11. Hukuk Dairesi 2009/13221 E. , 2011/14404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2008 tarih ve 2008/94-2008/559 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25/10/2011 gününde davalı avukatı ....geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan
**11. Hukuk Dairesi 2009/13221 E. , 2011/14404 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2008 tarih ve 2008/94-2008/559 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25/10/2011 gününde davalı avukatı ....geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin murisinin davalı nezdinde ferdi kaza sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, sulama birliğinde su teknisyeni olarak görev yaptığını, 25.07.2006 tarihinde motorsiklet kullandığı sırada meydana gelen kaza sonucu yaşamını yitirdiğini, genel şartlarda motorsiklet ve takma motorlu bisiklet kullanmak ve bunlara binmenin aksine sözleşme yoksa teminat kapsamı dışında olduğu yönünde düzenleme gerekçe gösterilerek tazminat talebinin reddine karar verildiğini, motorsiklet kullanmanın işinin doğasında olduğunu, bu yönde birliğin kararı bulunduğunu, kendisine tazminat ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 2.000 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, motorsiklet kazasının teminat dışında tutulduğunu, aksine düzenleme olsaydı daha yüksek prim tahsil edileceğini, böyle bir aracın sigorta ettiren tarafından işi gereği kullanılmasının zorunlu olmasının teminat kapsamına alınmasını gerektirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından davacı murisinin ferdi kaza sigorta poliçesiyle sigortalandığı, kazanın sigortalının motorsiklet kullanımı sırasında meydana geldiği, motorsiklet kullanımının teminat dışında tutulduğu, davalı ... şirketinin teminat kapsamı konusunda sigorta ettireni bilgilendirme ile yükümlü olduğu, bunun ihlalinden sonra durumun teminat içinde olmadığının savunulmasının MK.nun 2 nci maddesi ile bağdaşmayacağı, esasen sonradan yürürlüğe giren Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik’te bilgi verme yükümlülüğünü ihlal eden sigortacıdan tazminat istenebileceğinin düzenlendiği, sigorta ettiren murisin işinin mahiyeti ve tahsil durumu dikkate alındığında davalının motorsiklet kullanımının teminat dışında olduğunu bildirmesi gerektiği, 4077 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca da davalının ayıplı hizmetten dolayı sorumluluğunun bulunduğu, genel şartların uygulamada sigorta şirketi tarafından poliçeye eklendiği, davalının talep gelmese bile günümüz gelişmeleri karşısında motorsiklet kullanımını teminat kapsamına alınmasının gerektiği, belki hiç karşılaşmayacağı yanardağ patlamasının riziko altına alındığı, ayıplı hizmet sunumu olduğu, davalının zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz edilmiştir. Dava, ferdi kaza sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacının murisinin 22.10.2005-2006 dönemini kapsar şekilde ferdi kaza sigorta poliçesiyle davalı tarafından sigortalandığı ve sigortalı murisin motorsiklet kullanımı sırasında 25.07.2006 tarihinde karıştığı kaza sonrası öldüğü hususları uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, Ferdi Kaza Sigortaları Genel Şartları’nın 6-a maddesinde aksine sözleşme olmadığı takdirde motorsiklet ve takma motorlu bisiklet kullanmanın veya bunlara binme hallerinin teminat dışında olacağı yönünde hüküm olduğu ve poliçede aksine düzenleme yapılmadığı hususu da dosya kapsamıyla sabittir. Taraflar arasındaki çekişme, sigortalının motorsiklet kullanımı sırasında meydana gelen kaza sonucu ölümü nedeniyle davalı sigortacının tazminat ödeyip ödemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalı sigortacı ile davacının murisi arasında düzenlenen ferdi kaza sigorta sözleşmesinin zorunlu unsuru olan Ferdi Kaza Sigortaları Genel Şartları’nda bu durum, açıkça teminat dışında tutulmuştur. Aksine sözleşme olmadığı da tarafların kabulündedir. Sigorta sözleşmeleri genel şartları, sigorta şirketlerince değil, mevzuata uygun olarak kamu otoritesince belirlenmektedir. Dolayısıyla, genel şartlar davalı ... şirketince tayin edilmemiştir. Sigorta sözleşmeleri, iyiniyet sözleşmelerindendir. Taraflar sözleşmenin başında ve devamı boyunca birbirlerine doğru bilgiler vermekle yükümlüdür. Ancak, dava dilekçesinde motorsiklet kullanımının teminat dışı tutulması hali bakımından davacı murisinin kandırıldığı veya bu yönüyle aydınlatılmadığı iddiası da ileri sürülmemiştir. Öte yandan, sigorta sözleşmeleri, TTK ve özel yasada düzenlenmiş, ticari nitelikte işlerden olup, mahkemenin kabulünün aksine, somut uyuşmazlıkta 4077 sayılı Kanunun hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Ayrıca, bu sözleşmenin sona ermesinden sonra yürürlüğe giren Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin somut olayda uygulanması da söz konusu değildir. Bu durum karşısında, davacının murisinin motorsiklet kullanımı sırasında karıştığı kaza sonucu öldüğü, bu halin taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin zorunlu bir unsuru olan genel şartlarda teminat dışında tutulduğu, aksine bir kararlaştırmanın olmadığı da dikkate alınıp, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.