınırlayan yahutta kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. 2. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından yahutta taşıma işinde kullanıldığı başka kişiler tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diğer kişiler, kişisel sorumlulukları yönünden birinci paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar." düzenlemesi bulunmaktadır.30. maddesinde; 1. Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur....'nin 32/1. Maddesine göre, ... Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Dava açma süresi kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra, kararlaştırılmış zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde işlemeye başlar. Maddenin 2. fıkrasına göre ise, yazılı bir istemin, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda taşıyıcıya teslim edildiği kabul edilen 3.783 koli emtianın varış noktasında 13 kolisinin eksik çıkması şeklinde oluşan olayda, malların hırsızlık yolu ile zayi olduğuna ve bunda davalının pervasızca hareketinin etkili olduğuna dair bir delil ve iddia mevcut değildir. 3 yıllık zamanaşımının uygulanmasını gerektirir herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu durumda ... 32/1 hükümü gereği 1 yıllık zamanaşımı süresi uygulanarak davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/11/2025