7. Hukuk Dairesi 2010/274 E. , 2010/6844 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 163 ada 7 parsel sayılı 121,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ve taşınmaz üzerinde 10,84 m2 yüzölçümündeki tandır müştemilatının 10 yıl önce ... tarafından…
**7. Hukuk Dairesi 2010/274 E. , 2010/6844 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 163 ada 7 parsel sayılı 121,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ve taşınmaz üzerinde 10,84 m2 yüzölçümündeki tandır müştemilatının 10 yıl önce ... tarafından yaptırıldığı tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., satın almaya, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... ve ...'ı hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davalı ...'ın temyizi dava konusu 163 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili verilen hükme yöneliktir. Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı ... taşınmazın, miras bırakanı ... tarafından satın alındığını ve ölümünden sonra yapılan paylaşmada kendi miras payına isabet ettiğini iddia etmiş, davalı ... ise taşınmazın davacı ile ortak miras bırakanları ... tarafından satın alındığını, ölümünden sonra yapılan paylaşmada kendi miras payına isabet ettiğini savunmuştur. Buna göre; mahkemece dava ve temyize konu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kime ne şekilde intikal ettiği, miras malı olup olmadığı, miras malı ise paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise kimin payına düştüğü, kim tarafından zilyet edildiği tam olarak araştırılmamıştır. O halde davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ... ...'ten mi, yoksa davacının miras bırakanı ... ...'dan mı kaldığı belirlenmeli, ortak miras bırakan ... ... ...'dan kaldığının anlaşılması halinde ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde, bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın davacı veya davalının, ya da mirasçılardan hangisinin payına isabet ettiği araştırılmalı, paylaşma yapılmamış ise taşınmazın terekeye dahil olduğu kabul edilerek; uyuşmazlığın, "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereği davacının payı ile sınırlı olarak çözümlenmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın davacının miras bırakanı ... ...'dan kaldığının belirlenmesi halinde ise, davalı ile davacı arasında irsi ilişkinin bulunmayacağı göz önünde tutulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tesbit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılığın giderilmemiş olması, öte yandan davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde esastan reddine karar verilmesi dahi isabetsiz, davalı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 67,20 TL temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 01.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.